Almanya’dan Avrupa’ya Bir Bakış

“Tüm dertlere rağmen AB, Avrupa’nın çıkarlarını dünya düzeyinde temsil etme beceri ve iradesini göstermeye muktedir olmak zorunda” diyor Ulrich Ladurner.

Berlin: Spree Nehri ve geri planda Katedral.
Berlin: Spree Nehri ve geri planda Katedral. f11photo - stock.adobe.com

Avrupa ülkelerinin gazetecilerine Avrupa’nın geleceğini sorduk. Ulrich Ladurner’in cevabını burada okuyacaksınız. Ulrich Ladurner, Almanya’nın haftalık Die Zeit gazetesinde yazıyor.  

Almanlar tarihten doğru dersler aldıkları için ikna olmuş Avrupalılar. Bu sıkça duyulan bir cümle. Ne kadar doğru olursa olsun, bu cümleyi başka okumak da mümkün. Avrupa, Almanlara kendi tarihlerinin elinden kurtulma olanağı sundu. Bu biraz kinayeli bir söylem. Ama başka hiçbir Avrupa ülkesinde Avrupa bu kadar radikal biçimde ulus devletin üstesinden gelme projesi olarak anlaşılmaz. Sanki bütün fenalıkların anası, ulus devletmiş gibi. Bu arada birçok Avrupalının nazilere karşı kendi ulusları adına direniş gösterdikleri unutuluyor. Bu gerçeği göz önünde tutarak Almanya biraz daha gerçekçilik ve göz kararı göstermelidir. Almanların Avrupa’dan beklentileri çok sıklıkla diğer Avrupalıların beklentileri değil. Başını kaldırıp biraz daha öteye bakmak Almanya’ya iyi gelecektir.

Ulrich Ladurner
Ulrich Ladurner Die Zeit

Avrupa Birliği bir birleşik devlet olma yolunda olabilir, ne var ki oraya giden yol uzun ve taşlı bir yol, üstelik oraya birgün ulaşabileceği hiç de kesin değil. Avrupa Birliği klasik bir ucu açık „work in progress“. Bu nedenle de hedef konusunda muhabbet etmek gereksiz; önümüzde duran ödevleri ele almak çok daha yararlı. Konular, herkesin görebileceği biçimde masada duruyor: İklim, dijitalizasyon, göç, savunma.

Mütemadiyen, bu konuların ancak birlikte ve sırf Avrupalılarca çözülebileceği söylenir durur. Gelgelelim bu, içerikle doldurulması gereken bir inanç cümlesi. Burada da gerçekçiliğe ihtiyaç var. Avrupa Birliği, hemen yarın bu konularda ARANAN çözümü sunmayacaktır. Ama bu yolda ilerleyecektir, bir salyangoz hızıyla belki, ama ileriye doğru. Bu arada Avrupalıların tüm yavaşlığa ve tüm zahmete rağmen, AB ‘nin kendi çıkarlarını dünya düzeyinde etkili biçimde savunma yeteneğini edindiği duygusuna varmaları gerekir. Avrupa özgür kalmak istiyorsa, egemen olmak zorundadır. Bu egemenliğe nasıl ulaşılacağı sorusuna her geçen gün bir parça cevap var; daha fazlasını -ama daha azını da- beklememek gerekir. Sabırsız olanın, bir şeyi göz önünde bulundurması gerekir:  Avrupa, ulus devletlerin karşılıklı menfaatleri için ortak çalışmaları fikridir; kimi zaman yoğun, kimi zaman daha az yoğun. Bu biraz yavan geliyor kulağa, ama daha iyi bir fikir, şimdiye kadar sunulanlar arasında yok.

Ulrich Ladurner, 1962 Güney Tirol doğumlu, 1999’dan beri haftalık  Die Zeit gazetesinin yurtdışı redaktörü. Yirmi yılı aşkın bir süre savaş meydanlarından haberler gönderdi. 2016’dan bu yana Brüksel’de Zeit gazetesinin Avrupa muhabiri.   

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here to: