“Çocuklar dünyayı keşfe çıkamıyor.”

Dışarı çıkma kısıtlamaları ve sosyal mesafe kuralının çocuklar üzerine nasıl bir etkisi oluyor? Psikolog Elisabeth Raffauf bizim için cevapladı.

Yaşıtlarıyla bir arada olamamaktan en çok çocuklar olumsuz etkileniyor.
Yaşıtlarıyla bir arada olamamaktan en çok çocuklar olumsuz etkileniyor. Aron M - Austria - stock.adobe.com

Sayın Raffauf, korona pandemisi günlerinde mesafe korumak en önemli kural haline geldi. Yetişkinler için zahmetli olan bu durum, çocuklar içinse çok daha zor. Bu, neden kaynaklanıyor?

Yetişkinlere nazaran çocuklar, duygularına daha yakın yaşıyorlar. Dünyayı tüm duyularını kullanarak keşfediyorlar; görerek, duyarak, ama aynı zamanda koklayarak, tadına bakarak ve dokunarak. Kızdıklarında birbirlerini itiyor, hoşlandıklarında sarılıyorlar.

Sosyal mesafe kuralı, çocukların doğal gelişimlerini engelliyor.

Psikolog Elisabeth Raffauf

Haftalar boyunca sadece en yakın aile bireyleriyle temas edebiliyor olmaya çocuklar nasıl tepki veriyor?

Farklı tepkiler söz konusu. Ama tüm çocukların doğal gelişimlerinin engelleniyor olduğu bir gerçek. Haydi dünyayı keşfetmeye demek artık öyle kolay değil. Çok küçük yaşta olanlar, neden arkadaşlarını göremediklerini ya da anneannelerini, babaannelerini neden öpemediklerini anlayamıyor. Bu da çocuklarda bir güvensizliğe yol açıyor. Ergenlik çağındaki çocukların en büyük istekleri normalde anne babalarından bağımsız bir şeyler yapabilmek, bugün bu özgürlükleri ellerinden alınıyor. Bu da onların mutsuz, sinirli, korkak hatta bazen üzgün olmalarına neden oluyor.

Sosyal mesafe kuralının çocuklar üzerindeki etkilerini dengelemek için anne babalar ne yapabilir?

Anne babaların her şeyden önce anlayışlı olması gerekiyor. Durumun ne kadar zor olduğunu görüyor olduklarını çocuklarına hissettirmeliler. Bunu yaptıklarında çocuklar da, duygularının doğal ve normal olduğuna emin olacaktır. Sorunlu olanın dünyanın içinde bulunduğu durum olduğunu, kendilerinde bir sorun olmadığını anlayacaklardır.

Durumun elbette çocuğun yaşına göre açıklanması da çok önemli. Anne babalar, durumu en iyi şekilde nasıl değerlendirebilecekleri konusunda çocuklarla birlikte karar verebilir. Günümüzü nasıl planlayabiliriz? Kendimizi güvende hissedebileceğimiz neler yapabiliriz? Elbette her zaman hayal kurmaya ve ileriye yönelik planlar yapmaya da izin var: mesela “bu özel durum geçtiğinde bir ‘sarılma partisi’ düzenleyeceğiz” denebilmeli.

Fransa, İtalya ve İspanya’da sokağa çıkma kısıtlamaları belli dönemlerde o kadar katı uygulanıyor ki, çocuklar evden dışarı hiç çıkamıyor. Bunun nasıl bir etkisi oluyor?

Dışarıda hareket edebilmek, aile üyelerinden biraz da olsun uzaklaşabilmek ve evdeki dört duvarın dışında bir şeyler görebilmek insanın ruhuna iyi gelen şeyler. İspanya ya da İtalya gibi ülkelerde hayatın önemli bir bölümü aslen dışarıda, meydanlarda geçiriliyor: meydanlar insanlar için bir nevi oturma odası, bu ülkelerdeki evler de nispeten daha küçük. Almanya’da yaşayan bizler için bu durum, kısıtlamaların daha ne kadar süreceğine bağlı. Daha uzun sürmeleri durumunda hareket özgürlüğüne getiren kısıtlamaların, izolasyonların etkisi olumsuz olacaktır. Böyle bir durum, bir iki hafta sürdüğünde sorun olmayabilir ama aylar ya da yıllar sürmesi durumunda insanlar tarafından içselleştirilebilir.

Psikolog Elisabeth Raffauf
Psikolog Elisabeth Raffauf

Psikolog Elisabeth Raffauf, çocuk yetiştirme danışmanlığı sunan bir dairede grup yöneticisi. Psikologun ergenlik, cinsel eğitim ve kız çocukları konulu kitapları bulunuyor.

Röportaj: Sarah Kanning

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: