Devlet ve din hakkında beş olgu

Birbirinden ayrılar ama yine de partnerler: Almanya’da din ve devlet arasındaki ilişkinin nasıl düzenlendiğine dair.

Devlet ve dinin birbirinden ayrı olması
Devlet ve dinin birbirinden ayrı olması pigprox-stock.adobe.com

Almanya’da dinler

Almanya’da insanlar, hangi dine mensup olduklarından bağımsız olarak dini inançlarını serbestçe yaşayabilirler. Din ve devlet birbirinden ayrıdır. Almanya’da yaklaşık iki kişiden biri Hıristiyan. Yaklaşık yüzde beş Müslüman var ve yüzde dört de başka dinlere mensup olanlar. Halkın yüzde 36’sı (üçte birden fazlası) herhangi bir dine bağlı değil; bu eğilim artışta.

Devlet ve dinin birbirinden ayrı olması

Alman devleti anayasa gereği, dinlere ve dünya görüşlerine karşı tarafsız konumda olmayı taahhüt etmiştir. Devlet herhangi bir dinle veya dünya görüşüyle özdeş olamaz. Ama “tarafsız” olmak, devletin din konusunda reddeden veya ilgisiz bir tutum içinde olması anlamına gelmiyor: Dinin toplumsal bütünleşmeye katkı yaptığı fikri siyasi bir uzlaşma durumunda. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi devlete dinleri ve dünya görüşlerini “teşvik edici bir tarafsızlık” görevinin uygun düştüğüne hükmetmiştir.

Tatiller ve din dersi

“Teşvik edici tarafsızlık”, devlet ile dinin birçok alanda partner olarak hareket etmesi anlamına geliyor: Devlet dini cemaatlere ait hastane ve sosyal hizmet kuruluşlarına mali destek veriyor. Hıristiyanlık tatil günleri (Noel, Paskalya, Hamsin Yortusu) anayasanın koruması altında; bu günlerde herkesin tatil hakkı var ve mağazalar kapalı. Çoğu eyalette öğrenciler din dersi alıyor ve üniversitelerde ilahiyatçılık eğitimi var. Ama din dersi öğretmeni veya ilahiyat profesörü olmak isteyenlerin kendi kiliselerinden onay alması gerekiyor.

Kilise vergisi

Almanya kilise vergisi konusunda dünya genelinde az sayıda ülkeden biri. Bu gelirle kiliseler kendi cemaatlerinin giderlerini karşılıyorlar. Vergi daireleri kiliselerin üyelerinden vergileri kiliseler için topluyor. Vergi miktarı gelir vergisinin yüzde sekiz veya dokuzu kadar oluyor.

Eski sözleşmeler ve yeni dini cemaatler

Devlet ile dini cemaatlerin işbirliği anayasa gereği sözleşmelerle düzenlenmiş durumda. Pek çok düzenleme, Almanların büyük çoğunluğunun herhangi bir mezhebe bağlı olduğu dönemlerden kalma. Bu nedenle de kiliselere göre yönlendirme söz konusu. Son yıllarda devlet İslam’ı da düzenlemelere dahil etmek için çözüm arıyor. Ama Müslüman cemaatler Hıristiyanlardan daha farklı organize oldukları ve üyelerinin kayıtlarını tutmadıkları için kolay değil.

© www.deutschland.de