Bir “Arrival City” olarak Offenbach

Venedik’teki mimarlık bienalinde Offenbach “Arrival City” olarak sunuluyor.

Kirsten Bucher - Biennale

Offenbach’ta 150’den fazla ulustan insan yaşıyor; Avrupa’nın güneyinden gelmiş olan misafir işçiler, onların, sonradan gelen aile fertleri, son zamanlarda da Afrika ve Arap dünyasından gelen göçmenler. Bu insanların çoğunu Offenbach’a çeken şey, burada onlar için bazı bağlantı noktalarının söz konusu olması: akrabalar, dostlar ya da memleketlilerinden oluşan geniş bir topluluk. Bu özelliğiyle Offenbach, tam da Kanadalı gazeteci Doug Saunders’in “Arrival City” olarak tanımladığı kent örneğini teşkil ediyor: uygun kiralara ev, ilişkiler üzerinden belki bir iş bulabileceklerinden, göçmenlere iyi bir başlangıç imkanı sunan, metropol kenarlarında -Offenbach örneğindeki metropol Frankfurt/Main- bulunan bölgeler. Oldukça ilgi gören aynı adlı kitabında Saunders, “Arrival City”lerin bu sayede göçmenler için çoğu zaman bir nevi sosyal bir sıçrama tahtası işlevi gördüğünü ifade ediyor. Offenbach’ı pek çok kez ziyaret etmiş olan yazar şöyle diyor: “Offenbach’ta, örneğin kent merkezindeki pazar meydanı çevresinde, oldukça başarılı bulduğum bir göçmen mahallesi var. Göçmenler burada bir başlangıç yapma imkanına sahip, yerleşebilir, küçük bir iş kurabilirler.” Bir “Arrival City” örneği olarak Offenbach, Venedik Mimarlık Bienali’ndeki Alman pavyonunda da önemli bir rol üstleniyor. Almanya’nın bienale katılımından sorumlu Frankfurt/Main’daki Alman Mimarlık Müzesi’nin (DAM) konsepti “Making Heimat” (“Yurt Yaratmak”). Sergi 27 Kasım 2016’ya kadar gezilebilir.

“Offenbach loves you”

Offenbach’a dair bir başka heyecan verici unsur da kentteki yaratıcı potansiyel. Elbette bu durumun, kentteki ünlü Tasarım Yüksek Okulu öğrencileriyle yakından ilgisi var; genç sanatçı ve tasarımcılar epey bir şeyi harekete geçiriyor. Örneğin Loimi Brautmann. Frankfurt doğumlu, İsrail’de yetişmiş Brautmann, Offenbach’ta eğitim görüyor. Ona göre bu kenti sevmek hiç de zor değil. Özellikle de kentin sahip olduğu uluslararasılık, kenti çekici ve eşsiz kılıyor; “Özel bir Offenbach havası diye bir şey var. Tam olarak betimlemek zor bu hissi.” Brautmann’a göre bu hissi duyabilmek için insanın açık ve yeniliklere hazır olması gerekiyor. Brautmann, yaptığı keşifleri, Leh diskoların ve bir caminin de ziyaret edildiği sıra dışı kent turlarıyla kentin ziyaretçileriyle paylaşıyor. Projesinin adı “Offenbach loves you”.

www.makingheimat.de

www.oflovesu.com

© www.deutschland.de