Doğu Almanya: Hissiyat ve gerçekler
Birçok Doğu Alman mağduriyet hissediyor. Ancak ekonomik veriler Yeniden Birleşme sonrası olağanüstü bir telafi sürecini gösteriyor.
Birçok insan eşitlik olmadığı düşüncesine sahip. 2024 yılında yapılan bir Allensbach anketinde neredeyse her üç Doğu Alman’dan biri kendini “İkinci sınıf vatandaş” hissettiğini söylemişti. Yüzde 59’u doğudaki insanların çoğunun kendini ikinci sınıf vatandaş olarak gördüğüne inanıyordu.
Deutschland-Monitor 2025 anketinde Doğu Almanların yüzde 37’si 1990’daki Yeniden Birleşme’nin Doğu Almanya’ya avantajdan çok dezavantaj getirdiğini söylemişti. Şu da dikkate değer: Kendi yaşamına bakıldığında bilanço çok daha pozitif çıkıyor. Yüzde 73 Yeniden Birleşme’nin avantajlarının şahsen kendileri için ağır bastığını söylemiş. Ekstrem durumda memnuniyetsizlik Demokratik Alman Cumhuriyeti’ne (DDR) karşı hissedilen nostaljiye, yani 1990 yılına kadar Doğu Almanya’da hüküm süren sosyalist diktatörlüğe kadar uzanıyor.
Bilimsel analizlere göre birçok Doğu Alman’ın bu mağduriyet hissiyatından kısmen aşırı sağcı AfD yararlanıyor. Buna göre örneğin ifo Institut Dresden 2024, Doğu Almanya’da AfD ve BSW’ye gösterilen ilginin objektif kötü bölgesel ekonomik konum ile değil, hissedilen mağduriyet ile alakalı olduğu sonucuna ulaşmış.
Ekonomik veriler ne diyor?
Nispeten pozitif bir tablo ortaya koyuyor. 1991 yılında doğudaki verimlilik – yani çalışan başına ekonomik güç – Almanya’nın genel düzeyinin sadece yarısı kadardı. 2024 yılında ise Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü’ne göre (DIW) yaklaşık yüzde 90 idi.
Benzeri bölgeler karşılaştırıldığında yaklaşım çok daha net bir şekilde ortaya konuluyor. Doğu ve Batı Almanya’daki benzer kırsal bölgeler arasında üretkenlik açısından neredeyse hiç fark bulunmuyor. Hatta doğudaki bazı bölgeler daha iyi sonuçlara sahip. Buna karşın daha büyük ekonomik zıtlık büyük şehirler ve kırsal bölgeler arasında yaşanıyor yani artık Doğu ve Batı arasında değil.
Gelir bakımından farklar ne kadar büyük?
Federal İstatistik Kurumu’nun verilerine göre mevcut, haneye göre arındırılmış gelir 2024 yılında Doğu’da Batı seviyesinin yüzde 92’sine ulaşmış. Hatta bu gelir 2008’den bu yana Batı’ya göre daha hızlı yükselmiş.
Emekliklerde ise fark daha da küçük. 2025 yılında Berlin de dahil olmak üzere Doğu’daki emekli hanelerinin net geliri Batı Almanya’daki değerin sadece yüzde üç altında kalmış.
Doğu Almanya 1990’daki Yeniden Birleşme’den sonra nasıl gelişti?
Ekonomik telafi süreci olağanüstüydü. Verlimlik ve gelir çok arttı, şehirler ve karayolları modernize edildi ve kamusal altyapılar yüksek miktardaki devlet kaynaklarıyla yeniden inşa edildi.
Günümüzde de farklar eyaletlerin mali gücüyle tolere ediliyor. 2024 yılında geniş yüzölçümüne sahip beş Doğu Alman Eyaleti’ne, Federal Devlet mali dengeleme kasasından yaklaşık on milyar Euro aktarıldı. Bu dağıtılan toplam meblağın yarısından fazlasına denk geliyor. Ekonomisi zayıf Batı Alman Eyaletleri de bu tip ödemeler alıyor.
Doğu-Batı arasındaki tüm farklılıklar giderildi mi?
Hayır. Özellikle şahsi varlıklar açısından halen büyük bir fark görülüyor. Deutsche Bundesbank’ın verilerine göre bir Doğu Alman hanesinin 2023 yılındaki ortalama net geliri 35.900 Euro iken bir Batı Alman hanesininki 143.200 Euro idi. Doğuda konut mülkiyeti de daha nadir.
Bir diğer sorun ise nüfus gelişimi. 1990 sonrasında özellikle birçok genç insan batıya göç etti. Bu yüzden Doğu Almanya’nın bazı kesimlerinde nüfus daha yaşlı ve seyrek. Bu ekonomik gelişmeyi ve işgücü bulmayı zorlaştırıyor.