„Kaynaklar Uğruna Çatışmalar Artıyor“

Christophe Hodder BM barış misyonunda iklim ve güvenlik uzmanı. Bu makamı Almanya finanse ediyor.   

Christophe Hodder
Christophe Hodder privat

Christophe Hodder’in mesleğinin tanımlamasının şimdiye kadar bir eşi daha yok: İngiliz vatandaşı Hodder, bir BM barış misyonu çerçevesindeki ilk Birleşmiş Milletler İklim ve Güvenlik Uzmanı. Almanya Dışişleri Bakanlığı bu makamı finanse ediyor, çünkü bakanlık iklim ve güvenliğin Birleşmiş Milletler’in gündeminde en üst sıralarda olması gerektiğinden emin. 2020’den bu yana Hodder  Somali’deki UNSOM misyonunu Nairobi’den destekliyor. Onun Afrika boynuzundaki bu ülkeye düzenli olarak gitmesi planlanmış. Ancak korona pandemisi nedeniyle bu şimdiye kadar mümkün olmadı. 

Sayın Hodder, iklim ve güvenlik ne ölçüde birbirine bağlı?
İklim değişikliğinin mevcudiyetinden pek şüphe yok. Değişim büyük ve yoğun; bu, ekosistemde ve yaşamın temellerinde değişikliklere yol açıyor.  Özellikle „doğa sermayesi“nden bağımlı olan, -örneğin hayvanlarını akarsu kıyılarında otlatan- halk grupları için bu önemli. Giderek artan sel ve taşkınlar bu çiftçileri oralardan uzaklaştırıyor. Bunlar, belki de başka çiftçilerin kullanmakta olduğu kırsala göç edecekler. Yani doğal kaynaklar uğruna çatışmalar artıyor ve sosyal, siyasal, ekonomik ve demografik dinamikler içeren başka karşılıklı etkileşimler var. Belli sınır değerlere ulaşıldığında ve insanların baş etme kapasiteleri tükendiğinde, insani ortaklıkları ilkesel olarak tehdit eden bir örgü oluşuyor. İklimle güvenlik arasındaki bağlantı, bu .

 

Yeni çalışma bölgeniz olan Afrika boynuzundaki riskler neler?  
Burada giderek artan kuraklıklar ve taşkınlar, toprak kalitesinde çevreden kaynaklanan kötüleşme, hayvan ve bitki hastalıkları, sıtma gibi insan hastalıkları ya da Covid-19 gibi zoonoz hastalıklar var. Ayrıca bölgede yüksek bir nüfus yoğunluğu ve özellikle de kenar mahallelerde artan nüfus var; bu, gıda maddesi talebinin artmasına yol açıyor, o da fiyatlara etki ediyor. Bu şekilde iklim değişikliği, yoksulluk ve sosyal eşitsizlikle çakışıyor. Bütün bunlar istikrarsızlığı ve kaynaklar uğruna çatışmaları körüklüyor.  

Umarım, iklim ve güvenliği birbirine bağlamanın önemli olduğunu kanıtlayabilirim.

Somali BM Misyonu İklim ve Güvenlik Uzmanı Christophe Hodder

Siz, bir BM Barış Misyonu çerçevesindeki ilk “İklim ve Güvenlik Uzmanı” oluyorsunuz. Nasıl bir rolünüz var?
Benim görevim, Somali’deki Birleşmiş Milletler Yardım Misyonu’nu (UNSOM) yetkisini çevre koruma alanında hayata geçirmesi için desteklemek. Misyon, iklim değişikliğinin ve doğa felaketlerinin etkisini programında nasıl gözetiyor; konu bu. Ben Somali özel görevlisini ve genel olarak misyonu, bütün etkinliklerine çevre güvenliği bakış açısını aktarmaları konusunda destekleyeceğim. Prensipte benim görevim; bilinci artırmak ve farklı partnerleri ve aralarında taban örgütlerinin de yer aldığı aktörleri koordine etmek. Umarım, iklim ve güvenliği birbiriyle bağlamanın ve bunların tümünü BM yetkisi altındaki barış misyonlarında bir araya getirmenin önemli olduğunu kanıtlayabilirim.  

Bunu nasıl başarmak istiyorsununz ve partnerleriniz kimler? 
BM ailesi içerisinde bir grup olan Climate Security Mechanism’den destek alıyorum. Şu anda bir dolu araştırma var ve aralarında Alman büyükelçiliklerinin de bulunduğu farklı partnerler yoğun biçimde konu üzerinde çalıştılar. Yine de mesele somut değişiklikler olduğunda, daha yapacak çok şey var. Bizler, misyonların siyasi kollarıyla birlikte çalışmaya, onlara iklim bağlantılı barış girişimlerini denetlemelerinde ve yasama ve yargı kuruluşlarının inşasında yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bir yönü bu, bir diğeri de hükümetin ve farklı kuruluşların mahallinde desteklenmesi.  

Konunun BM Güvenlik Konseyi’ne taşınmasında Almanya’nın önemli bir payı oldu.

Somali BM Misyonu İklim ve Güvenlik Uzmanı Christophe Hodder

Yani bu sizin birlikte çalıştığınız, büyük bir ağ.
Kesinlikle, hem de bu gerekli. Bir başka konu, çalışmam için ihtiyaç duyduğum veri ve bilgilerin toplanması. Bu nedenle Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile iş birliği yürütüyorum. BM Çevre Programı kapsamında uydu resimleri sayesinde çok bilgi alıyoruz. Ayrıca aynı şekilde veri ve bilgi aktaran bölgesel organizasyonlarla birlikte çalışıyoruz.  

Yaptığınız iş, Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse ediliyor. İklim değişikliğinden kaynaklanan güvenlik riskleriyle mücadelede Almanya’nın rolünü nasıl görüyorsunuz?
Mesele iklim ve güvenlik konularına eğilmek olduğunda, Almanlar başı çeken partnerler. Bu konunun Güvenlik Konseyi’ne taşınmasında önemli bir payları vardı. Onlardan Paris Anlaşması’nın uzun vadeli etkilerine yoğunlaşmaya devam etmelerini talep edeceğim. Onların, iklim ve güvenlik gündemini genişletmeleri ve konuyu durup dinlenmeden yüksek düzeyli diyaloglara taşımaları gerekir.  Almanlardan, BM’nin ve bölgesel organizasyonların kapasitelerini güçlendirmelerini de rica etmek istiyorum. Ayrıca, Somali gibi mağdur ülkelerin seslerini duyulur kılmak da önemini sürdürüyor.   Almanya araştırma yapmaya devam etmeli, sonuçları partnerleriyle paylaşmalı ve iyi bir örnek olarak başı çekmelidir.  

Kendinizle ilgili bir şeyler anlatınız; siz aslında sağlık alanından geliyorsunuz.
Evet, ben kamu sağlığı alanından geliyorum, bu alanda benim ağırlık verdiğim konu, davranış ve davranış değişiklikleri. Benim iklimle bağlantılı olarak yaptığım şeylerden çoğu, bu konularla ilintili. Ben mesleki kariyerimin büyük bölümünü kırılgan devletlerde ve gelişmekte olan ülkelerde geçirdim. Bu bağlamda dünyanın her köşesindeki hükümetlerle birlikte çalıştım ve kırılgan kontekstlerde nasıl yardım edilebileceğini biliyorum. Somaliye gelmeden önce Nepal’deydim ve depremden sonra yardım ettim. Örneğin ulusal Afetten Koruma Dairesi’nin inşasına iştirak ettim.   

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: