Kapitalizmi yeniden düşünmek

Davos’ta siyaset ve iş dünyasından uzmanlar yeni bir ekonomi biçimini ele alacaklar. Profesör Jens Südekum konunun mahiyetini açıklıyor.

Yeni bir ekonomi forumunun hazırlıkları
Yeni bir ekonomi forumunun hazırlıkları picture alliance/KEYSTONE

Sayın Profesör Südekum, World Economic Forum’un 50. toplantısında, “Stakeholder Capitalism” diye adlandırılan gelecek modelinin nasıl ileri taşınabileceği konuşulacak. Kavramı kısaca açıklayabilir  misiniz?

Ekonomist Milton Friedman, şirketlerin tek görevlerinin karlarını maksimize etmek olduğunu söylemişti. O durumda tüm toplumun yararına da iş yapılmış olacağını düşünüyordu. Bu bakış açısının çok naifçe olduğu ortaya çıktı. Elbette varlık sahiplerinin (sermaye sahiplerinin) çıkarları öncelikler listesinde en yukarıdadır. Ama günümüzün firmalarından daha fazlasının yapması bekleniyor. Başka grupları da (sözgelimi kendi çalışanlarını, süreçleri izleyen kamuoyunu ve tabii çevreyi (dolayısıyla da “paydaşlar”ı da dikkate almaları gerekir. Bu yaklaşım şu veya bu durumda daha düşük işletme karı getirse de.

Ekonomi profesörü Jens Südekum
Ekonomi profesörü Jens Südekum © IW Köln

Şimdiye kadar sermayedar kapitalizmi ile devlet kapitalizmi arasında ayrım yapılıyordu. Paydaşlar kapitalizmi bu iki biçimden ne bakımlardan ayrılıyor?

Birinci modelde herşey varlık sahiplerinin çıkarlarına göre düzenleniyor, ikincisindeyse devlet yönlendirici olarak müdahale ediyor. Paydaşlar modeliyse daha geniş kapsamlı. Piyasa ekonomisi süreçlerini esas alıyor. Ama şirketlerin toplumun geneli içinde sorumluluk taşımasını da öngörüyor. Uzman eleman açığı temel bir konu haline geleceği veya geldiği için bunun özel bir önemi var. Çok iyi derecede eğitim almış elemanlar bugün işverenlerinden salt iyi ücretin ötesinde başka şeyler de bekliyorlar. Pek çokları hayatı anlamlı kılacak bir misyon arayışında. Şirketlerin bu konuya duyarlı olması gerek. Aksi takdirde, süreçleri dikkatli izleyen ve düşük fiyata işe yarar ürünlerin ötesinde talepleri olan kamuoyuyla da ters düşebilirler.

Çevre uzun süre göz ardı edilen bir konu olageldi. Şu sıralar işte bu değişiyor.

Ekonomi profesörü Jens Südekum

Almanya’daki güncel gelişmeyi nasıl görüyorsunuz?

Almanya’ya özgü görülen “Ren kapitalizmi” daha 1950’li yıllarda birşeyi fark etti: Salt “sermayeye değer verilmesi” yetersiz bir bakış açısı. Almanya’da sosyal dengeye verilen önemin yanı sıra, çalışanların ve katılımın öneminin de bilincine varıldı. Ama çevre uzun süre göz ardı edilen bir konu oldu. Şu sıralar işte bu değişiyor. Pek çok şirket, uzun vadede de var olabilmek için yeşil büyümeye ve iklime zarar vermeyen üretime yönelmeleri gerektiğini görüyor.

 Paydaşlar kapitalizmi iyi hoş, ama hayata geçirilmesi önemli. Şirketlerin kendileri için gelecekte neleri ölçü almaları gerek?

Şirketler kendilerini sorgulamalıdırlar: En iyi yetenekleri çekebilecek cazip bir ortam sunuyor muyum? Benim ekonomik faaliyetim toplumun ve dolayısıyla sorgulamayı bilen müşteri çevremin tasavvurlarıyla uyum içinde mi? Bir şirketin uzun vadede başarılı olması, ancak bu sosyal ve ekolojik meseleleri dikkate almasıyla mümkün.

Söyleşi: Martin Orth

Prof. Dr. Jens Südekum, Düsseldorf kentindeki Heinrich Heine Üniversitesinde Rekabet Ekonomisi Bölümünde uluslararası iktisat dersleri veriyor. Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung, 2019 yılı sıralamasında onu en etkili 20 Alman ekonomistten biri seçti.

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany?
Subscribe here: