Ana içeriğe geç

"Uluslararası hukukun zayıflamasının kimseye yararı olmaz"

Üç Munich Young Leaders çok taraflılık, ekonomik güç ve uluslararası hukuk ve Almanya'nın şu anda üstlenmesi gereken rol üzerine konuşuyor. 

Clara KrugClara Krug, 03.02.2026
MSC 2026'da gençler uluslararası hukuk hakkında fikir alışverişinde bulunuyorlar.
MSC 2026'da gençler uluslararası hukuk hakkında fikir alışverişinde bulunuyorlar. © AdobeStock

Onlar genç, çok iyi bir networkleri var ve savaş ve barış gibi büyük soruları irdeliyorlar. Tüm dünyadan gelen üst düzey siyasetçilerin yanındaMünih Güvenlik Konferansı aynı zamanda dış politika ve güvenlik politikası alanında yeni yetişen uzmanları da ağırlıyor. Her yıl bakanlıklar, parlamentolar, medya ve şirketlerden 25 temsilci, “Munich Young Leaders“ olarak Güvenlik Konferansı ve Körber Vakfı'nın bu ortak programına davet ediliyor. Bunlardan üçü bize güncel güvenlik politikası durumunu nasıl gördüklerini anlatıyor.

Rayane Oliveira de Aguiar Athias
Rayane Oliveira de Aguiar Athias © Hermes Costa Neto

Rayane Oliveira de Aguiar Athias, Brezilya'nın Pernambuco Eyaleti’nin hükümetinde uluslararası ilişkiler alanında çalışıyor: 

Küresel yönetim yapılarının çökmesi ve iklim krizi güvenliğimiz için en büyük tehditleri oluşturuyor. Hem gelişmekte olan hem de sanayileşmiş ülkeleri cesur, müşterek adımlar atarak herkes için daha yeşil, daha adil ve daha güvenli bir gelecek yaratmak adına doğru yolun yenilenmiş bir çok taraflılık olduğundan eminim. Avrupa'nın en büyük halk ekonomisi ve küresel işbirliğine kendini adamış bir ülke olarak Almanya, yeşil ekonomiyi daha ileri taşımak ve mevcut krizleri aşmak amacıyla uluslararası diyaloğun yanı sıra işbirliğini teşvik etmek konusunda kilit bir rol oynayabilir.

Gideon Adugna
Gideon Adugna © privat

Gideon Adugna, Alman Donanması'nın Berlin ve Rostock’taki strateji ve politika özel danışmanı:

Uluslararası anlamda devletlerin gelecekteki ilişkilerin nasıl şekilleneceği sorusu ile karşı karşıyayız. Herkes için sınırları ve özgürlüğü garanti altına alması beklenen uluslararası düzenlemeler çerçevesinde işbirliği yapıyorlar mı? Ya da "Herkes için sınırlar, benim için özgürlük!” mottosuyla çatışmacı çıkar politikaları izlenebilir. Uluslararası güç odakları, askeri güçle bağlantılı ekonomik hakimiyet mantığını benimsiyorlar. Bunun Almanya için anlamı şu: Biz her iki alanı da güçlendirmeliyiz ve kendi eylem özgürlüğümü korumak için bunları "Tools of Diplomacy" olarak görmeliyiz. Özellikle askeri kuvvetlerin gerekli büyümesiyle Almanya, Avrupa ve dünya çapında işbirliğine dayalı liderlik pozisyonunu pekiştirebilir.

Khadija Yasmin Bokhari
Khadija Yasmin Bokhari © Rabia Bokhari

Khadija Yasmin Bokhari, hukukçu ve Pakistan'da bir STK kurucu ortağı:

Kurallara dayalı uluslararası düzen uzun süredir her yerde aynı şekilde uygulanmıyor ve pratikte tüm devletlere eşit ölçüde fayda sağlamıyor. Son gelişmeler uluslararası hukukun daha güçlü bir şekilde uygulanması yerine, daha çok bir gerilemeyi gösteriyor: Uzun süredir kendilerini güvende sanan ülkeler bile himayesini yitiriyor – Grönland etrafında dönen gerilimler de bunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, uluslararası güvenlik açısından ciddi bir meydan okuma oluşturuyor, çünkü uluslararası hukukun zayıflamasının kimseye yararı olmaz. İzolasyonların arttığı bir süreçte Almanya, tüm ülkelere – sadece Avrupa ülkeleri değil – açık ve kapsayıcı bir platform sunarak, dürüst bir diyalog yoluyla uluslararası hukuka olan güveni yeniden güçlendirmek suretiyle kilit bir rol üstlenebilir.