Köyleri kurtarmak için dokuz geçerli sebep

Coğrafyacı Gerhard Henkel köylerin terkedilip kırsaldan kente göçün demokrasiye zarar verdiği görüşünde. Almanya’daki köy ve kasabalardaki son durum.

Almanya’nın köyleri: Yaşanılası yaşam alanları.
Almanya’nın köyleri: Yaşanılası yaşam alanları. PantherMedia/DmitryRukhlenko

Köy ve kasabaların geleceği beşeri coğrafya uzmanı Gerhard Henkel için çok önemli. Duisburg-Essen Üniversitesi’nden emekli profesör “Köyleri kurtarın: Şimdi ne yapmalı?” başlıklı kitabıyla kırsaldan göçün ve köylerin terk edilmesinin siyasi sonuçlarına ilişkin tartışmada yeni bir pencere açıyor. Henkel ile nelerin değişmesi gerektiği üzerine söyleştik.

Coğrafya profesörü Gerhard Henkel Almanya’da “köylerin en büyük savunucusu” sayılıyor.
Coğrafya profesörü Gerhard Henkel Almanya’da “köylerin en büyük savunucusu” sayılıyor.
Privat

Sayın Henkel, köylerin kurtarılması gerektiği çağrısında bulunuyorsunuz. Günümüzde kırsal bölgelerdeki durum nedir?
Olumlu taraftan başlarsak geçtiğimiz on yıllardaki ekonomik ve sosyal gelişmeler köyler içinde önemli bir dönüşümü beraberinde getirdi. Eğitim ve mobilleşme kırsal nüfusun günümüzde daha müreffeh, özgürlükçü ve açık görüşlü olmasını sağladı. Köyler genel anlamda hem sakinleri hem de ziyaretçiler tarafından seviliyor.

Olumsuz olansa köylerde işletmelerin, istihdamın ve altyapı hizmetlerinin zayıflaması oldu. Pek çok köy okullarını, restoranlarını, pansiyonlarını, dükkanlarını, postane ve banka şubelerini ve kiliselerini kaybetti. Gençler köy ve kasabaları terk ediyor ve geriye yaşlı nüfus kalıyor. Hem gerçek kayıpların hem de olumsuz havanın beraberinde getirdiği bu kısır döngü kırsal yaşamda muazzam bir iz bırakıyor.

Kırsaldan kaçış: Mecklenburg’un bir köyünde terk edilmiş bir ev.
Kırsaldan kaçış: Mecklenburg’un bir köyünde terk edilmiş bir ev. dpa

Siz hem federal hem de eyaletler düzlemindeki politikaların köy ve kasabaları zayıflattığını savunuyorsunuz. Bu sizce tam olarak nasıl gerçekleşiyor?
“Tepeden” dikte edilen yerel yönetim reformları pek çok köy ve kasabayı büyük belediyelere bağlı, kontrol gücü sıfırlanmış küçük mahalleler konumuna düşürdü. Yüzyıllar boyunca adım adım inşa edilen ve belediyelerinkine yakın statüleriyle elde ettikleri belediye başkanlığı ve belediye meclisi gibi öz yönetim araçlarını kaybettiler. Bu yerel yönetim reformlarıyla Almanya genelinde 300.000’i aşkın yerel gönüllü politikacının pozisyonu bir kalemde ortadan kaldırıldı. Böylece 20.000’den fazla köy, kasaba ve küçük şehirde demokratik katılımın mevcut temelleri yok edilmiş oldu. Yapılan araştırmalar da bu yerel yönetim reformlarında hedeflenen tasarrufun sağlanamadığını, buna karşın demokrasi ve altyapı hizmetleri alanında çok ciddi kayıplara yol açtığını ortaya koyuyor.

Peki ne yapılması gerek?
Kırsaldaki yerel siyasetin araçları güçlendirilip sorumluluklar arttırılırsa saygınlıkları da artacaktır. Böylece vatandaşlar da yeniden katılım gösterir. Vatandaşların hem yerel siyasete katılması hem de dernekler bünyesinde aktif bir yapıcı rol oynamaları gerek.

Köylerin yok olmaması neden önemli?
Kısal bölgeler Almanya’nın yüzölçümünün yüzde 90’ını oluşturuyor ve nüfusun yüzde 50’sinden fazlası kırsal bölgelerde yaşıyor. Dolayısıyla hem devlet hem de toplum için büyük şehirler kadar önemliler. Köylerin yok olmaması için dokuz geçerli sebep var:

  • Almanya’da yaratılan hasılanın yüzde 50’sinden fazlası kırsal bölgelerden geliyor. Piyasada lider pek çok kuruluşun merkezi köy, kasaba ve küçük kentlerde bulunuyor.
  • Kırsal bölge toplumun gıda ihtiyacını ve su, kereste ve yenilenebilir enerjiler gibi ihtiyaçlarını karşılıyor.
  • Kırsalda yaşayan insanlar yaşam alanlarından daha memnunlar.
  • Çocuklar ve gençler burada daha sağlıklı yetişebiliyorlar.
  • Kırsal yaşam tarzı günümüzde popüler.
  • Yerel görev ve sorunlara yönelik gönüllü ve dayanışma esasına dayalı çözüm üretimi yüksek bir yetkinlik doğuruyor.
  • Öz sorumluluğu üstlenme anlayışı kırsalda köklü bir geçmişe sahip.
  • Kırsal bölgeler kültürel açıdan yüksek değere sahip bir alan sunuyor.
  • Burada doğaya ve insana yakınlık temelinde alternatif bir yaşam formu varlığını sürdürüyor.

Röportaj: Tanja Zech

© www.deutschland.de