Ana içeriğe geç

Bisiklet krallığı

deutschland.de, gelecekte hareketliliğin nasıl olacağını araştırıyor: Hollanda’da endişe duymaya gerek kalmadan bisikletli ulaşıma elverişli kılan özellikler.

Kerstin Schweighöfer, 03.09.2019
Hollanda’daki bisiklet sayısı ülke nüfusundan fazla.
Hollanda’daki bisiklet sayısı ülke nüfusundan fazla. © IStock/dennisvdw

Önde bir çocuk, arkada bir tane daha. Her iki yanda ağzına kadar dolu alışveriş torbaları. Üstelik bisiklet kaskı olmadan. Almanya’dan Hollanda’ya beni ziyarete gelen arkadaşlarımın gözünde canına susamışlık olan bu hal, Hollandalılar için dünyanın en doğal şeylerinden biri. Sele üstünde gerçek denge ustaları olan Hollandalılara bisiklet kaskı dediğiniz anda kaşları çatılıyor ve sözlerinize anlam veremiyorlar: “Daha neler!” diye itiraz ediyor İna. Çünkü o zaman bisikletle ilerlerken rüzgar saçlarını okşayamazmış; fietsen (bisiklet sürmek) deyince olmazsa olmazlardan biri olarak. En azından bu topraklarda.

Kazalarda kusur araç sürücülerine ait

Öte yandan Hollanda’da bisikletliler gerçek anlamda koruyup kollanıyor. Bisiklet sürücülerini trafikte korumaya yönelik özel bir yasa dahi var: Bisikletlilerin dahil olduğu araç kazalarında istisnalar dışında kusur araba sürücülerine ait kabul ediliyor. Üstelik bisikletler için özel döner kavşaklar, trafik ışıkları, tüneller, köprüler ve sayıları giderek artan hızlı bisiklet yolları var. 2019’da tüm bunlara Utrecht’te hizmete giren dünyanın en büyük kapalı bisiklet parkı da eklendi. Yani bisikletin Hollandalılar için hayatın vazgeçilmez bir parçası olması için pek çok neden var.

Dieses YouTube-Video kann in einem neuen Tab abgespielt werden

YouTube öffnen

Üçüncü taraf içeriği

İçeriği gömmek için etkinliğiniz hakkında veri toplayabilen YouTube kullanıyoruz. Lütfen ayrıntıları kontrol et ve bu içeriği görmek için hizmeti kabul et.

Rıza formunu aç

Piwik is not available or is blocked. Please check your adblocker settings.

Burada işe araba yerine bisikletle giden insanların oranı yüzde 40-45 arasında. Devlet ve yerel yönetimler bu oranı yükseltmek için pek çok önlem ve girişimde bulunuyor. Örneğin kent merkezlerinde arabaların girmesinin istenmediği bisiklet trafiğine ayrılmış bölgeler oluşturuluyor. Mali teşvikler de çok etkili: Pek çok işletme işe gelmek için bir fiets (bisiklet) almak isteyen çalışanlarına mali destek veriyor. Kişilerin karşıladıkları kısım da vergiden düşürebiliyor. Ayrıca işverenler tıpkı arabalarda olduğu gibi işe giderken bisikletle kat edilen her kilometre için çalışanlarına 19 cent ödüyor.

17 milyon nüfuslu Hollanda’da bisiklet sayısı 22,1 milyon

Dünya’da bisiklet yoğunluğu bu kadar yüksek bir ülke daha yok: 17milyon nüfuslu bisiklet krallığında kişi başına ortalama 1,3 bisiklet düşüyor. Ama dikkati elden bırakmamak gerek: Bisiklet yollarında hem ortalama hız hem de yoğunluk arttı. Özellikle Amsterdam’ı ziyarete gelen turistler kenti kiralık bisikletlerle keşfetme hatasına düşebiliyorlar.

Oysa Amsterdam’daki fietserler aman dinlemiyor: Her yönden aniden çıkıverirler ve üstelik tozu dumana katarak giderler. Dolayısıyla turistler için gediklisi olmadıkları bisiklet trafiği tehlikeli olabiliyor. Dolayısıyla Almanya’dan gelen ziyaretçilerimle kenti yayan gezmeyi tercih ediyorum. Bu bile başlı başına bir macera; zira kimi zaman insan kendini ancak kenara ani bir sıçrayışla bir fietserin gazabından kurtarabiliyor.

Çıkarılacak dersler

Trafikte önceliğin öyle pek de arabalarda olması gerekmiyor. Bisikletlerin yollarda kendilerine ayrılmış alanlara ihtiyacı var. Bu gerçekleştiğinde kentlerdeki pek çok insan bu çevre dostu ulaşım alternatifini tercih edebiliyor.

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany?
Subscribe here: