Ana içeriğe geç

“Yeni bir pandeminin çıkma olasılığı yüzde 100”

Tehlikeli bir virüs ortaya çıktığında her saatin önemi vardır. Almanya Hamburg Tropikal Tıp Enstitüsü’nde ve Doğu Afrika’daki mobil laboratuvarlarla patojenlerin izini sürüyor.

Ina BrzoskaIna Brzoska, 06.05.2026
Bernhard Nocht Enstitüsü’nün yüksek güvenlikli laboratuvarında araştırmacılar yüksek tehlikeli virüsleri araştırıyor.
Bernhard Nocht Enstitüsü’nün yüksek güvenlikli laboratuvarında araştırmacılar yüksek tehlikeli virüsleri araştırıyor. © BNITM

Bay profesör May, dünyanın herhangi bir yerinde çok tehlikeli bir virüs şüphesi doğduğunda, analiz konusunda Almanya çoğu zaman önemli bir rol oynuyor. Bu neden böyle?

Hamburg’ta bulunan Bernhard-Nocht Tropikal Tıp Enstitüsü (BNITM), Dünya Sağlık Örgütü adına dünya çapında böylesi patojenleri araştıran sayılı özel laboratuvardan birisi.  Var olan en yüksek biyogüvenlik seviyesi olan güvenlik seviyesi 4 olan çok güvenlikli laboratuvarımızda, çoğu zaman 24 ilâ 48 saat içinde neyle karşı karşıya olduğumuzu tespit edebiliyoruz.

Bu ciddi durumlarda ne kadar hızlı olabilir?

Son olarak bir ebola şüphesi vakamız vardı. Almanya’dan bir kişi Ruanda’daki bir hastanede çalışmıştı ve orada enfekte olduğundan endişe ediyordu. Hatta bize gelirken içinde bulunduğu tren durduruldu ve boşaltıldı. Numune daha aynı gece bizde incelendi ve bereket versin ki alarm durumunu hızlı bir şekilde sona erdirebildik.

Yıllardan beri özellikle Doğu Afrika’da çalışmalar yapıyorsunuz. Pandeminin erken fark edilmesi açısından bu bölge neden bu kadar önemli?

İlk yayılmalar çoğunlukla Afrika’nın ekvatoral bölgelerinde baş gösteriyor, yani Batı ve Doğu Afrika. Buralarda enfeksiyonlar öncelikle sadece lokal görülüyor. Belirleyici olan bunları henüz ülke sınırlarının ötesine sıçramadan önce bu erken evrede fark etmek.

Neden mütemadiyen tam da buralarda patojenler ortaya çıkıyor?

Bunun birçok nedeni var. Örneğin iklim çok sayıda virüsü aktarabilen sivrisinekler için çok uygun koşullar sunuyor. Buna çoğunlukla kapsamlı olmayan sağlık sistemleri ve patojenlerin yayılmasını hemen bloke etmek için yeterli imkân bulunmaması eklenebilir. Bu yüzden enfeksiyonlar daha hızlı yayılabiliyor.

Doğu Afrika’da tam olarak ne yapıyorsunuz?

Yaklaşık on yıldır tehlikeli patojenlerin doğrudan yerinde ispatlanmasını sağlayan mobil laboratuvarların kurulmasına destek oluyoruz. Birçok bölgede böylesi bir özel teşhis koyma süreci için gerekli altyapı bulunmuyor. O nedenle bölgedeki uzmanlarla tadilat yapılan nakliye kasalarına, kamyonlara veya konteynerlere yerleştirilen ve şüpheli bir vakanın ortaya çıktığı yere hareket eden mobil laboratuvarlarla çalışıyoruz. Aynı zamanda yetkili ve laboratuvar çalışanı uzmanlara eğitim verdik, onlar da bu bilgiyi başkalarına aktarıyor. Korona pandemisi boyunca bu mobil üniteler orada bir milyonun üzerinde PCR testi gerçekleştirdi.

Peki Almanya korona pandemisinden beri yeni küresel sağlık risklerine karşı daha iyi reaksiyon gösterebilecek seviyede mi?

Evet, net bir şekilde. Kamuoyunda ve siyasette tehlikeli hastalıkların ülkeye taşınması konusundaki bilinç net bir şekilde arttı. Bir çok kişi ancak koronadan sonra uluslararası tedbirin ve hızlı teşhis koymanın ne kadar önemli olduğunu anladı. Enstitümüz de geçtiğimiz yıllarda çok fazla büyüdü.

Yani bir sonraki pandemi sadece bir zaman meselesi mi?

Bu yadsınamaz. Yeni bir pandeminin çıkma olasılığı yüzde 100’dür. Patojenler mütemadiyen hayvanlardan insanlara geçiyor, biz buna Spillover diyoruz. Bu vakalardan hepsi otomatikman bir pandemiye yol açmıyor tabii ki. Ama belirleyici soru, böylesi bir yayılmayı yeterince erken aşamada keşfedip keşfedemeyeceğimiz.