Köprüler kurmak

Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya orta öğretim ve üniversite öğrencileri arasında bağlar kuruyor; aynı şekilde gençlik çalışmaları yapan üniversite öğrencileri ve uzmanlar arasında da.

Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya'nın bir projesi: Güçlü birliktelik
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya'nın bir projesi: Güçlü birliktelik

© Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya'dan fotoğraflar ve orijinal kayıtlar

En başta kuşku hakimdi. Türkiye’den Çanakkaleli ve Almanya Baden-Württemberg eyaletinden Ettlingenli meslek okulu öğrencileri 2017’de bir değişim programı için bir araya geldiklerinde aralarında dil bariyeri vardı: Bir tarafta Türkçe, diğer tarafta Almanca. Değişimle amaçlanan acaba gerçekleşebilecek miydi? İlk tanışma oyununun heman ardından meslek okulu öğrencisi Tobias için durum netleşmişti: “Eğlenmek için ille de dili bilmek gerekmiyormuş. Ellerimiz ve ayaklarımızla iletişim kurduk.” Gençlerin ortak projelerde mesleki uygulamalar için bir arada oldukları o hafta biraz da okul İngilizcesinin yardımıyla köprüler kurulmuştu. Örneğin “Avro plakalar”la mobilya üretiminde ahşap işlemeyi, bir lahmacun fırınının yapımı için kaynak yapmayı, bir logonun çizimi için airbrush tekniğini öğrendiler. Arada da birlikte yemekler hazırladılar. Örneğin meslek okulu öğrencilerinden Görkem “beklentilerimi aştı” diyor. Ya da Sarah’ın dikkatini özellikle çeken bir nokta: “Hepimizin aynı olduğunu ve dil eksiğine rağmen yavaş yavaş bir ekip haline geldiğimizi gördüm.”

Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya pek çok karşılaşmalara imkan sağlıyor
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya pek çok karşılaşmalara imkan sağlıyor

Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya proje partnerlerini kaynaştırıyor

Türkiye’den ve Almanya’dan gençleri bir araya getirmek (örneğin Ettlingen’de), Türk-Alman Kültür Köprüsü’nün (DTJB) bir kazanımı. Mercator Vakfı’nın geliştirdiği bu program 2014’te başladığından beri sivil toplum inisiyatifini bağlamında iki ülke öğrencileri arasındaki alışverişi güçlendiriyor. Program, projeleri mali olarak desteklemekle yetinmiyor, programla ilgilenen ve alışveriş içine girmek istedikleri partner arayanları da kapsamlı biçimde bilgilendiriyor. Şu an kayıt sayısı 600’ü aşan bir veri tabanı üzerinden öğrenciler, gençler, mesleki eğitim alanlar, üniversite öğrencileri, öğretmenler, gençlik çalışması yapan uzmanlar ve anne babalar uygun projeler arayabiliyorlar. DTJB’nin Program Direktörü Jan Taşçı “Türk-Alman değişim çalışmaları için bilgiye ihtiyaç duyan, katılımı düşünen veya destek arayan herkes Almanya’da olsun Türkiye’de olsun bizim kapımızı çalabilir” diyor. Nitekim inisiyatif hem Almanya’da hem Türkiye’de temsil ediliyor. Çalışmaları da öylesine başarılı sonuçlar veriyor ki Mercator Vakfı destek programını 2022’ye kadar uzattı.

“Strengthening Bridges”

Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya üzerinden 170’den fazla projede 5.500’den fazla katılımcı arasında alışveriş gerçekleşti. İnisiyatif geçtiğimiz yıl örneğin model projeler dizisi “Strengthening Bridges: Youth Exchange between Turkey and Germany”  ile çok sayıda yeni köprüler kurdu. Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenen projeler arasında kültürel ve mesleki eğitim, oyun tasarımı, sürdürülebilir start-up’lar, spor, yeni kuşakların gazeteciliği ve doğa bilimleri alanlarındaki çalışmalar yer aldı.

Örneğin Türkiye ve Almanya’dan katılımcılar Intercultural Science Lab’da buluştular. Burada atölye, seminer ve firma ziyaretleri gibi etkinliklerde matematik, enformatik, doğa bilimleri ve teknoloji konularını daha iyi tanıdılar. Somut örnek vermek gerekirse bir motorun nasıl yapılabileceğini gördüler. Bir başka projede katılımcılar, mültecilerle yerlileri alışveriş içine sokan tabla ve kart oyunları geliştirdiler. DTJB üzerinden gençlik elçileri eğitimi de yeni köprüler kurulmasına vesile oldu: Daha önce kültürel alışveriş deneyimi edinmiş olan genç katılımcılar burada kendilerinin nasıl proje geliştirebileceğini ve uygulayabileceğini öğrendiler.

Öğrenciler arası kültürel alışverişle önyargılar aşılıyor

Bu tür alışverişlerin önemini Mercator Vakfında proje yöneticiliği yapan Daniel Grütjen dile getiriyor. “Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkiler kültürel, sosyal ve tarihsel bağlantılarıyla benzersiz” diyor. Türkiye’de olsun, Almanya’da olsun diğer ülke sıklıkla gündemde yer alıyor. Ama pek çok genç insanın birbirleriyle tanışma şansı yok. “Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya, özellikle genç kuşağın temaslar kurması ve ön yargılardan kurtulması konusunda değerli bir katkı sunuyor.”

Yeni arkadaşlıklar oluşuyor

DTJB Program Direktörü Taşçı’nın belirttiği üzere Gençlik Köprüsünün özelliklerinden biri, özellikle başka fazla imkanı olmayanlara kültürel alışveriş içine girme şansı sağlanması. Özellikle meslek okulu öğrencileri için geçerli bir durum. Orta öğretimdeki ve yüksek öğretimdeki bazı öğrenciler ilk kez bu program sayesinde yurt dışına gitme imkanı buluyorlar. Gençlik Servisleri Merkezi (GSM) adlı girişimin proje yöneticisi Alp Başoğulları buna bir örnek olarak, spordan araç olarak yararlanıldığı eğitim projelerinde alışveriş içine giren katılımcıların durumunu veriyor. “Türkiye’den bazı katılımcılar küçük köylerde yaşıyor ve bu buluşmada ilk kez büyük bir grubun önünde konuşma yaptılar. Bu onlara güçlü biçimde özgüven aşıladı.” Ve kültürel alışveriş onlara yeni bakış açıları da kazandırıyor: Başoğulları “Gençler, başka bir ülkede yaşamın neye benzediğini görüyorlar, buradan da yeni arkadaşlıklar doğuyor” diyor.

Öğrenciler ve gençler arası alışverişler birbirini yakından tanıma için geniş bir alan açıyor ve böylece iki ülke toplumları arasında gelecekte de diyalogun devamına, ilişkiler kurulmasına ve arkadaşlıklar oluşmasına katkı yapıyor. Jan Taşçı, Türkiye ve Almanya arasındaki siyasi ilişkilerin sorunsuz olmadığı bir dönemde de bunun geçerli olduğunu belirtiyor. “İnsanlar bireysel deneyimleriyle kendi fikirlerini oluşturuyorlar” diyor. Bu da semeresini veriyor: “Alışverişi devam ettirenlerin, bu dönemde de arkadaşlıklarını sürdürmede ne kadar motive olduklarını görüyoruz.”

Çanakkale ve Ettlingen’den meslek okulu öğrencilerinin katıldığı değişim programında da aynı şey açıkça görülüyor. “Ayrılmak çok zordu” diyor Tobias, birlikte geçirdikleri son gün için. Ama yeniden görüşme olacağından emin: Bir gün Türkiye’ye uçmak istiyor; her halukarda.

© www.deutschland.de