“Takdire şayan bir motivasyon”

Almanya’ya sığınan pek çok genç öğrenimlerini ya da profesyonel yaşamlarını yarıda bırakmak zorunda kalmış. Alman üniversiteleri pek çok mülteciye akademik eğitim için yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor.

dpa - Refugees

Neden tren sözcüğünün (Zug) artikeli der olmasına rağmen banliyö treninin (S-Bahn) artikeli die? Neden “tren aktarmasız mı” (Ist der Zug direkt?) diyemiyoruz da “bu aktarmasız bir bağlantı mı” (Ist es eine Direktverbindung) diye sormamız gerekiyor? Birkaç ay öncesine kadar Suriye ya da Afganistan’da yaşayan insanlar kurslara başlayınca bu dilin ne kadar karmaşık olduğu Almanlar için bile anlaşılır hale geliyor. Tıpkı her biri yükseköğrenim görmüş yaklaşık 20 mültecinin beş aydır devam ettiği Potsdam’daki bu kursta olduğu gibi. Öğrenciler hayali bir tren yolculuğu sırasında geçen diyalogların üstesinden hatasız bir şekilde gelmeye çalışırken yabancılara “sen” (Du) diye hitap edilemeyeceğini ama kurstaki arkadaşları için bu hitap şeklinin uygun olduğunu da öğreniyorlar.

“Refugee Teachers Welcome”

Potsdam Üniversitesindeki Almanca kursu Alman üniversitelerinin buraya iltica eden yükseköğrenim öğrencilerine yönelik sunduğu pek çok hizmetten biri. Bu kurs büyük çoğunluğu Suriye’den gelen ve iltica etmeden önce ülkelerinde öğretmenlik yapmış olan mültecilere yönelik “Refugee Teachers Welcome” programının bir parçası.

Programın katılımcıları bir yıllık kursun sonunda Alman yasalarına göre resmi olarak öğretmen statüsüne ulaşmış olmasa da Almanca öğrenmiş, Alman eğitim sistemine, müfredata ve pedagojiye yönelik kurslara katılmış ve Almanya’daki bir okulda dersleri izleme olanağına kavuşmuş oluyorlar. Programı düzenleyenlerin umudu mezunların örneğin iltica etmiş ilk ve orta öğretim öğrencilerine yönelik “hoş geldiniz sınıfı” olarak adlandırılan sınıflara destek personeli olarak çalışabilmeleri. Programın Koordinatörü Fredrik Ahlgrimm bu konuda görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor. İltica eden öğretmenler programa büyük ilgi göstermiş: Başlangıçta 20 kişilik kontenjan planlanan programa 700 kişi başvurmuş ve bunun üzerine kontenjan sayısı 60’a çıkarılmış. Brandenburg eyalet yönetimi de projenin finansmanına katkıda bulunuyor.

SPD’ye yakın Friedrich Ebert Vakfı’nın tahminlerine göre sayıları yaklaşık bir milyona yaklaşan mülteciler içinde akademik eğitim almak isteyenlerin sayısının 50.000’i bulabileceği tahmin ediliyor. Alman üniversiteleri 2015 yılından itibaren bu duruma karşı hazırlıklı olmak için çalışmaya başladı. Özellikle de pek çoğu tatil dönemlerinde mülteci yurtlarındaki ilk kabul çalışmalarına gönüllü olarak yardım eden üniversite öğrencilerinin katkısı büyük.

Futbol oynarken Almanca öğrenmek

Mültecilere yönelik öğrenci inisiyatifleri çok geniş bir yelpazeye yayılıyor: Örneğin “yeni gelenler”e barınma ve kampüse adapte olmakta ya da hukuki konularda yardımcı olmayı amaçlayan partner programları var. Augsburg’dan Gießen’a, Leipzig’den Hamburg’a tüm ülkede “Refugee Law Clinic” adı verilen ve özel eğitim almış hukuk öğrencilerinin mültecilere sığınma talebi sürecinin çetrefilli yollarında yol gösterdiği ve hukuki yardım büroları mevcut. Münih’teki MigraMed ve Regensburg’daki Migrantenmedizin e.V. gibi kuruluşlar bünyesindeki tıp öğrencileri de buna benzer bir modelle mültecilere doktor muayenesine gitme gibi konularda yardımcı oluyor.

Pek çok inisiyatif de mülteci yurtlarında dersler vererek, hoş geldiniz sınıflarını ziyaret ederek ya da kampüste mültecilere yönelik Almanca kursları sunarak kültürler arası iletişime katkıda bulunuyor. Kimi zaman Almanca öğrenmek hedef grubun yalnızca oturup sözcükler öğrenmesine kıyasla çok daha fazla keyif alabileceği etkinliklerle birleştiriliyor: Hildesheim Üniversitesi’nde kurulan FuNah adlı dernek etüt ve danışmanlık yardımını futbolla birleştiriyor.

“Bu insanlar akademik eğitim istiyor”

Üniversite yönetimleri konuk öğrenci programlarının yanısıra özellikle de dil ve hazırlık kursları sunuyor. Bu alandaki en büyük programlardan biri Welcome@FUBerlin. 2017 yaz döneminden itibaren program dahilinde çocuk bakımı hizmeti de sunulacak. Proje koordinatörü Florian Kohstall “hepimiz daha neler yapılması gerektiğini süreç içerisinde öğreniyoruz. Bu süreçte özellikle de kadınların katılımını daha kolay hale getirmek için çocuklarla da ilgilenmemiz gerektiğini anladık.” 

2015 Ekiminde gerçekleştirilen bilgilendirici etkinliğe akademik eğitim almaya hevesli 100’ü aşkın kişi katılmış. İlk kursu bir ay içerisinde tamamlayan 72 kişilik ilk grup şu anda normal öğrenim programına dahil olmuş durumda. “Pek çoğunun gösterdikleri motivasyon gerçekten takdire şayan” diyen Kohstall katılımcıların hedefinin kısa zamanda “gerçek anlamıyla” öğrenime başlamak olduğunu belirtiyor. “Bu insanlar akademik eğitim almak istiyor; bir de olabildiğince hızlı şekilde para kazanabilmek”. Bu konuda üniversitelerin ciddi boyutlarda danışmanlık ve oryantasyon hizmeti sunması gerektiğini dile getiren Kohstall’e göre bir süredir kimlik belgeleri tamam olmayan ya da kalıcı sığınma hakkı tanınmamış adaylarında öğrenim görme ve öğrencilere yönelik finansal destek programı Bafög’den faydalanma şansına kavuşmuş olmasının da önemli olduğunu ekliyor: “Bu doğrultudaki asli gedikler kapatılmış oldu”.

Olgular ve rakamlar

  • Projelerin pek çoğu Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) tarafından Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı (BMBF) bütçesinden ayrılan payla destekleniyor.
  • “Welcome – Üniversite öğrencileri mülteciler için çalışıyor” adlı program 160’a yakın üniversite öğrencisini destekliyor.
  • Integra” (Mültecilerin Yüksek Öğrenime Entegrasyonu) üniversite yönetimlerinin mültecileri dil ve öğrenim alanına yönelik bilgiler bakımından hazırlamaya dönük yaklaşık 170 projesine destek veriyor.
  • 2016 yılında 6.600 üniversite öğrencisi öğrenime yönelik hazırlık çalışmalarıyla desteklendi.
  • 2019 yılına kadar mültecilerin akademik eğitimine dönük çalışmalar için 100 milyon Avroluk bir bütçe ayrıldı.

DAAD Almanya’da yükseköğrenim görmek isteyen mültecilere yönelik bilgiler sunuyor.

© www.deutschland.de