Avrupa’nın Dijital Güvenliği

Verilerin korunması Avrupa’da önem verilen bir değer. Avrupa standartlarının neden dünya düzeyinde kabul gördüğünü Ulrich Kelber bize bu söyleşide açıklıyor.

Die AB’nin veri koruma kuralları dünya çapında ölçüt olarak kabul ediliyor.
Die AB’nin veri koruma kuralları dünya çapında ölçüt olarak kabul ediliyor. Thomas Trutschel/photothek.net

lmanya’nın en üst düzey veri koruyucusu sıfatını taşıyan Profesör Ulrich Kelber, kişisel verilerin Avrupa düzeyinde de mümkün olan en yüksek seviyede korunması için mücadele veriyor. Federal Veri Koruma ve Bilgi Özgürlüğü Sorumlusu (BfDI) görevine Ocak 2019’da başladı. O zamanlar, Avrupa Birliği’nin kapsamlı bir veri korumasına hizmet eden en önemli aracı; AB Genel Veri Koruma Temel Yönetmeliği (EU-DSGVO) henüz birkaç aydır yürürlükteydi. Bu yönetmelik, verilerin korunmasını Avrupa düzeyinde modernleştirdi ve özel hayatın korunmasını, yeni veri işleme teknolojilerine ve türlerine uyumlu kıldı. Söyleşide Ulrich Kelber, EU-DSGVO’nun ilk iki yılının bir bilançosunu çıkarıyor.   

Almanya’nın en üst düzey veri koruyucusu Ulrich Kelber
Almanya’nın en üst düzey veri koruyucusu Ulrich Kelber picture alliance/dpa

Sayın Profesör Kelber, siz kendi kişisel verilerinizi nasıl koruyorsunuz? 
Öncelikle, verilerimi kime ne için ve hangi amaçla vereceğimi enine boyuna düşünüyorum. Bazı şeyler çok apaçık. Mesela sadece uçtan uca şifreli, veri koruma dostu messenger kullanıyorum. Üye ülkelerdeki meslektaşlarım ve ben prensip olarak,  güvenli şifrelere dikkat edilmesini, düzenli bir biçimde güncellenen bir antivirüs programı kullanılmasını ve kullanılan hizmetlerde verilerin mümkün olan en yüksek düzeyde kounmasını tavsiye ediyoruz. Veriler ne kadar hassaslarsa, o kadar sıkı kontrol ediyorum.  

Verilerin korunması, ne teknolojik ilerlemeyi frenliyor ne de ekonomik kalkınmayı

Federal Veri Koruma Sorumlusu Ulrich Kelber

İki yıldır AB Temel Veri Koruma Yönetmeliği (EU-DSGVO) geçerli. Nasıl bir bilanço çıkarıyorsunuz?
'DSGVO, büyük bir başarı ve daha da iyileştirilebilme potansiyeli taşıyor. Belirlenen en önemli hedeflere; örneğin veri korunmasına ve denetleme makamları aracılığıyla uygulamanın daha da iyileştirilmesine yönelik bilincin yükseltilmesi gibi hedeflere ulaşıldı. AB sınırları içerisinde veri korumanın standartlaştırılması, hem firmaların hem de yurttaşların yaralanacakları kendi başına bir değer. Dünya çapında DSGVO yeni düzenlemeler için bir örnek teşkil eden bir uygulama olarak sağlam yer edindi. Özellikle veri korumanın uluslararası büyük IT firmalarına kabul ettirilmesinde eksiklikler görüyorum. Bilgilendirme ve belgelendirme yükümlülüklerinde küçük ve orta ölçekli firmaların bürokratik yükünün hafifletilmesinin mümkün olup olmadığı gözden geçirilmelidir. Avrupa Komisyonu’nun şu sıralarda yayımlanan değerlendirme raporu da bu konularda bir şeyler yapılması gereğini görüyor.

Birçok ülke Avrupanın veri koruma konusunda izlediği yolu örnek alıyor. EU-DSGVO küresel bir standart olabilir mi ve olmalı mı? 
Verilerin korunması, Almanya’da oldum olası önemli bir rol oynamıştır. 1983’te örneğin, Alman Anayasa Mahkemesi “Nüfus Sayımı Kararı” adı verilen kararda “bilgi açısından bireysel karar verme hakkı”nı yazıya döktü ve böylelikle veri korunmasını bir temel hak olarak güvence altına aldı. Günümüzde Avrupa Birliği veri korunması konusunda önemli esinler ve standartlar koymuş durumdadır. Bu, veri korumayı temel hak olarak içeren Avrupa Temel Haklar Sözleşmesi ve AB Anlaşmaları için geçerlidir. Ama hepsinden önce de Genel Veri Koruma Temel Yönetmeliği için. Bu sayede mağdurların hakları güçlendirildi ve dijital toplumun koşullarına uygun hale getirildi. Firmalar mallarını veya hizmetlerini özellikle AB sınırları içerisindeki insanlara sunuyorlarsa, -AB’de bir şubeleri yoksa dahi- DSGVO direktiflerini gözetmek zorundalar. Böylece DSGVO Avrupa dışındaki ülkelerdeki -örneğin Japonya’daki veya ABD sınırları içinde Kaliforniya’daki- veri koruma yasalarını da etkiliyor.

Katı veri koruma düzenlemeleri sizce inovasyonlarla çelişiyor mu?
Bu tartışmada sıkça Çin’deki veya ABD’deki çok gelişkin dijital ekonomilerle kıyaslamalar yapılıyor. Bu ülkelerin inovatif teknolojiler alanında aldıkları mesafe artık “yetişilemez” olarak tanımlanıyor. Ne var ki bu doğrudan kıyaslama, çok daha belirgin biçimde bölümlere ayrılmış olan Avrupa dijital alanının kendine özgü yanlarını genelde gözden kaçırıyor. Büyük platformların piyasa gücü Avrupa’da daha farklı şekilleniyor ve verilerin koruması da ne mutlu ki, daha önemli bir rol oynuyor. Verilerin korunması, ne teknolojik ilerlemeyi frenliyor, ne de ekonomik kalkınmayı. Tersine biz, bireyin kişilik hakları açısından son derece önemli olan, gerekli koruma mekanizmaları lehine bir anlayış oluşturmaya çalışıyoruz. Bu yaklaşım, Avrupa için bir ayırıcı özellik olabilir ve tam da veri koruma dostu olmaları nedeniyle inovatif olan ticari modeller yaratabilir.

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: