Büyük reformcu Martin Luther

Martin Luther ve Reformasyon’un Alman toplumunda günümüze uzanan büyük etkisi.

Martin Luther
Martin Luther dpa/Peter Endig

Elma fidanı hikayesini örnek alalım: “Yarın dünyanın sonunun geleceğini bilseydim bile bugün bir elma fidanı dikerdim” sözü Martin Luther’e mal edilen pek çok özlü sözden biridir. Her ne kadar bu sözün ona ait olduğuna ilişkin ortada bir kanıt bulunmasa da insanlar bu ­deyişleri inanç ve sevinçle aktarır. En nihayetinde bu sözü bir doğa aşığı olan Luther’in söyleyip söylemediğinin bir önemi yok. Mühim olan reformcunun ­Alman toplumunda nasıl derin bir iz bıraktığını gösteriyor olması. Uzmanlar bu özlü sözün İkinci Dünya Savaşı sonrasında Luther’e mal edildiğini tahmin ­ediyor. İnsanlar aynı anda hem yeni umutlar ve derin bir umutsuzluk içinde yaşarken Luther’i hatırlamış. 95 tezini yayınlamasının üzerinden geçen 500 yılın ardından yeniden büyük reformcuyu düşünmenin ve hem yaşamının hem de çalışmalarının yarattığı ­etkilerin nasıl günümüze etki ettiğini hatırlamanın zamanıdır.

Martin Luther kimdi?

Martin Luther 1483 yılında Eisleben’de doğdu. 1505 yılında Erfurt’taki Augustiner Manastırına katılan Luther inançlı bir Hıristiyan ve entelektüel bir teologdu. Kilisenin öğretilerine giderek daha büyük şüpheyle yaklaşmaya başladı. Neden insanlar parayla günahlarından arınabiliyorlardı? Neden Papa’nın sözü İncil’den önce geliyordu? 1517 yılında teoloji profesörlüğü yaptığı dönemde kiliseyi eleştiren 95 tezini yayınladı. 1521 yılında afaroz edilen Luther’in V. Karl huzurunda Worms’da gerçekleşen imparatorluk kurultayında tezlerini inkar etmesi istendi. ­Luther baskılara boyun eğmedi. Matbaanın bulunmuş olmasının da katkısıyla zaten çok okunan bir yazar konumundaydı. Wartburg Kalesi’ne sığındı ve Yeni Ahit’i Almancaya çevirdi. Halk ve pek çok prenslik onun öğretilerini kabul etti. Luther’in hayatındaki dikkat çekici unsurlardan biri de Yahudilere karşı tutumuydu: Başlangıçta onları “doğru yola döndürebileceğine” inanan Luther daha sonra katı bir antisemite dönüştü. Luther 1525 yılında rahibe Katharina von Bora’yla evlendi ve 1546 yılında Eisleben’de hayata gözlerini yumdu.

Reformasyon nedir?

Reformasyon kilisenin yenilenmesi hareketiydi. ­Neredeyse Avrupa’nın tamamını etkisi altına alan bu hareket sonunda Batı Hıristiyanlığının Protestan ve Katolik mezhepleri olarak ayrışmasıyla sonuçlandı. Bu yenilik hareketi çok merkezli bir değişimdi: Almanya’nın yanı sıra İskandinav ve Baltık ülkelerinde Luther ve öğretileri baskın hale gelirken diğer ülkelerde Johannes Calvin (Fransa/İsviçre) ve Ulrich Zwingli (İsviçre) gibi Reform Kiliseleri olarak adlandırılan hareketi başlatan diğer reformcuların fikirleri ön plana çıkıyordu. İngiltere’de de Anglikan Kilisesiyle birlikte yeni bir ulusal Protestan kilisesi kurulmuş oldu. Bütün Protestan akımlarının ortak paydası o dönemde Papalık Kilisesi olarak adlandırılan geleneğin reddi, İncil’in merkezi referans olması ve ­“rahmaniyet öğretisi”ydi. Bu öğretiye göre insanların kurtuluşu sevaplarıyla değil yalnızca Tanrı’nın lütfuyla gerçekleşebilir. Martin Luther’in 1517 yılında 95 tezini yayınlaması Reformasyon’un kilometre taşlarından biri oldu. Bu tezlerin en önemli yönü kilisenin günahların affı ticaretine yönelik eleştirilerdi. Luther müminlerin para karşılığı günahlarından kurtulmak yerine günahlarından arınmak için samimi bir pişmanlık göstermesi gerektiğini savunuyordu. İlerleyen aşamalarda eski Kilise ve yenilikçiler arasındaki farklar giderek keskinleşti ve reform hareketini oluşturan çeşitli mezhepler Katolik Kilisesi’nden tamamen ayrıldı. Avrupa’nın ortasından artık bir mezhep sınırı geçiyordu. Bu ayrım 1618-1648 yılları arasında sürecek Otuz Yıl Savaşlarının patlak vermesine ve toplumda evliliklerin yalnızca kendi içinde gerçekleştiği iki farklı kümeleşmenin oluşmasına neden oldu. Nitekim farklı mezheplerden iki kişinin evlenmesi büyük bir istisna haline geldi. Bazı tarihçi ve sosyologlar Protestan anlayışının modern ekonomik dinamiklerin gelişiminde önemli rol oynadığı ve bu nedenle Avrupa’daki Katolik ülkelerin ekonomik açıdan geri kaldığı görüşünü savunuyor.

Protestanlık ve Katoliklik arasındaki fark ne?

Protestanlar, Katolik inancında kilisenin geleneksel olarak sahip olduğu üstün ­rolü reddeder. Burada kastedilen yalnızca en tepesinde papanın yer aldığı hiyerarşik yapının reddi değildir. Protestanlar “her müminin bir rahip” olduğu anlayışını temel alır. Bundan kasıt vaftiz edilmiş her kişinin Tanrı’yla arasında dolaysız bir bağ olduğu ve ona ulaşmak için bir rahibe ihtiyacı olmadığı inancıdır. Katolik Kilisesi de 20. Yüzyıldan itibaren bu anlayışı kısmen adapte etti. Protestanlar için önce İsa’nın İncil’de yer alan sözleri gelirken Katolikler için uzun yıllar Papa ve konsillerde alınan kararlar belirleyici olmuştur. Bir diğer farksa sakramentlerin (kutsayıcı ayinler) sayısıdır. Katolik Kilisesi’nde yedi sakrament vardır: Vaftiz, kuvvetlendirme, evharistiya, günah çıkarma, son yağlama, ruhbanlık ve evliliktir. Protestanlarsa yalnızca vaftiz ve evharistiyayı kabul eder. Ayrıca Evharistiya’nın anlamı da iki mezhep için farklıdır: Katolikler için ekmek ve şarap İsa’nın etine ve kanına dönüşürken Protestanlar için bu ayin İsa’nın ayindeki temsili varlığıdır ve kendini kurban edişinin anılmasıdır.

Reformasyon Almanya’yı nasıl değiştirdi?

Reformasyon Almanya’da iki yönden etkili oldu: ­Birinci olarak iki mezhebe ayrıldı. Oysa diğer pek çok ülkede nüfusun büyük çoğunluğu iki mezhepten birine bağlıydı. Katolik ve Protestanlar arasındaki bu ayrılık Alman tarihinde uzun süre önemli bir rol ­oynadı. İkinci olarak Protestanlık düşünce ve eylem biçimiyle pek çok ve ciddi ardıl etkiyi de beraberinde getirdi. Örneğin Luther’in İncil çevirisi ortak bir üst yazılı ve sözlü dilin oluşmasına katkıda bulundu. Ayrıca Protestan bölgelerde okuma kültürünün gelişmesini de sağladı. Modern eğitim o dönemde her şeyden önce okuma üzerinden yürüdüğü için bu ­bölgeler eğitim alanında izleri 20. Yüzyıla kadar hissedilen bir eğitim atağı yapmış oldu. Fakat plastik ­sanatlarda durum tersineydi. Katolik Hristiyanlık ­aynı zamanda bir resimler kültürüyken Lutherci mezheplerde resimler ikincil önemdeydi. Reform ­Kiliselerindeyse bu kültür tamamen terk edilmişti. Luther kendisi de ilahiler bestelediğinden Müzik konusunda önemli görüşleri vardı ve böylece Protestan müziğinde muazzam koraller bestelendi. Protestanlık ve (siyasi) özgürlük ilişkisiyse biraz daha karmaşıktı. Almanya’da 16. Yüzyılda en çok basılan kitap Luther’in “Bir Hıristiyanın Özgürlüğü” adlı eseriydi. Bu kitapta her şeyden önce dini özgürlük işleniyordu. Alman çiftçileri siyasi özgürlük mücadelesi için ayaklanıp Luther’i referans verdiğindeyse reformcu onları sert bir şekilde yargılamış ve kınamıştı. Fakat Luther ve diğer reformcuların izledikleri yol modern siyasi özgürlüğe giden yolu da açtı. Reform hareketinin öncüleri İncil’i en yüksek otorite olarak kabul ederek papalığı hedef almışlardı ama aynı zamanda siyasi otoriteyi de saldırılara açık hale getirmişlerdi. Öte yandan Lutherci Kilise’nin gelişimi ülkeyi yöneten güçlerle yakın ilişkiler içerisinde gerçekleşti. ­Günümüzde dahi Luther’in kimilerince Almanlara atfedilen otoriteye boyun eğme mentalitesiyle ilişkilendirilmesinin nedeni budur.

Reformasyon dünyayı nasıl etkiledi?

Reformasyon ilk aşamada Avrupa’nın kuzey bölgelerinde etkili olurken Polonya ve Litvanya gibi güneydeki ülkeler ağırlıklı olarak Katolik nüfusa sahipti. ­Protestanlık Avrupa’dan dünyaya yayıldı. Günümüzde dünya üzerinde çeşitli Protestan mezheplerine bağlı yaklaşık 400 milyon insan var. Amerika Birleşik Devletleri’nin şekillenmesinde Baptistler, Adventistler ve Quakerlar gibi birbirinden farklı Protestan mezhepleri çok büyük rol oynadı. Bu hem gündelik yaşamı hem de ekonomiyi etkiledi. Evanjelizm gibi radikal Protestan mezhepler günümüzde ABD’de aşırı muhafazakar politikalar benimsenmesini talep ediyor. Evanjelistler günümüzde Güney Amerika’da ağırlıklı olarak Katolik olan ülkelerde de aktif. Ayrıca Sahraaltı Afrikası’nda da temelleri kolonyalizmle atılan büyük bir Protestan nüfusu mevcut. Örneğin güneyde Güney Afrika ve Zimbabwe, doğuda Tanzanya ve Uganda, batıdaysa Gana bunlara örnek. Asya’daysa Güney Kore ­görece büyük bir Protestan nüfusuna sahip.

Reformasyon’un yıldönümü nasıl kutlanıyor?

Almanya’daki Protestan Kilisesi Reformasyon’un 500. yılı şerefine on yıla yayılan kutlamalar organize etti. Luther On yılı olarak adlandırılan bu devre 2008 yılında başladı ve her yıl Reformasyon’a dair belli bir konuya yoğunlaşıldı. Örneğin 2015 yılında İncil ve resim, 2014’te Reformasyon ve politika, 2012’de Reformasyon ve müzik gibi. Ayrıca 2017 yılında 31 Ekime denk gelen Reformasyon Günü ilk defa tüm ülke çapında resmi tatil olacak. Yıldönümü çerçevesinde pek çok etkinlik ve sergi de düzenleniyor. “Tüm Şiddetiyle Reformasyon” üst başlığını taşıyan üç özel ulusal sergi de bu tarihi sürecin farklı yönlerine ışık ­tutuyor: Berlin’de Reformasyon’un tüm dünyaya yayılan etkisi (“Luther Etkisi”), Wıttenberg’de genç Luther’in insanlar üzerinde bıraktığı izler (“Luther! 95 Hazine – 95 İnsan”) ve Eisenach’ta Alman Reformcuya ilişkin imgenin tarih boyunca nasıl değiştiğini (“Luther ve Almanlar”) görmek mümkün.

© www.deutschland.de