BM kenti Bonn: Sürdürülebilirliğin merkezi

Ren kıyısındaki bu kent kısa sürede küresel diyalog alanındaki profilini geliştirdi ve bugün 19 BM ofisine ev sahipliği yapıyor.

BM Kampüsü Bonn
BM Kampüsü Bonn laif

Aşağıdan bakınca ”Uzun Eugen” olduğundan da daha etkileyici görünüyor. 115 metre yüksekliğinde metal, cam ve ahşap bina; Bonn’un Ren Nehri kıyısındaki eski Federal Meclis kampüsünde yükselen güçlü bir sembol ve mimari bir ünlem. Güvenlik kontrollerinden geçtikten sona gökdelene giden kısa yolu geçerken buranın kendine özel bir atmosferi olduğu hissediliyor. Alman Federal Meclisi milletvekillerinin bürolarına ev sahipliği yaptığı dönemde bu bina bütün bir ülkeyi bağlayan işaretlerin ve mesajların kaynağıydı. Bu kompleks, Alman Federal Meclisinin Berlin’e taşınmasının üzerinden 20 yılı aşkın bir süre geçmişken tüm dünyayı ilgilendiren haber ve mesajlara kaynaklık ediyor. Günümüzde burada bir milletin değil (neredeyse) tüm milletlerin temsilcileri dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çalışıyor. Birleşmiş Milletler’in 20 kuruluşunun ofisini barındıran Bonn’da sinerjik bir ağın kalbi atıyor: Federal Alman kurumları ve bakanlıkları, uluslararası resmi kuruluşlarla ve STK’lar, bilimsel kuruluşlar ve dünya çapında aktif ticari kuruluşlarla çevrelenmiş BM çalışanları, 2030 Ajandasında belirlenmiş 17 sürdürülebilir kalkınma hedefini (Sustainable Development Goals, kısaca SDG) hayata geçirmek için hummalı bir faaliyet içindeler.

Bonn, 2017 yılında dünya iklim konferansı COP23'e ev sahipliği yaptı
Bonn, 2017 yılında dünya iklim konferansı COP23'e ev sahipliği yaptı

Merkezleri Bonn’da bulunan BM Çölleşmeyle Mücadele Sekreterliği (UNCCD), BM Gönüllü Programı UNV ve türlerin korunmasına yönelik birden fazla anlaşmanın ofisleri de bu hedefler için çalışıyor. SDG Action Campaign tarafından her yıl Bonn’daki World Conference Center’da düzenlenen Global Festival of Action, geleceğimiz için belirleyici bu göreve gönül vermiş tüm dünyadan insanların dinamik ve şevkli çalışmalarını tanıtıyor. 2017 yılında BM İklim Sekreterliğinin Bonn’daki ofisinde gerçekleştirilen Dünya İklim Zirvesi (COP23), Almanya’da bugüne dek gerçekleştirilmiş en büyük milletlerarası konferanstı.

Bonn Almanya’da uluslararası politika ve sürdürülebilirlik stratejileri bakımından başlıca yetkinlik merkezi.

António Guterres, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri

“Bonn Sözleşmesi” olarak anılan Göçmen Hayvanların Korunmasına Yönelik Sözleşme Sekreterliğinin merkezinin 1984 yılında Bonn’da açılmasıyla kent ilk defa bir BM ofisinin genel merkezi haline geldi. Bundan on yıl sonra “Berlin/Bonn yasasıyla” kentin Almanya’daki kalkınma politikası ve uluslararası kuruluşların merkezi olma rolü yasayla belirlenmiş oldu. O günden bu yana Bonn BM’nin önemli merkezlerinden biri ve iklim koruma ve sürdürülebilirlik alanlarında küresel bir aktör haline geldi. Meksikalı diplomat Patricia Espinosa yönetimindeki BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekreterliği (UNFCCC) 500’e yakın çalışanıyla Bonn’daki en büyük BM kuruluşu ve Paris İklim Sözleşmesinin tüm dünyada hayata geçirilmesi hedefi doğrultusunda çalışmalar yürütüyor.

Bonn’daki BM kampüsü günümüzde yaklaşık 1000 kişinin çalıştığı bir merkez ve çalışanların sayısı gi­derek artıyor. “Uzun Eugen”in yanı sıra BM için
330 ofise ev sahipliği yapacak bir gökdelenin de inşası sürüyor. Kampüsün yönetim süreçleriyle ilgilenen Common Services Unit (UNV) ofisinin başındaki Avusturyalı Christian Hainzl “burası pek çok şey sunuyor” diyor ve şöyle devam ediyor: “Almanya çok cömert bir ev sahibi. Yerel yönetim bile bizim için çok çaba sarfediyor. Ayrıca benim deneyimimce buradaki toplum çok açık ve bu da yüksek bir yaşam kalitesini beraberinde getiriyor.”

Küresel çözüm arayışı

Bonn’un gerçekten de pek çok cazip özelliği var. Köln’ün yaklaşık 30 kilometre güneyindeki kent, içinden geçen Ren nehrinin yanı sıra bir tarafta Sibengebirge’nin, öbür taraftaysa Eifel Dağları’nın kollarıyla çevreleniyor. Yaklaşık 330.000 nüfusuyla Beethoven’ın doğduğu bu kent bir metropol olmasa da çok yönlü bir kültür ortamı sunabilecek kadar büyük. UNCCD’nin 2017’den bu yana düzenlediği “Over the Border” adlı dünya müziği festivaliyle BM de bir sekreterliği aracılığıyla buradaki kültür yaşamına katkıda bulunuyor. UNCCD sözcüsü İspanyol BM görevlisi Marcos Montorio “Bu festival misyonumuza dikkat çekmek için mükemmel bir fırsat. Çölleşme, kuraklık ve toprak degredasyonu, yalnızca çöllerle ve Afrika’yla sınırlı meseleler değil” diyor. “Küresel bir çözüme ihtiyacımız var ve bulduğumuz her fırsatta bunun için mücadele etmemiz gerekiyor.” “Over the Border” festivali bunun yapı taşlarından yalnızca biri. “Bu bir yandan bizi böylesine yürekten kabul eden Bonn kentine teşekkür etmek için bir fırsat. Bir yandan da ortaya çıkan işbirliği süreçleri sayesinde harika sanatçıları davamıza kazandırmak için bir şans.”

Günümüzde Bonn’da yaklaşık 180 ülkeden insan yaşıyor ve burada olmaktan memnunlar.

Ashok Alexander Sridharan, Bonn Belediye Başkanı

Kent yönetimi de BM’nin çalışmalarını önemsiyor ve buna karşılık veriyor. Kent kendini “sürdürülebilir Bonn” sloganıyla tanıtıyor, iklim elçilerini destekliyor, “FairTradeTown” ağı kapsamında uluslararası alanda aktif ve Almanya’daki dört “Sürdürülebilirlik Ağı Merkezi”nden biri. Bonn Belediye Başkanı Sridharan merkezi burada bulunan kent ağı ICLEI’nin de başkanı. Bonn BM’nin yanı sıra Doğa Koruma Müdürlüğü ve Uluslararası İşbirliği Topluluğu (GIZ) gibi kurumların merkezi olmasının avantajını değerlendiriyor. 34.000 öğrencisiyle kentin en önemli kurumlarından Bonn Üniversitesi de bunlardan biri: Örneğin “Geography of Environmental Risk and Human Security” bölümü dünyada bir üniversite ile BM Üniversitesi arasındaki yegane entegre master programını sunuyor. Ayrıca bu iki kurum, Bonn Ren Sieg Yüksek Okulu ve kentteki bazı başka kuruluşlarla birlikte “Bonn Sürdürülebilirlik Araştırmaları Birliği”ni oluşturuyorlar.

Kent yaşamının bir parçası

Bu ortaklık ilişkilerinin bir ön koşulu da, sadece uzmanlık alanlarının ötesine geçen ve karşılıklı güvenin hakim olduğu ilişkiler. Bunun için de Ren çevresi açısından çok önemli bir gelenek olan karnavaldan daha iyi fırsat düşünğlemez; atmosferi bir anda değişip büyük bir serbestinin hakim olduğu, böylece de insanların birbiriyle kaynaştığı karnaval zamanı. BM bile kendini bu geleneğe açmış ve 2017 yılından bu yana karnavalın aktif bir parçası. Knowledge Centre for Sustainable Development im United Nations System Staff College departmanının yöneticisi Patrick van Weerelt, BM çalışanları için bir karnaval topluluğu kurmuş: “BM merkezlerinin olduğu diğer kentlerde uluslararası çalışanların ev sahibi kentin geleneklerine ne kadar az katıldığını tespit etmiştim” diyen Hollandalı BM görevlisi “karnavala ilk defa davet edildiğimde çok etkilenmiştim. Bu serbest atmosfer gerçekten de köprüler kurulmasını sağlıyor” diye devam ediyor. Bunun üzerine “BM Kıvılcımları” adını verdikleri grubu kurmuşlar. “Bonn halkıyla aramızdaki etkileşim bu sayede iyice arttı” diye memnuniyetle belirten van Weerelt, “karnavalı sürdürülebilirliğe dikkat çekmek için bir fırsat olarak da değerlendiriyoruz: Bonn’daki Rosenmontag (faşing) geçit alayından kaynaklanan karbondioksit salımını dengelemek için bağışlar topluyoruz” diye ekliyor. Bonn için BM’nin kalıcı konuklardan olduğuna dair bir diğer işaret.

Çeşitli kültür ve karnaval: Bonn'da her zaman bir şeyler oluyor!
Çeşitli kültür ve karnaval: Bonn'da her zaman bir şeyler oluyor!

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: