İklim Krizinde Kadınların Güçlendirilmesi

İklim değişikliğiyle mücadele ile eşitlik arasında nasıl bir bağ olduğunu, Almanyalı uzmanlar  açıklıyor.

 Su için yürünen uzun yollar, eğitim için daha az zaman
Su için yürünen uzun yollar, eğitim için daha az zaman picture alliance / photothek

Almanya, G7 Dönem Başkanlığı sırasında daha cinsiyet eşitliğini artırmak ve geleceği daha sürdürülebilir kılmak için sorumluluk üstleniyor. Kadınlar iklim değişikliğinden erkeklerden daha fazla etkilendikleri için bu iki konu birlikte ele alınıyor. Almanyalı uzmanlar, iklim krizinin neden daha fazla cinsiyet eşitsizliğine yol açtığını ve şimdi yapılması gerekenleri açıklıyor.

Elke Ferner, UN Women Almanya Başkanı

Elke Ferner

“Krizler, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılık da dahil olmak üzere mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor. Örneğin yerli kadınların yaşamları büyük ölçüde doğal kaynaklara bağlı olduğundan, kuraklık ve sel nedeniyle geçim kaynaklarını kaybediyorlar. 2004’te Sri Lanka ve Bangladeş'te meydana gelen tsunamide, evde kaldıkları ve çok geç uyarıldıkları ve de büyük çoğunluğu yüzme bilmediği için, çok daha fazla kadın öldü. Başka bir örnek: Yakacak odun ve su kıtlaştığında, kız çocukları ve kadınlar daha uzun mesafeler kat etmek zorunda kalıyor, bu da onların cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalma risklerini artırıyor ve onlara eğitim, gelir getiren istihdam veya toplumsal yaşama katılmaları için daha az zaman bırakıyor.

Jan Kowalzig, Oxfam Almanya Senior Policy Adviser Climate Change

Jan Kowalzig

“Kültürel, sosyal veya ekonomik marjinalleşme genelde, özelllikle kadınları iklim krizine karşı savunmasız hale getiriyor. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak, aileye bakmakla sorumlu kadınlar, gelir elde etmek yerine su ve besin temin edebilmek için genellikle daha fazla zaman harcıyorlar. Kıtlık bu hale geldiğinde, kızlar okula gitmek yerine örneğin, önce tarladaki işlere yardım etmek zorunda kalıyorlar. Ayrıca, kadınlar genelde siyasi kararların alınmasından dışlanıyor. Oysa onlar, geleneksel rolleri nedeniyle, çoğu zaman etkili önlemlerin nasıl planlanması gerektiğini daha iyi biliyorlar.”

Gotelind Alber, GenderCC-Women for Climate Justice Yönetim Kurulu Üyesi

Gotelind Alber

“İklimin korunmasına yönelik çalışmada cinsiyet eşitliği talebi, iklim değişikliğinin tüm yönleriyle cinsiyetleri ilgilendirdiği bilgisine dayanmaktadır. İklim politikası alanındaki her türlü müdahale nasıl ekonomik uygulanabilirliği ve çevresel etkisi açısından denetleniyorsa, aynı şekilde sosyal adalet ve cinsiyet adaleti üzerindeki etkilerinin de standart olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu, bağlayıcı biçimde saptanmalı ve cinsiyet ekspertizleri de buna dahil edilmelidir.”

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: