Polonya’dan Avrupa’ya Bir Bakış

Adriana Rozwadowska, “Birlik, vatandaşlarıyla anlaşılır ve bütünlük sağlayıcı bir dilde konuşmalıdır” diyor.

Varşova: Kültür Sarayı.
Varşova: Kültür Sarayı. fotoluk1983 - stock.adobe.com

Avrupa ülkelerinin gazetecilerine Avrupa’nın geleceğini sorduk. Adriana Rozwadowska’nın cevabını bu yazıda okuyacaksınız. Rozwadowska, Polonya’nın günlük gazetesi Gazeta Wyborzca’da yazıyor.  

Bir gazeteci olarak Polonya’daki Avrupa Komisyonu temsilciliğini sıkça ziyaret ettim: Kimlik kontrolü, ilk kapı, güvenlik personeli tarafından kullanılan asansör, sonra ikinci geçit... Ve nihayet ağır bir kapı; kesinlikle kurşun geçirmezdir. Sanıyorum, Avrupa Birliği’ni Polonyalılar tam tamına böyle görüyorlar.

„Bu, bize getirisi az olan sanal bir ortaklık” demişti 2018’de Cumhurbaşkanı Andrzej Duda. „Birlik, biziz” diye hatırlayıverdi bir yıl sonra. Daha sonra da sık sık fikir değiştirdi. Ocak 2020 ortalarında şöyle söylüyordu: „Hangi devlet biçimine sahip olmamız gerektiğini bize yabancı dillerde dayatmayacaklar”. İki hafta sonra „Birliğe üyeliğimiz tehlike altında değil” diyecekti.

Adriana Rozwadowska
Adriana Rozwadowska

Hükümet partisi Hukuk ve Adalet (PiS), birleşik bir Avrupa düşüncesini düşünsel olarak değil, daha ziyade genelde geçici olan, kendi siyasal çıkarına uygun, araçsal olarak yorumluyor. Avrupa’daki birçok sağ parti gibi PiS de, hoşnutsuz seçmenlere Avrupa Birliği’ni kelepir bir suçlu olarak gösterme çabası güdüyor. Polonya’nın Avrupa Birliği’ne üyeliği buna rağmen sanki şüphesiz gibi görünüyor; Polonya halkının yüzde 80’e varan bir kesimi, Avrupa Birliği’nden yana.

Soyut Bir Fikir

O halde neden korkuyorum ki? Büyük Britanya’da gerçekleşen şeyden, ve hatta bizzat Brexit’e neden olanları bile şaşırtan şeyden: Riskli bir kumar oynadılar; ve tesadüfen kazandılar. Çünkü, ortam buna uygun. Polonyalıların Avrupa Birliği’ne ilişkin nasıl bir görüşe sahip oldukları sorusuna şu cevabı veririm: Hiç. Polonyalılar için Birlik, soyut bir fikir. Bizler, Almanlar ve Fransızlar gibi Birliğin içinde yetişmedik. 16 yıllık üyelikleri esnasında Polonyalılarda uzlaşmalara dayanan bir çıkar birliği duygusu oluşmadı.

Peki, o halda Birlik Polonyalılar için nedir? Birlik, bir yandan pasaport kontrollerinden vazgeçilmesi ve AB sübvansiyonlarından gelecek para anlamı taşıyor; öte yandan da önemli, takım elbiseli beylerin ve kostümlü bayanların karmaşık düzenlemeler hakkında tartıştıkları toplantıların anlaşılmaz televizyon kayıtları. Bunun ötesinde hem vatandaşlar, hem de Polonyalı siyasetçiler,Avrupa Birliği’nin Polonya’ya mümkün olduğu kadar az etki etmesi yolundaki ortak arzuyu paylaşıyorlar.

Birliğin kendisi, yeni üye ülkelerdeki vatandaşlara yakınlık göstermek zorunda.

Adriana Rozwadowska, Gazeta Wyborcza

Şayet Birlik, küresel sahnede Çin ve ABD’nin yanı sıra önemli bir aktör olarak kalmak istiyorsa, iç ilişkilerini güçlendirmek ve federalizm yönünde hareket etmek zorundadır. Ne var ki, eğer siyasetçiler tarafından yayılan, vatandaşlar için anlaşılır tek alternatif, ulusal devlete geri dönüşse, bu yolda yürümek zor. Brexit’ten sonra AB’nin imajını düzeltmeye yönelik hiçbir şey yapılmamış olması büyük bir hataydı.

Birliğin kendisi, yeni üye ülkelerin vatandaşlarına yakınlık göstermek ve yeni, bütünlük sağlayıcı ve anlaşılır bir dilde konuşmak zorundadır. Aksi takdirde, Polonya Cumhurbaşkanı’nın, AB sayesinde “Birlik normal ampulü yasakladığı için normal bir ampul değil de, sadece enerji tasarrufu yapan ampul satın alınabildiği” sözleri taraftar bulmaya devam edecektir.

Adriana Rozwadowska, 2015 yılından beri Polonya’nın en büyük günlük gazetesi Gazeta Wyborcza’da çalışıyor. Gazetenin ekonomi sayfasında iş piyasası, sosyal konular ve siyasete ilişkin yazılar yazıyor.

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: