Enerji “hasadı”

Enerji kazanımındaki en yeni eğilim:”Mikro Enerji Hasadı”

dpa/Britta Pedersen - Micro Energy-Harvesting

Birçoğumuzun aşina olduğu sevimsiz bir durum; yoldasınızdır, önemli bir telefon görüşmesi yapmanız gerekiyordur, ama telefonunuzun şarjı bitmiştir. Bir yerlere giderken çevrim içi olamama, e-posta atamama ya da facebook’a girememe ihtimaline dair duyulan korku, son zamanlarda geniş kitlelerin paylaştığı birşey. Hatta bu korkuyu ifade eden bir terim bile var artık; İngilizcedeki “No-Mobile-Phone-Phobia” sözcüklerinden türetilmiş olan “nomofobi”, yani cep telefonu bağlantısını kaybetme korkusu. Dünya çapında bilim insanları, teknisyenler ve işletmeler, mobil uygulama ve sensorlar için otonom enerji kaynakları geliştirme konusunda çeşitli çalışmalar yürütüyor. Söz konusu çalışmaların gerçekleştirildiği alan, “Micro Energy-Harvesting” (MEH), yani “Mikro Enerji Hasadı”. Bu çalışmalarda enerji, çeşitli yollardan “hasat ediliyor”. Yürümek ya da dans etmek gibi hareketlerin yanısıra, kamyon amortisörlerinin, çamaşır makinelerinin yarattığı titreşim de, keza motorlarda veya sanayi tesislerinde ortaya çıkan artık ısı da enerji hasadı için uygun. Aynı şekilde hava akımlarından, fren sistemlerinden açığa çıkan enerjiden veya ses dalgalarından ve elektromanyetik dalgalardan da bu şekilde “faydalanmak” mümkün. Bunun için uygun olan çeşitli jeneratörler söz konusu. “Mikro Enerji Hasadı” alanının, bisiklet dinamosu, manyetolu mini transistörlü radyo ve güneş enerjisiyle çalışan park bileti otomatları gibi ürünlerden oluşan pazar henüz küçük ölçeklerde. Amerikan firması IDTechEx’in yayınladığı araştırma raporuna göre pazarın yıllık hacmi yüzlerce milyon Dolar değerinde. Öte yandan bu pazarda ilerleyen yıllarda müthiş bir değer artışı yaşanacağına işaret eden göstergeler, git gide çoğalıyor. Yapılan en yeni tahminlere göre, 10 yıl içerisinde piyasanın hacmi, 2,1 milyar Avro’ya ulaşabilecek. Bu miktarın büyük bir kısmı, cep telefonu şarj eden ayakkabılar, enerji tasarrufu sağlayan mont ve pantolonlar, pilsiz kablosuz lamba anahtarları, araba egzozundaki artık ısıdan faydalanan dinamolar ya da köprü veyahut gökdelenler üzerinden kendi enerjisini yaratan vibrasyon ölçerler gibi piyasaya sürülecek yeni ürünler üzerinden yaratılıyor olacak.

Enerji hasadıyla ilgili yürütülen Alman projeleri

Federal Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanlığı, “Foresight-Prozess” (Öngörü Süreci) başlıklı çalışması kapsamında enerji hasadı alanını, içinde bulunduğumuz 10 yıl içerisinde özellikle önem kazanacak ve bu nedenle de daha güçlü bir şekilde teşvik edilmesi gereken 8 teknoloji alanından biri olarak tanımladı. Bir dizi Alman araştırma grubu ve işletmesi, bugünden bu alanda somut projeler üzerine çalışmaya başlamış durumda. Örneğin Freiburg Üniversitesi’ndeki bir araştırma grubu, bir nabız ölçer ya da kronometreyi çalıştırmaya yetecek enerji üretebilecek, basınca duyarlı spor ayakkabısı üzerine çalışıyor. Fraunhofer Enstitüsü’nün Dresden’de bulunan Organik Elektronik, Elektron Işını ve Plazma Teknolojisi Bölümü araştırmacıları, yoğun bir şekilde titreşimden enerji elde edilmesini mümkün kılan piezo elektrik sistemlerinin iyileştirilmesi ve minyatürleştirilmesi konularında çalışıyor. Keza örneğin Bosch gibi bazı ünlü şirketler de “mikro enerji hasadı”nın önemini kavramış durumda. Bosch’un alt şirketi Sensortec’in teknoloji yöneticisi Udo Gomez, gerçekleştirdikleri araştırmaların çıkış noktasını, “Amacımız, ihtiyaç duydukları enerjiyi üreten ürünler tasarlamak,” şeklinde ifade ediyor.

Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP20, 1-12 Aralık arasında Lima’da düzenleniyor.