“Barışı insan ruhunun derinlerine işlemek”

Dışişleri Bakanlığı bünyesinde Devlet Bakanı ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Komitesi Başkanı Maria Böhmer’le UNESCO’nun 70. yılı vesilesiyle kısa bir söyleşi.

dpa/Martin Schutt - Maria Böhmer

UNESCO’nun kuruluş sözleşmesi 70 yıl önce imzalandı. Bugün UNESCO akıllara öncelikle Dünya Kültür Mirası’nı getiriyor. 1000’den fazla yer Dünya Mirası listesinde, bunların 40’ı da Almanya’da. “Dünya Mirası” etiketine niçin ihtiyaç duyuldu?

UNESCO İkinci Dünya Savaşı’nın ardından barışı eğitim, bilim ve kültür alanlarında işbirliği içinde insan ruhunun derinlerine işlemek amacıyla kuruldu. Buradan UNESCO bugüne kadar çok çeşitli faaliyetler geliştirdi ve her kuşak için bu hedefi yeniden anlamlı kılıyor. Dünya Mirası Sözleşmesi de, en önemli kültürel ve tarihi anıtları diyaloga dayalı bir süreç içinde insanlığın korumasına emanet etmeyi amaçlıyor. Bu anıtların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması milletler topluluğunun ortak görevi.

Kriz ve savaş bölgelerinde kültürel varlıkların tahribatı endişeler yaratıyor. UNESCO burada ne yapabilir, Almanya nasıl bir rol oynuyor?

UNESCO üye devletleri 2015 Kasımında Paris’te yaptıkları genel kurulda silahlı çatışma ortamlarındaki kültürel varlıkların ve çeşitliliğin korunmasına yönelik bir stratejiyi karara bağladılar. Bu strateji Dünya Mirası Komitesi’nin Bonn deklarasyonuna ve BM’in “Saving the Cultural Heritage of Iraq” başlıklı kararına dayanıyor ve krizlerden etkilenen ülkelerde kültürel varlıkların kaybına karşı önleyici ve gözetici tepkiler verilmesi ve sistematik olarak insani faaliyetler ve barışın tesisi çalışmalarına dahil edilmesi için bu ülkelerin desteklenmesini hedefliyor. Almanya gerek ulusal, gerek ikili ilişkiler gerekse de çok uluslu ilişkiler düzeyinde aynı hedeflere aktif katkı yapıyor. Federal Kabine yağmalanan veya gasp edilen kültürel varlıkların kaçak ticaretiyle etkin mücadele için yeni bir yasa taslağı hazırladı. Almanya ağır hasar görmüş kültür varlıklarının ve tarihi mekanların restorasyonu için yardımlar yapıyor. Dışişleri Bakanlığı ve Alman Arkeoloji Enstitüsü gibi kuruluşlar, varlıkların korunması ve yeniden kazanılması için ön çalışmalara katkıda bulunuyor. UNESCO’yla yakın işbirliği içinde çalışıyoruz.

2015 yılında, UNESCO’nun kuruluş sözleşmesinin yanında bir diğer yıl dönümü daha var: Ekim ayında UNESCO’nun Kültürel İfade Çeşitliliğinin Korunması ve Geliştirilmesi Hakkında Sözleşme’nin onuncu yılı kutlandı. Bu sözleşme Alman kültür ve medya politikası açısından ne kadar yol gösterici?

Sözleşmenin amacı, kültürel ifade çeşitliliğinin korunmasında devletin, ekonomi çevrelerinin ve sivil toplumun ortak sorumluluk içinde hareket etmesini güçlendirmek. Bu anlayış bizim demokrasimizin ve çoğulcu bütünlüğümüzün esasını ilgilendiriyor ve yaratıcılık ve rekabet için önemli bir unsur, özelikle de giderek daha hızla ilerleyen küreselleşme ve liberalleşmenin yaşandığı günümüzde.

UNESCO’nun kuruluş sözleşmesinin imzalaması 16 Kasım 2015’te 70. yılını dolduruyor

www.unesco.de

www.auswaertiges-amt.de

www.dainst.org

© www.deutschland.de