“Pek çok insanın kaderini olumlu yönde etkiliyoruz”

Sağlık, insani yardım ve insan hakları; BM kenti Cenevre’de Almanya’nın rolü üzerine büyükelçi Michael von Ungern-Sternberg açıklamalar yapıyor.

Cenevre’de BM İnsan Hakları Konseyinin toplantısı
Cenevre’de BM İnsan Hakları Konseyinin toplantısı UN Photo/Jean-Marc Ferre

Cenevre Birleşmiş Milletlerin operasyonel merkezi sayılıyor. Büyükelçi Michael von Ungern Sternberg, Almanya’nın günümüzün acil meselelerinin çözülmesinde yaptığı katkılarını anlatıyor.

Botschafter Ungern-Sternberg
Michael von Ungern-Sternberg Kay Nietfeld/dpa-Zentralbild/dpa

Sayın Büyükelçi von Ungern Sternberg, Cenevre Soğuk Savaş döneminde gizli toplantıların, ajan buluşmalarının ve barış görüşmelerinin merkezlerinden biri olmasıyla ünlüydü. Kenti günümüzde tanımlayan özellikler nedir?
BM‘nin merkezlerinden biri olan kenti bu bağlamda kısaca tanımlamak örneğin New York’a kıyasla çok daha zor. New York BM merkezi olarak ev sahipliği yaptığı Genel Kurul, Güvenlik Konseyi ve Genel Sekreterliği ile son derece net bir yapıya sahip. Cenevre ise kimi açılardan çok farklı amaçlara, görevlere ve kuruluş geçmişlerine sahip çok sayıda uluslararası kuruluşu barındırıyor ve sık sık barış müzakerelerine ev sahipliği yapabiliyor.

Bu kompozisyon belli bir profili yansıtıyor mu, yoksa rastgele bir birleşim mi?
Kabaca bir ortak paydadan söz etmek gerekirse, Cenevre’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin (SDG) ve insan haklarının merkezi olduğunu söyleyebiliriz. Burada SDG başlıklarının büyük çoğunluğunu içine alacak şekilde sağlık, insani yardım alanlarındaki ve toplumsal alandaki çalışmalar yürütülüyor. Cenevre Birleşmiş Milletler’in operasyonel merkezi sayılıyor.

İnsan haklarına riayet edilmesini sağlamak sürekli bir mücadeleyi gerektiriyor.

MICHAEL VON UNGERN-STERNBERG

Kent bu anlamda bağımsız bir BM merkezi mi?
Cenevre büyük BM ailesinin bir üyesi. Buna tamamen bağımsız karar alma organlarına sahip BM kuruluşları da dahil. Örneğin ILO, WHO ve WTO bunlardan bazıları. Yani öncelikli olarak belirlenen sosyal, insani ve ticari konuların ele alındığı Cenevre’de yürütülen çalışmalar, barış ve güvenlik konularının daha ön planda olduğu New York’taki çalışmaları tamamlayıcı nitelikte diyebiliriz.

O halde Almanya’nın bu yılın başından bu yana Güvenlik Konseyi geçici üyesi olmasının sizin için çok da önemli bir rolü olmasa gerek.
Tam öyle denemez. Evet, çalışmaların asli kısmı New York’ta yürütülüyor. Fakat Almanya üyelik döneminde insan hakları ve iklim koruma gibi Güvenlik Konseyinde geleneksel anlamda pek yeri olmayan, ama bizim geniş güvenlik kavramımızın içine giren konuları da gündeme taşımayı hedefliyor. İnsan haklarının ihlal edildiği ülkelerde gelişmelerin krize evrilme tehlikesi özellikle yüksek oluyor. Bu belirgin bağlantı dolayısıyla bu konuları Güvenlik Konseyine daha kararlı şekilde taşımayı planlıyoruz. Bu alanda çalışan bazı kuruluşların merkezleri Cenevre’de olduğu için BMGK üyeliği bizim çalışmalarımızı da etkiliyor. Hedefimiz Cenevre ve New York arasındaki mesafeyi daha da azaltmak.

İnsan haklarına gelirsek: İnsan Hakları Konseyi sıklıkla çok zayıf, hatta sadece göstermelik olmakla itham ediliyor. Sizin Konse’ye yaklaşımınız nedir?
Biz bu şekilde yaklaşmıyoruz. İnsan haklarına riayet edilmesini sağlamak şüphesiz sürekli bir mücadeleyi gerektiriyor. Bu nedenle bu konuyu Güvenlik Konseyi üyelik süreci programımızın bir parçası yaptık. Fakat İnsan Hakları Konseyini işlevsiz ya da etkisiz olarak tanımlamanın son derece isabetsiz olduğu görüşündeyim. Geçtiğimiz yıllarda yapılan önemli reformlar doğrultusunda İnsan Hakları Komisyonu‘nun yerini bu konsey aldı ve bunun neticesinde Batı dünyasının ağırlığı görece azalmış oldu ve bu da ve belli kesimlerde eleştirilere neden oldu.

Siz bu eleştirilere katılıyor musunuz?
Kanımca Cenevre’de İnsan Hakları Konseyinin ikna ediciliğinin ve otoritesinin reformla birlikte arttığı görüşü hakim. Günümüzde reformlar öncesi sahip olmadığımız ve tüm dünyada insan hakları koşullarının iyileştirilmesine katkıda bulunan belli mekanizmalara sahibiz.

Örneğin hangi mekanizmalar?
Mesela UPR olarak adlandırılan “Universal Periodic Review“ (Evrensel Periyodik İnceleme) prosedürü. 2007’den bu yana uygulanan bu prosedürle her ülke düzenli aralıklarla incelemeye tabi tutuluyor. Bu uygulamada Kamboçya, Ruanda, Çin, Suudi Arabistan ya da ABD kadar Almanya da aynı dikkatle mercek altına alınıyor. Almanya 2009, 2013 ve 2018 yıllarında incelemeye tabi tutuldu.  Bu süreçte göçmenlere yönelik muamele ya da kadın erkek eşitliği gibi insan haklarına yönelik potansiyel ihlaller büyük dikkatle irdeleniyor. Ayrıca bir sonraki incelemeye kadar ülkelerin son rapordaki noktalara ilişkin ne gibi önlemler aldığını bildirmesi zorunluluğu da var.

Uluslararası ticaret, mülteci krizi, insan hakları ve küresel salgın hastalıklar: Almanya Cenevre’de bu alanlardan hangisine büyük önem atfediyor?
Biz her alanda yapıcı katkı sunmaya çalışıyoruz, çünkü daha önce de belirttiğim üzere biz yumuşak güvenlik faktörlerinin önemine inanıyoruz ve Cenevre tam da bunların ele alındığı merkez. Dünyanın mevcut durumunda, kriz önleyici çalışmalara daha çok ağırlık verilmesi gerektiğini net bir şekilde ortada. Almanya günümüzde ikili ilişkiler kapsamında insani yardım konusunda ikinci en büyük finansör. Merkezleri burada bulunan ve bu alanda çalışan 20 ila 30 yardım örgütüyle iletişim halindeyiz.

Önümüzdeki aylarda sizi en çok meşgul edecek konuların hangisi olacağı konusunda bir tahmininiz var mı?
Bu konuda kesin emin olmak asla mümkün değil; BM dünyadaki durumu yansıtıyor ve bu durum günümüzde oldukça karmaşık. Fakat ticari meselelerin ve akıl almaz bir insani krizin hüküm sürdüğü Yemen meselesinin bizi derinden meşgul etmeyi sürdüreceği kesin. Neyse ki bu alanda bir hareketlenme var. 2018 sonunda gerçekleşen İsveç müzakerelerinde kaydedilen ilerlemenin sürdürülmesi gerek. Cenevre’deki kurumlar ve Almanya olarak tabii ki Yemen meselesindeki aktörlerden yalnızca biri olsak da mümkün olduğunca çok insanın kurtulmasına katkıda bulunmak istiyoruz.

Söyleşi: Frıederıke Bauer

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: