Hayatın Değişimi

2017 Avrupa Günü vesilesiyle: Eski Erasmus öğrencileri Avrupa’nın kendileri için anlamını açıklıyorlar. Değişim programı Erasmus 2017 yılında 30. yılını kutluyor.

oneinchpunch/Fotolia - Exchange

Avrupa 60 yaşında: 25 Mart 1957'de Roma Kapitol binasında Belçika, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda ve Lüksemburg devlet başkanları "Roma Antlaşması" olarak tarihe geçen sözleşmeleri imzaladılar. Gelecekte Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (EURATOM) çerçevesinde işbirliğine gitmeye onay verdiler. Bu, Avrupa Birliği'nin kuruluşuna giden yolda atılan ilk adımdı. Bundan 30 yıl sonra, sayesinde şimdiye kadar yaklaşık üç milyon üniversite öğrencisinin Avrupa içinde dolaştığı Avrupa değişim programı Erasmus (şimdiki adı „Erasmus+“) hayata geçirildi. Altı Erasmus mezunu, deneyimlerini ve bu bursun hayatlarında neleri değiştirdiğini anlatıyor. 

Oliver Guist – „Barış ve İstikrar İçin Avrupa“

Frankfurt am Main kentinde yaşıyor, makina mühendisi. 2014'te Erasmus bursuyla Fransa'da, Ecole Central de Nantes'de bulundu.

Oliver Guist üniversite okumaya Fransa'ya gittiğinde çok içten karşılandı. Bu onun unutulmayanlarından. İnsani ilişkilerdeki çekingenlikleri yok oldu, bu komşu ülkeye ve Avrupa Birliği'ne karşı duyduğu güçlü ilgi içinde daha o zamanlar uyandı. „Daha güçlü ulusal devletlere değil, daha fazla Avrupa'ya ihtiyacımız olduğundan eminim“, diyor o. Oliver Guist'e göre AB bir barış ve istikrar konsepti ve herkes için bir fırsat; ve Erasmus programı bunun motoru... „Erasmus, ülkeler arasındaki deneyim alışverişini daha yoğun kılmaya yarıyor“ diyor ve hedefin bu olduğunu söylüyor tutkulu Avrupalı „çünkü ancak başkaları ile ve onların özgün yanlarıyla edinilen deneyimler tanımadıklarımızdan duyduğumuz korkuyu yok ediyor“. 

Oliver Guist

 

Janina Alisch – „Avrupa'dan Dünya Vatandaşlığına “

Leipzig Üniversitesi sosyoloji öğrencisi. 2016'da Erasmus bursuyla Norveç'te Trondheim Üniversitesi'nde bulundu. 

Janina Alisch Avrupa toplumuna büyük ilgi duyuyor. Şu sıralarda Leipzig Üniversitesi'nde sosyoloji dalında Avrupalı Kimliği konusunda ve bu konuda Erasmus programının nasıl bir özel etkisi olduğu sorusuna ilişkin lisans tezini yazıyor. 2016'da bir Erasmus bursuyla bir sömestirliğine Norveç'in Trondheim kentine gitti. Lisan sorunları orada çabucak aşıldı: „İnsan okul arkadaşlarıyla fazla kafa yormadan konuşmaya başlayınca öyle bir sorun kalmıyor“. İnsanlarda bir Avrupalı kimliğinin oluşup oluşmamasında, eğitimin belirleyici  bir ilişkisi var ona göre. „Erasmus benzeri Avrupa eğitim programlarını yaygınlaştırmak için bir neden daha“, diyor Alisch. Tam şu sıralarda örneğin, Alisch'in yurtdışı sömestiri esnasında tanıştığı Belçikalılar onu ziyarete Leipzig'e geldiler. „Erasmus olmasa, bütün bunlar mümkün olmazdı“. Dahe 21 yaşında Janina Alisch bittabi dünya vatandaşı: „Dünyamız küreselleşti. Ulusallığın yerini Avrupa'nın almasını önemli ve doğru buluyorum; ama bundan sonraki adım hepimizin kendini bir dünya vatandaşı olarak algılaması olmalı.“

Janina Alisch

 

Bartosz Gruszka – „Çeşitliliğe Alışmak“

Siyaset bilimcisi, Estonya'da Tallin'de yaşıyor. 2014'te Erasmus bursuyla Polonya  Wroclaw Üniversitesi'nde bulundu. 

„Kendimi ilk etapta Avrupalı olarak görüyorum. Polonyalı bir göçmen ailenin oğlu olarak Almanya'da aynı anda çok sayıda kültür çevresinin etkisi altında büyüdüm. Çok kültürlü Ruhr havzasında hoşgörü ve karşılıklı saygıyı barışçıl bir birlikteliğin erdemleri olarak içselleştirdim. Avrupa'nın çeşitliliğini, giderek küreselleşen bir dünya bağlamında en güçlü yanımız olarak kavrıyorum. Erasmus programı, krizli dönemlerde Avrupa entegrasyonunu ileriye taşıyan harika bir araç. Sınırları aşan değişim ve bu sayede gelişen Avrupa içi anlaşma, önyargıları yenmeye ve birleşmiş bir Avrupa'ya giden yolu düzeltmeye yönelik en iyi araçlar.“

Bartosz Gruszka

 

Bénédicte Savoy – „Avrupa es geçilmez.“

Berlin Teknik Üniversitesi Sanat Tarihi Profesörü. 1993'te Berlin Humboldt Üniversitesi'nde bulundu. 

Fransız bayan Bénédicte Savoy, Berlin'le duvarın yıkılmasından sonra, Erasmus bursiyeriyken  tanıştı. Bu, onun hayatını değiştiren bir yaşantı oldu. „Ben gençtim, Berlin inanılmaz heyecan vericiydi ve artık buradan ayrılmak istemiyordum“, diyor Savoy. Berlin'deki Erasmus ikameti onun hayatını değiştirmiş. Şimdi Berlin'de yaşıyor sanat tarihçisi bayan ve bilimsel olarak sadece Alman - Fransız kültür transferiyle değil, aynı zamanda küresel dolaşım halindeki sanatla da meşgul oluyor. Bu iç içe geçmişliğin ve onun verdiği esinlerin; buluşma ve etkileşimin nihayetinde bizi insan yaptığını söylüyor ve 21. yüzyılın başlarının özel biçimde bizleri ilgilendirmesi gerektiğini belirtiyor.  „Avrupa'yı ve dünyayı es geçmek mümkün değil“. Tam da kendisinin tahammül etmekte zorlandığı yeniden ulusallaşma döneminde, öğrencilerini Erasmus programı aracılığıyla önemli sınır aşma deneyimleri yapmaya cesaretlendiriyor. „Avrupa sadece bir fikir olarak kalmamalı, aynı zamanda (devinim içindeki) bedenle yaşanan bir psikolojik mekan olarak algılanmalı ve sevilmeli“. 

Bénédicte Savoy

 

Sophie Burkard – „Normal Durum Avrupa“

Münster'de İletişim ve Siyaset Bilimcisi. 2014'te Erasmus bursuyla İspanya'da Malaga Üniversitesi'nde bulundu.

„Avrupa benim açımdan üzerinde uzun yıllar fazla kafa yormadığım çok normal bir durum. Elbette tatilde her yerde Euro ile ödeme yapıyor, neredeyse görünmeyen sınırları sorunsuzca kontrol edilmeksizin ve tamamen sıkıntısız geçiyorum ayrıca üniversite öğrenimimin bir bölümünü Erasmus bursuyla İspanya'nın Málaga Üniversitesi'nde geçirmek de harika bir şeydi. Öte yandan, ancak insanların Avrupa'da çarkların geri çevrilmesini talep etmelerinden bu yana, bu birlikte büyümenin ne muazzam bir aşamaya geldiğinin bilincine varıyorum. İspanya'da sıkça kullanılan 'dert etme' cümlesinde ifade bulan Endülüs rahatlığını her ne kadar üstlenmiş olsam da, bugün Avrupa için endişe ediyorum. Britanyalıların AB'den ayrılamaları benim için sürpriz oldu. Ama ben kurumsallaşmış Avrupa'ya; onun uzun vadede benim de dahil olduğum genç nesille kendini kabul ettireceğine ve Avrupa içi etkileşimin çok normal bir durum olacağına güveniyorum.“

Sophie Burkard

 

Paula Sophie Prüssner – „Bolca Avrupa Hareketliliği“

Münster'de müzik bilimcisi ve arkeolog. 2014'te Erasmus bursuyla İtalya'da Pavia Üniversitesi'nde bulunmuş.  

„Avrupa'ya daima bir birlik gözüyle baktım ve şimdiki siyasal kırılmalardan çok üzüntü duyuyorum. Erasmus programıyla Avrupa bölgesinde gerçekleşen hareketliliği - kendi şahsım ve üniversite öğrenimi bağlamında -  çok kazançlı buluyorum. İnsan benim gibi müzik ve arkeolojiyle uğraşıyorsa, sınırları aşan bir bakış açısı edinmesi kaçınılmaz oluyor. Ben İtalyan kültürünü, müzik bilimine bir başka bakış açısını, bir başka üniversite öğrenimini tanımayı ve bir başka dilde yeni kaynakları değerlendirebilmeyi arzu ediyordum. Bu hareketlilik fırsatından çok daha fazla yaralanılmasını diliyorum. İtalya ikametimden kalma birçok bağlantıyı ve dostluğu hala muhafaza ediyorum ve kültürel değişim benim günlük hayatımda çok belirgin bir yere sahip. Oradaki insanların içtenliği, samimiyeti ve iyi niyetliliği benim dil becerimi ayrıca müthiş biçimde geliştirdi; Erasmus olmadan asla edinemeyeceğim deneyimler bunlar.“

Paula Sophie Prüßner

© www.deutschland.de