Dayanışma ilkesi

Almanya ve Çek Cumhuriyeti mülteciler konusunda diyalog halinde. Prag’da gerçekleşen Göç Diyaloğu buluşmasında Ürdün’de mültecilere yönelik ortak bir yardım projesi yürütme kararı alındı.

Deutsche Botschaft Prag (Foto: Tomas Krist) - Dialogue on Migration

İltica ve göç konusunda konuşmak üzere bir araya gelmek için herhalde Prag’daki Alman Büyükelçiliği’nden daha uygun bir yer bulunamaz. Zira 1989 yazı sonunda Doğu Almanya’dan kaçan binlerce mülteci Federal Almanya Cumhuriyeti elçiliğinin bahçesini işgal ederek ülkeye giriş izni talep etmişti. Dönemin Dışişleri Bakanı Hans Dietrich Genscher, 30 Eylülde elçiliğin balkonuna çıkarak kalabalığı coşkuya boğan açıklamayı yapmıştı. Elçilik o günden bu yana özgürlüğün coşkusunun bir sembolü.

Bugün gene çok sayıda insan Almanya, Çek Cumhuriyeti ve Avrupa’daki diğer ülkelerde kendilerine birer sığınak arıyor. Avrupa Birliği ülkeleri arasında çok yüksek sayılara ulaşan mültecilere yönelik nasıl bir tutum içerisinde olunması gerektiğine yönelik farklı yaklaşımlar hakim. Almanya ve Çek Cumhuriyeti de zaman zaman bu konuda fikir ayrılığına düşen ülkeler arasında yer aldı. Özellikle de 2015 yılında Avrupa’ya akın eden kişi sayısı büyük bir artış gösterdiğinde. İki ülke, aradaki diyalog zeminini yitirmemek adına Çek-Alman Göç Diyalogu’nu hayata geçirdi. Alman Dışişleri Bakanlığına bağlı devlet bakanlığı yapan Avrupa işlerinden sorumlu Michael Roth, 28 Kasım 2016 tarihinde Prag’daki Alman Büyükelçiliği’nde Çek sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle gerçekleştirilen buluşmada “ortak meydan okumalara karşı ortak çözümlere ihtiyacımız var”, dedi.

Ürdün’de mülteciler için ortak proje

Üçüncüsü gerçekleştirilen Göç Diyaloğu bu buluşmayla start aldı. Her iki ülke yönetiminin temsilcileri Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığında daha sonra gerçekleştirilen toplantıda işbirliğinde atılacak somut adımları belirlediler. Bu doğrultuda Ürdün’de mültecilere yönelik bir proje için ortak çalışma kararı alındı. Diyalog partnerleri, Avrupa’nın dikkatini mültecilerin geldikleri ve Avrupa’ya ulaşmak için kullandıkları transit ülkelere yöneltmesi gerektiği konusunda da tam bir fikir birliği içerisinde.

Bu anlayış Michael Roth ve Çek Hükümetinin başdanışmanı Vladimír Špidla’nın Prag’da imzaladığı ortak açıklamada da dile getirildi. Bu açıklamaya göre mültecilere yönelik her türlü çaba ve faaliyetin temelinde dayanışma, insanlık ve ortak sorumluluk gibi değerler yer alıyor. Ayrıca gelecekte her iki ülkenin bakanlıklarından uzmanların bu alanda mültecilerin iş piyasasına entegrasyonu gibi ayrıntılı başlıklar konusunda daha yoğun bir fikir alışverişinde bulunması da karar bağlandı.

Alman konuklar Çek sivil toplum kuruluşu Slovo 21’in merkezine yaptıkları ziyarette Çek Cumhuriyeti’nin halihazırda entegrasyon konusunda ne gibi önlemler aldığına tanık olmuştu. Kuruluşun müdürü Jelena Silajdzič, 25 yıl önce bizzat mülteci olarak Sarayevo’dan Çek Cumhuriyeti’ne gelmiş. O dönemde göçmenler için yabancı bir ülkedeki yeni başlangıcı kolaylaştıracak herhangi bir bilgilendirme sistemi olmadığını dile getiren Silajdzič bugün durumun farklı olduğun söylüyor. Bunda Slovo 21’in de payı büyük. Çek yönetiminin görevlendirdiği kuruluş göçmenler için entegrasyon ve dil kursları düzenliyor. Ayrıca gönüllü rehberlik projesiyle yüzlerce Çek ve göçmen ailesi bir araya getirilmiş. Kuruluş bu çalışmalarında gönüllülerden aldığı yardım son derece sınırlı. Silajdzič bu durumu Çek Cumhuriyeti’nde gönüllü yardım kültürünün henüz yavaş yavaş gelişmeye başlamasına bağlıyor.

“Stereotiplere ve yarı doğrulara karşı”

Büyükelçilikte gerçekleşen buluşmada sivil toplum temsilcileri, toplumu çeşitliliğin değeri konusunda ikna etmenin güçlüğünü ve Çek medyasına mültecilere ilişkin haberlerde kullanılan ve özellikle de Müslüman ülkelerden gelen göçmenlere karşı güvensizliği besleyen dil ve üsluptan ötürü duydukları endişeyi dile getirmişler. Kısa süre önce yapılan bir araştırma Çek nüfusunun yaklaşık üçte ikisinin savaştan kaçan mültecilerin ülkeye kabulüne karşı olduğunu ortaya koymuştu. Dolayısıyla diyalog partnerleri Alman konuklardan ülkelerindeki göçmen karşıtlarına kaşı nasıl önlemler aldıkları ve Almanya’nın sığınmacıları farklı kentler ve bölgeler arasına adil bir şekilde dağıtmayı nasıl başardığı konusunda bilgi almak istemişler.

Bu diyaloğun devamı çok yakın zamanda; 2017 yılı başına Berlin’de gelecek. “Göç konusu bir yandan en önemli, bir yandan da en hassas ve tartışmalı meselelerden biri olmayı sürdürüyor”, diyen Michael Roth şunları ekliyor: “Biz gelecekte de AB genelinde stereotiplerin ve yarı doğruların üstesinden gelinmesine yardımcı olmak için olgulara dayalı bir fikir alışverişini sürmesini amaçlıyoruz.”

Avrupa işlerinden sorumlu devlet bakanı Michael Roth’un Şek-Alman Göç Diyalogu’nun açılışı vesilesiyle Prag’da yaptığı konuşma

Çek Hükümeti’nin baş danışmanı Vladimír Špidla ile röportaj