Bisikletle Sahra Çölü’nü aşmak
430 gün, 20.000 kilometre, 22 ülke: Wiebke Lühmann, Freiburg'dan Ümit Burnu'na pedalladı – onu sınırlarının sonuna kadar zorlayan bir macera.
31 yaşındaki Wiebke Lühmann bir bikepacker ve içerik üreticisi. Ekim 2023'te Freiburg'dan pedala bastı ve Aralık 2024'te Ümit Burnu'na ulaştı. Daha önce Güney Amerika'yı ve Kuzey Burnu'na da pedallamış. Seyahatlerini sosyal medyada, “Immer Richtung Süden” adlı kitabında ve şu anda Almanya’daki sinemalarda oynatılan “Same Sun – Mit dem Fahrrad durch Afrika“adlı filmde anlatıyor.
Batı Afrika seyahati fikri nasıl oluştu?
Afrika benim için eskiden büyük bir bilinmeyendi. Bu heyecan verici kıtayı mümkün olduğunca iyi tanımak ve kendime zaman tanımak istedim. Batı kıyısındaki rota, bikepacking için nispeten uygun; ancak bazı bölümler oldukça zorlayıcı ve gerçek bir meydan okumaydı, aynen Nijerya gibi. Şansıma gerçek bir arıza yaşamadım.
Neden çoğunlukla yalnız geziyorsun?
Çünkü bağımsız olmayı, spontane kararlar vermeyi ve sorunları kendi başıma çözmeyi seviyorum. Ayrıca bu sayede gezdiğim ülkeleri en iyi şekilde balıklama dalabiliyorum.
Korkmuyor musun?
Temel olarak büyük bir özgüvenim var. Ama tabii ki ister erkek ister kadın olun, yolculuklarda karşılaşılabilecek olası tehlikeler de yok değil. Bu daha çok insanın duruşu ve hangi insanlarla vakit geçirdiği ile çok ilgili. Ama ben neredeyse sadece olumlu deneyimler edindim.
Nerelerde kaldın? Bunun planlamasını yapabildin mi?
Buna günbegün karar verdim. Bazen otelde, bazen çadırda, bazen yapayalnız vahşi doğada ama okullar veya hastaneler gibi kamusal binalarda da kaldığım oldu.
Pes etmek istediğin bir an oldu mu?
Evet, dibi gördüğüm bazı anlar vardı. Kongo’da kendimi hem bedensel hem de duygusal anlamda çok boşalmış hissediyordum. Aslında ekvatorun harika kilometre taşı olacağını düşünmüştüm – ama orası 15.000 kilometre sonraydı. Sıcak, vize işlemleri, kötü yollar ve sürekli baskı yüzünden yorulmuştum. İnsanın bazen zayıf düşebileceğinin de normal olduğunu anladım – o nedenle Brazzaville’de on gün mola verdim.
Doruk noktaları nelerdi?
Çok fazlaydı. Harika insanlarla tanıştım ve nefes kesici doğa parçaları gördüm. 2.500 kilometre süren Sahra Çölü geçişi sansasyoneldi. Öne çıkan yerlerden biri de, vahşi şempanzeleri, muazzam adaları ve süper sıcakkanlı insanlarıyla oldukça küçük bir ülke olan Gine Bissau'ydu.
20.000 kilometreden geriye ne kaldı?
Minnet ve tevazu. Ne kadar az şeye ihtiyacım olduğunu anladım. Elbette Afrika'da yoksulluk, kötü altyapı ve iklim değişikliği gibi pek çok soruna ve krize de şahit oldum. Alman olarak ayrıcalıklı olduğumun bilincindeyim. Ancak birçok sohbet bana şunu gösterdi: Hepimiz aynı güneşin altında yaşıyoruz ve bir çok ortak noktamız var.