Ana içeriğe geç
Rafineri
Finlandiyalı biyoteknoloji şirketi UPM’nin rafinerisi © Jessica Krauß
İnovasyon

Daha önce hiç var olmamış türden bir rafineri

Ham petrol yerine odun işleyen tesis. Finlandiyalı bir biyoteknoloji şirketi, cesur projesinin lokasyonu olarak neden Almanya’yı seçmiş. 

08.09.2026Helen SibumHelen Sibum

Dermot Carey, Leuna’daki kimya lokasyonunda pek çok inşaat projesi yürütmüş, ancak bir ahşap depolama alanı, onun için bile yeni bir meydan okumaydı. Kendisi İrlanda doğumlu, Saksonya-Anhalt kimya lokasyonu işletmecisi InfraLeuna şirketinde on yıldan uzun bir süredir çalışıyor. Carey, lokasyon geliştirme bölümü müdürü olarak Leuna’ya yerleşen şirketlerin isteklerini yerine getirmek için mümkün olan her şeyi yapıyor. Tesisin ne kadar elektriğe, suya ve buhara ihtiyacı var? Nerede bir yol bağlantısı gerekiyor, bağlantı yolları nerelerden uzanmalı, hangi izinlerin alınması gerekiyor? Her konuyla ilgili çok sayıda sözleşme var, örneğin Finlandiyalı büyük yatırımcı UPM Biochemicals’ın durumunda bunlar “bir ustalık eseri” oluşturuyor, diyor Carey gülerek, epey kalın bir kitap.

Saksonya-Anhalt’taki Leuna
Uzun gelenek: Leuna, 1916 yılından beri Saksonya-Anhalt’ta önemli bir kimya lokasyonu © Jessica Krauß

Dünyanın ilk ahşap temelli biyorafinerisi

UPM, geçtiğimiz yıllarda Leuna’da sürdürülebilir olarak kazanılmış sert kerestelerden biyokimyasallar üreten dünyanın ilk biyorafinerisini inşa etti ve şimdi bunu kademe kademe işletime alıyor. Bölgeden sağlanan kayın kerestelerini ilk proses aşaması için depolamak amacıyla odun depolama alanı gerekliydi. Şimdi her gün trenler ve kamyonlar yeni depolama alanına geliyor ve sürdürülebilir bir ekonomiye sahip ormanlardan kereste getiriyor. Bunlar rafineride giyim, ambalaj ve örneğin otomobil lastikleri gibi kauçuk ürünlerinde de kullanılan malzemelere dönüştürülüyor.

UPM, yeni tesise yaklaşık 1,3 milyar avro yatırım yapmış ve Saksonya-Anhalt Eyaleti de projeyi 20 milyon Euroluk teşvik kaynakları ile desteklemiş. Bu, Fransız enerji holdingi Elf Aquitaine’nin (şimdiki TotalEnergies) 1997 yılındaki açılışı yapılan petrol rafinerisinden bu yana kimya lokasyonu Leuna’da yapılan en büyük yatırım.

İş kıyafeti giymiş, koruyucu kask ve gözlük takmış iki adam
Öncüler ve Ortaklar: UPM Next Generation Renew­ables İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve UPM Teknoloji Direktörü Harald Dialer (solda), kimya lokasyonu ­işletmecisi InfraLeuna’dan Dermot Carey ile © Jessica Krauß

Çevre kriterleri sayesinde yatırım güvenliği 

Finlandiyalı UPM şirketi, bu büyük yatırım için lokasyon olarak neden Almanya’yı tercih etti? UPM Next Generation Renewables İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve UPM Teknoloji Direktörü Harald Dialer “Almanya, kimya endüstrisinin ve sürdürülebilir ormancılığın Avrupa’daki merkezi” diye cevaplıyor soruyu. Ayrıca, büyük tüketici markalarının sürdürülebilirlik stratejileri çerçevesinde sürdürülebilir ürünlerin giderek daha çok önem kazandığı bir süreçte bu projeye cesaret edildiği belirtiliyor. Ambalajların veya tekstil ürünlerinin yanında otomobiller gibi endüstriyel ürünlerde ve inşaat sektöründe de yenilenebilir bileşenlere olan talep, bu yatırımı cazip kılan temel bir unsurdu. Şu anda AB, ambalajları veya tekstil ürünlerini daha sürdürülebilir hale getirme konusunda çalışmalar yapıyor. Bu sırada biyolojik kaynaklı karışımların kullanımına dair asgari bir oran getirilmesine yönelik düzenlemeler de tartışılıyor. Dialer, “Bu düzenlemeler, fosilden yenilenebilir malzemelere geçişin etkililiği açısından elzem” dedi. “Böylesi düzenlemeler yatırım güvenliği sağlıyor ve tam olarak Leuna’da ürettiğimiz ürünlere olan talebi artırıyor.

Avrupa, biyokimyada öncü bir rol üstlenecek teknolojiye, Know-how’a ve siyasi iradeye sahip.
Harald Dialer, UPM Next Generation Renewables Teknoloji Direktörü ve İcra Kurulu Başkan Yardımcısı

Biyorafineri, endüstrideki uzmanların “FOAK projesi” olarak adlandırdığı bir “first of a kind” yani türünün ilk örneği olan bir proje. Dialer “Projenin eşi benzeri yoktu, o nedenle hem teknik hem de düzenlemeler bakımından yeni çözümlere ihtiyacımız vardı,” diyor. 2018 yılında UPM ile Saksonya-Anhalt Eyaleti’nin hükümeti arasında yapılan ilk görüşmelerde tüm katılımcılar bunu biliyordu. Ancak herkes, böyle bir projeyi ayağa kaldırabilecekleri konusunda hemfikirlerdi. Tesisin inşaatı 2024’te tamamlandı; 2025 sonundan beri burada ilk ürünler üretiliyor. Başarıya UPM’nin kendisinin ve eyalet hükümetinin yanında başka iş ortakları da katkı sağladı: UPM’yi yerleşme sürecinde destekleyen Saksonya-Anhalt Yatırım ve Pazarlama Şirketi ve kimya lokasyonunun işletmecisi InfraLeuna.

Bir el, odun tozu dolu bir çuvalın içine uzanıyor
Ormandan gelen inovasyon: Ahşap, burada çeşitli ara aşamalarda üretilen ürünlerin temeli. © Jessica Krauß

Her zaman sıkı bilgi alışveriş

InfraLeuna, teknik konuların yanı sıra izinler ve yetkili makamlarla yapılan görüşmeler konusunda da aktif rol oynadı. Dermot Carey, “İşin başında bir Scoping denilen bir toplantı çerçevesinde tüm ilgili resmi daireleri ve UPM’yi bir masanın etrafında topladık” diyor. “Böylece talepler her iki taraf için de şeffaf hale geldi.” Zaten bu büyüklük ölçeğindeki bir projede en önemli şey, sıkı bir bilgi alışverişidir. Carey ve kendisinin proje yöneticileri, yaklaşık yedi yıllık bir zaman aralığı boyunca tesisin planlama, inşaat ve devreye alma süreçlerini yönettiler. 

Odun kütüklerinden oluşan yığın
Kaynakların sorumluluk bilinciyle kullanımı: Ahşap, yalnızca ­sürdürülebilir şekilde işletilen ormanlardan elde ediliyor. © Jessica Krauß

Üzerinde konuşulacak çok şey vardı: Proje pek çok şeyin yanında bir demiryolu hattının üzerine bir köprünün inşa edilmesini ve ahşap depolama alanının işletmesinin InfraLeuna tarafından devralınmasını kapsıyordu – trafik konsepti ve ağır vasıtalarla yapılacak ahşap teslimatlarının dokümantasyonu için bir BT sisteminin devreye alınması da buna dahildi. Atık su konusu da karmaşıktı. Carey, “UPM’in atık suları ön işleme ihtiyaç duyuyordu, böylece bunun için özel bir tesis kurduk ve işlettik. Kimya tesisimizde şimdiye dek böyle bir şey yoktu”, diyor.

Esnek kalmak

Ancak her şey plandaki gibi yürümüyor. Raisa Vermasvuori şu anda tam anlamıyla bu deneyimi yaşıyor. Kendisi kimya mühendisi, holding çapında inovasyon birimi sorumlusu ve UPM Next Generation Renewables şirketinin teknoloji geliştirme yetkilisi – UPM, aralarında Leuna’daki rafinerinin de bulunduğu yenilenebilir yakıtlar ve biyokimyasallar ile ilgili işlerini bu birimde topluyor. O ve ekibi, biyorafinerinin işletime alınmasını destekliyor. “Dürüst olmak gerekirse bu türden dünyanın ilk tesisini inşa ederken sürekli yeni şeyler öğreniyorsunuz.” Örneğin ekibiyle birlikte belirli malzemelerin bir borudan nasıl aktığını ayrıntılı bir şekilde modellemişler ve bu temele dayanarak mutlak bir çapta karar kılmışlar. “Ancak sonra işletim sırasında malzemenin beklenenden farklı davrandığını tespit ettik, yani boruyu değiştirmek zorunda kaldık.“

Raisa Vermasvuori
Tesisin işletime alınmasına destekliyor: Raisa Vermasvuori, UPM Next Generation Renewables İnovasyon Başkan Yardımcısı © Jessica Krauß

Bu yüzden UPM tesisi bilinçli olarak aşamalı işletime alıyor. Her şey tıkırında yürüdüğünde “burada endüstrileri baştan aşağı dönüştürecek malzemeler ortaya çıkacak” diyor Vermasvuori. “Öte yandan ahşap bileşeni lignin temelinde tamamen yeni bir malzeme üreteceğiz.” Bu malzeme, örneğin otomobil lastikleri gibi kauçuktan üretilen ürünlerde dolgu maddesi olarak kullanılabilir. Bugüne kadar bunun yerine çoğunlukla üretiminde büyük miktarda CO2 oluşan karbon siyahı kullanılıyor. 

UPM başka bir ürünle plastik geri dönüşümünde çok yaygın olan bir soruna çözüyor: Birçok ayırma tesisi siyah plastiği tanımıyor. Bu nedenle çoğu zaman geri dönüşüm döngüsüne giremez ve yakılır. UPM ahşap bazlı siyah bir pigment olarak kullanılan ve bu soruna yol açmayan bir malzeme geliştirdi. Vermasvuori “Ürünlerimiz için sürekli olarak yeni uygulama alanları arayışı içindeyiz”, diyor.

Burada, Leuna'da, bütün sektörleri dönüştürebilecek ­malzemeler üretilecek.
Raisa Vermasvuori, İnovasyon ve Yeni Nesil Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Başkan Yardımcısı

Yüksek Teknoloji Ajandası ile uyum içinde

Harald Dialer, Almanya’da UPM gibi inovatif şirketler için elverişli bir yatırım iklimi olduğu kanaatinde. “Bana göre, yeni teknolojiler ve ürünler Almanya’daki öteden beri en önemli ekonomik dinamolardan biri,” diyor. “Özellikle bizim sektörümüzde, yani endüstriyel biyoekonomide, inovasyonlar çeşitli programlar üzerinden teşvik ediliyor.” Dialer, Federal Hükümet’in yeni Yüksek Teknoloji Ajandası’nı okumuş ve kesinlikle katılıyor. “Bu, sürdürülebilir ve kaynakları koruyan malzemeler ve karbonsuzlaştırmaya dair çözümler gibi çok önemli gelecek hedeflerine odaklanıyor.” Mayıs 2026’da sunulan ajandanın gerçekleştirilmesi için yol haritaları, UPM’nin projesine mükemmel bir uyum içindeydi. 

Bir resim, UPM’nin bir lastik için kullandığı temel malzemeyi gösteriyor
Dönüşümün parçası: UPM Leuna’da örneğin lastiklerde kullanılabilecek yeni bir ahşap bazlı malzeme üretiyor. © Jessica Krauß

UPM, inovasyonları hızlandırmak amacıyla Leuna lokasyonunda Raisa Vermasvuori’nin ekibi altında ayrı bir Araştırma ve Geliştirme bölümü kurdu. Bunun haricinde bölgede bulunan çok sayıda üniversite ve araştırma kuruluşu ile ortaklıklar kuruldu diye ekliyor Vermasvuori. “Sadece birkaç örnek vermek gerekirse şu anda Martin Luther Üniversitesi Halle-Wittenberg, Fraunhofer Kimyasal Biyoteknolojik Süreçler Merkezi ve Anhalt Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ile ortak araştırma projeleri yürütüyoruz.“

Dieses YouTube-Video kann in einem neuen Tab abgespielt werden

YouTube öffnen

Üçüncü taraf içeriği

İçeriği gömmek için etkinliğiniz hakkında veri toplayabilen YouTube kullanıyoruz. Lütfen ayrıntıları kontrol et ve bu içeriği görmek için hizmeti kabul et.

Rıza formunu aç

Piwik is not available or is blocked. Please check your adblocker settings.

Leuna Kimya Parkı, 100 yılı aşkın bir süredir Alman sanayi tarihinin önemli bir sahnesi:

BASF burada 1916 yılında bir amonyak fabrikası kurdu ve çok kısa bir süre içinde, o zamanki Leuna köyünde dünyanın en modern kimya tesisi inşa edildi. Amonyak, Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı sırasında tarif edilemez acılara yol açan patlayıcıların üretimi için önem taşıyordu.  

Leuna, İkinci Dünya Savaşı’nda da sentetik benzin tedarikçisi olarak savaşa katkıda bulundu.  

Almanya’nın bölünmesinden sonra fabrika devlet mülkiyetine geçti ve büyüdü. Burada on binlerce insan ­çalışıyordu. Alman Demokratik Cumhuriyeti (DDR) çöktükten sonra fabrika geçici olarak kapatılmak zorunda kaldı. 

1990'lı yıllarda Fransız Elf Aquitaine şirketi, Leuna'da bir petrol rafinerisi kurdu ve günümüzde saatte bir milyon litre benzin ve dizel üretiyor.

Artık Leuna’da sürdürülebilir yakıtlar ile ilgili araştırmalar yapılıyor: 2012 yılında Fraunhofer Kimyasal-­Biyoteknolojik Süreçler Merkezi CBP, Kimya Parkı’nda bir laboratuvar açtı, Leuna 2023’ten beri Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR)’nin sürdürülebilir uçak yakıtları teknoloji platformunun merkezi konumunda.