İnsanlık onuruna uygun çalışma koşulları

Firmalar insan haklarını gözetiyor mu? Bunun saptanması nasıl yapılabilir? Almanya dünyada benzeri olmayan bir izleme inisiyatifini devreye sokuyor.

Değerli hammadde: Bolivya’da lityum madeni
Değerli hammadde: Bolivya’da lityum madeni Marcelo Perez del Carpio/Bloomberg via Getty Images

Almanya’da yerleşik firmaların tüm üretim zincirlerinde insan haklarına uygun hareket etmeleri bekleniyor. Bu talep Ekonomi ve İnsan Hakları Milli Eylem Planı‘nda dile geliyor (NAP). Ama bunun kanıtı nasıl sağlanacak? Almanya geniş çaplı bir izleme inisiyatiyfle firmaların sorumluluklarını ne kadar yerine getirdiğini kontrol eden ilk ülke olacak.

Ekonomi ve İnsan Hakları Eylem Planının hedefleri neler?

Çalışan sayısı 500’ün üzerinde olan 7100 firmanın 2020 yılına kadar en az yarısının insan haklarına uygunluğu gösteren beş ana ölçütü yapısal bir özellik haline getirmeleri hedefleniyor. İnsan haklarının sağlanması kesinlikle firma yönetimleri için ciddi uğraş gerektiren bir süreç olacak:

  1. İnsan haklarına saygı ilkesinin beyanı
  2. İnsan hakları üzerinde olumsuz etki yapabilecek iş süreçlerinin belirlenmesi
  3. Potansiyel olarak olumsuz etki yapabilecek durumlara karşı önlemlerin alınması ve bu önlemlerin etkin olup olmadığının kontrolü
  4. Raporlama
  5. Şikayet mekanizması

Biz sürdürülebilir ve adil bir küreselleşme istiyoruz. İnsan haklarına saygı gösterilmesi bu nedenle merkezi önemde.

Dışişleri Bakanı Heiko Maas

İnsan haklarına aykırılıklar nerelerde oluşabilir?

Örneğin yıkılma tehlikesi olan binalarda veya fabrikalarda korumasız çalışılması, zehirli kimyasallara maruz kalınması, işin hakkı olandan daha düşük ücretle çalıştırma veya hak savunma amaçlı temsilcilikler kurulmasının engellenmesi.

Ama yaşamın temel koşullarının tahribatı da söz konusu olabiliyor. Örneğin pilde kullanılan ve elektro otomobiller için temel önemde olan lityum hammaddesinin elde edilmesi sırasında. Bu işlemin gerektirdiği büyük miktarlarda su kullanımın bölgede yaşayan insanların içme suyu tedarikini riske sokmaması gerekir. Firmaların faaliyetinin durdurulması yerine çözümler aranması esas alınıyor: Hammadde elde edilmesinin karşılığında ilgili firmalar bölge halkıyla diyalog kurarak içme suyu tedarikinin güvence altına alınmasını sağlayabilir. Bu durumda iki taraf da kazançlı çıkar.

NAP programına göre izleme nasıl yürütülecek?

Federal Hükümet 2018 Kasımında bir mektup göndererek firmaları izleme programında yer alma konusunda cesaretlendirdi. Bağımsız bir ekonomi denetleme grubu süreci yönetecek. Bu grup tarafından ilk aşamada gerçekleştrilen görüşmelerde Alman ekonomisinin bir kesitini oluşturan 30 firmadan görüşler alındı. Elde edilen bilgilerden hareketle insan hakklarını gözetme görevine yönelik bir anket hazırlanacak ve iki aşamalı olarak 2019 ve 2020’de firmalara iletilecek. Onların kendi beyanları daha sonra gerçeğe uygunluk kontrolüne tabi tutulacak.

Federal Hükümet başlangıçta firmaların kendi kararlarıyla yükümlülük altına girmesini sürecin başarısı açısından önemsiyor. İzleme sürecinin sonunda yasal düzenleme gerekip gerekmediğine karar verilecek.

Başka ülkeler de zamanla dahil olacak mı?

Küresel bir ağ içindeki bir ekonomide çalışma koşullarının düzeltilmesi, ancak herkes dahil olursa mümkün, özellikle de büyük sanayi ülkeleri. Almanya bu nedenle G7 ve G20 gibi uluslararası forumlarda iş yerinde insan hakları ve sürdürülebilir tedarik zinciri konusuna sahip çıkıyor ve AB içinde ortak hareketi savunuyor.

Ekonomi ve İnsan Hakları Milli Eylem Planı (PDF dosyası)

© www.deutschland.de

Newsletter #UpdateGermany: You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here to: