Ana içeriğe geç

"Cezasızlık söz konusu olmamalı"

Değiştirilmiş bir dünyaya dair cevaplar: Büyükelçi Heusgen Dönüm Noktası'nın neticeleri hakkında konuşuyor.

Arnd Festerling , 12.02.2023
Rus saldırıları sonrası Kiev'de oluşan tahribatlar.
Rus saldırıları sonrası Kiev'de oluşan tahribatlar. © picture alliance / NurPhoto

Sayın büyükelçi Heusgen, "Dönüm Noktası" sonrasındaki birinci güvenlik konferansı gelip çattı: Neler değişti?
24 Şubat 2022 tarihinden sonra dünya artık farklı. Şansölye bunu geçtiğimiz Şubat ayında Bundestag'daki konuşması sırasında Dönüm Noktası'nı tarif ederken, doğru bir şekilde ortaya koydu. Rus saldırısı başlamadan birkaç gün önce gerçekleşen son konferansta ise bu savaşın son metrelerde engellenmesi konusuna odaklanıldı.

Bu yıl ise kendimize, kurallara dayalı uluslararası düzene karşı yapılan bu gaddar saldırıya daha nasıl karşı koyabileceğimizi sormamız gerekiyor. Bu soru büyük önem taşıyor, çünkü cevap, benzer durumları gelecekte engelleyebilme yeteneğimizi şart koşuyor. Medeniyete yapılan bu darbenin bedelinin fahiş derecede yüksek olduğunu izah etmeliyiz. Eğer bunu yapmazsak, şu andaki sınırları hoşuna gitmeyen başka ülkeler durumdan vazife çıkaracaktır. Sonucu her gün Ukrayna'da görüyoruz: Binlerce ölü, dayanılmaz acılar ve anlamsız bir imha.

Münih Güvenlik Konferansı başkanı Christoph Heusgen
Münih Güvenlik Konferansı başkanı Christoph Heusgen © picture alliance / Alexander SCHUHMANN_aI

Bu bağlamda ceza muafiyetine karşı savaş da önemli bir konu. Savaş suçlarının ve agresyon suçunun bir yaptırımı olmalıdır. Bu nedenle Putin ve suç ortaklarının işledikleri suçlar konusunda sorumlu tutulacakları özel bir Birleşmiş Milletler savaş suçluları mahkemesine ihtiyaç var. Ancak cezasızlığa karşı bu mücadeleyi diğer ülkelerde de vurgulamalıyız. Bunlardan dolayı bu konu genel itibariyle konferansımızın ana sahnesinde önemli bir yere sahiptir.

Dieses YouTube-Video kann in einem neuen Tab abgespielt werden

YouTube öffnen

Üçüncü taraf içeriği

İçeriği gömmek için etkinliğiniz hakkında veri toplayabilen YouTube kullanıyoruz. Lütfen ayrıntıları kontrol et ve bu içeriği görmek için hizmeti kabul et.

Rıza formunu aç

Piwik is not available or is blocked. Please check your adblocker settings.

AB, NATO ve G7 kenetlenmiş bir şekilde Ukrayna'nın yanında. Fakat tepki konusunda tüm dünyada bir birlik yoksa bunun ne anlamı var?
Müşterek hareket etmek temel bir öneme sahip. İster Rusya'ya karşı yaptırımlar, ister diplomatik bir çözüm için çabalar veya Ukrayna'nın ekonomik olarak desteklenmesi veya silah sevkıyatı söz konusu

olsun. Biz Avrupalılar bu noktada, Joe Biden yönetimi altındaki Amerikalıların sarsılmaz bir şekilde yanımızda durmalarından dolayı, kendimizi şanslı sayabiliriz.

Gelin gör ki Putin'e karşı birlik olmuş bir cephe söz konusu değil. Rus agresyonunun mahkûm edildiği UN genel toplantısındaki oylamalarda 35 ülke çekimser oy kullandı. Dünya nüfusunun üçte ikisi, ya tarafsız veya Rusya yanlısı yer alan ülkelerde yaşıyor. Birçok Güney Amerika, Afrika ve Asya ülkesinde Rus ve Çin kaynaklı anlatımlara göre, bu korkunç savaşın suçlusu olarak USA ve NATO gösteriliyor. Çoğu kez yeni bir Doğu-Batı sürtüşmesinin söz konusu olduğu ve Küresel Güney ülkelerinin yine acı çekecek taraflar olduğu izlenimi var.

Bu izlenime kararlı bir şekilde karşı koymalıyız. Burada bir Doğu-Batı sürtüşmesinin değil, bilakis kurallara dayalı uluslararası düzen taraftarları ile aleyhtarları arasında bir savaşın söz konusu olduğu tekrar tekrar açıklamalıyız. Aleyhtarların yanında yer almak ve böylece teritoryal bağımsızlık gibi kurallara dayalı uluslararası düzenin temel prensiplerine karşı çıkmak, kendi ayağına sıkmak gibi bir şey. Tarafsızlık bu temel soruda bir seçenek olmamalı. Bu yardım yapılmaması ile eşdeğer bir durum.

Amerikalı dostlarımız liderlik güçlerini etkili bir şekilde ortaya koydu.
Münih Güvenlik Konferansı başkanı Christoph Heusgen


Güvenlik konferansının merkezinde bu yıl transatlantik ortaklık konusu da bulunuyor. Avrupa ile ABD arasındaki ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Transatlantik ortaklık en başından beri Münih Güvenlik Konferansı'nın DNA'sını oluşturuyordu. Bu içinde bulunduğumuz yıl daha önemli. O nedenle Münih'te üst düzey ve tarihi açıdan da en büyük ABD delegasyonunu beklediğimizi bildirmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Amerikalı dostlarımız Ukrayna Savaşı çerçevesinde büyük liderlik gücünü kanıtladı. Ukrayna'ya olan askeri destekleri Almanya'nın on katını buluyor.

Fakat bu bizi yanıltmasın. Geçtiğimiz yılın Amerikan güvenlik stratejisi, Rusya şu anda akut bir tehlike oluşturmasa da, Çin'in ABD için bir numaralı tehdit olduğunu gizlemekten çekinmiyor. Avrupalıların Ukrayna'da ve çok genel olarak kendi komşuluk ilişkilerinde, daha fazla sorumluluk almaları konusunda beklentiler artıyor. Aynı zamanda başkanlık seçimi öncesinde Başkan Biden üzerinde, burada daha etkili olması hususunda iç politika baskısı artıyor.

Almanların defalarca söz vermesine rağmen neden hâlâ savaş harcamalarında NATO çerçevesiyle kararlaştırılmış yüzde ikilik GSMH oranına ulaşamadığını açıklamak giderek zorlaşacaktır. Daha düşük Avrupa yanlısı ABD yönetimi başa geçtiğinde, Leopard savaş tanklarının teslimatı sırasında federal hükûmetten talep edildiği gibi, Amerikalıların her zaman taşın altına elini sokacağına güvenemeyiz. Böylesi beklentiler Washington'da artan bir şekilde kötü karşılanacak.

Yeni ittifaklar kurmalıyız
Münih Güvenlik Konferansı başkanı Christoph Heusgen


Pekin'in Tayvan politikası Almanya ve Avrupa'yı hangi meydan okumalarla karşı karşıya bırakıyor?
Çin Başkanı Xi, Komünist Parti'nin son kongresinde Tayvan'ı acil durumda askeri şiddet ile de ilhak etmeyi istediğini resmi bir dille söyledi. Hong Kong'a ve onun Güney Çin Denizi'ndeki durumuna baktığımızda, Pekin'in uluslararası anlaşmalara uymamaya hazır olduğunu görüyoruz. ABD'de harıl harıl olası bir Tayvan'ı ilhak sürecine karşı hazırlık yapılıyor. Başkan Biden bu durumda askeri olarak da Tayvan'ın yanında bulunacaklarını söylemiş bile. Biz Avrupalılar olarak Amerikalıların yanında yer alırız, ancak böylesi bir ihtilaf durumunda ve bölgede temel bir askeri rol oynayabilmek için kapasitemiz eksik.

Bu sırada ekonomik neticeler de bizi çok sert vurur. Tek taraflı ekonomik bağımlılıkları tasfiye ederek buna hazırlanmamız gerekir. Bu, Rusya ile olan ilişkide çıkarılan açık bir ders. Artık kendimizi bu kadar şantaja açık duruma sokmamalıyız. Rusya'da petrol ve gaz neyse bu Çin'de örneğin nadir toprak elementleri ve güneş panelleri. Yani böylesi önemli yeşil dönüşümün bizi başka bir yerden vurmasını engellemek için yeni ittifaklar kurmalıyız.

 


Büyükelçi Christoph Heusgen 2022 yılından beri Münih Güvenlik Konferansı'nın başkanı. Büyükelçi 2005 yılından beri Angela Merkel'e danışmanlık yapıyor. 2017 ile 2021 yılları arasında Birleşmiş Milletler'de Almanya'nın daimi temsilciliği görevini yürütmüş ve Nisan 2018 ve Temmuz 2020 tarihlerinde BM Güvenlik Kurulu'na başkanlık yapmıştır. Münih Güvenlik Konferansı (MSC) dünyanın en önemli resmi olmayan güvenlik politikası forumudur.

© www.deutschland.de 

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: