„Şeffaflık çoğu firmaya zor geliyor“

Federal hükümetin eski İnsan Hakları Sorumlusu Markus Löning, firmalara uluslararası sosyal standartları nasıl yerine getirebilecekleri konusunda danışmanlık yapıyor.  

İnsan hakları uzmanı ve danışman Markus Löning
İnsan hakları uzmanı ve danışman Markus Löning Carolin Pitzke

SayınSayın Löning, federal hükümet yenilerde Alman firmalarındaki insan hakları ve sosyal standartlar konusunda bir araştırma yaptı. Buna göre firmaların sadece yüzde 20’si talepleri yerine getiriyor. Bu sonuç sizin için bir sürpriz mi?
Hayır. Benim edindiğim izlenim şu: Çok sayıda marka firması, özellikle de borsada kayıtlı ve büyük ölçüde dikkatleri üzerine çeken firmalar, konuyu çok ciddiye alıyorlar. Küçük ve orta ölçekli firmalarda durum daha sıkıntılı, bunların genelde kaynakları kıt. Buna rağmen onların da talepleri yerine getirebileceklerine inanıyorum.

Onları bu konuda nasıl destekliyorsunuz?
Prensip olarak onlara Ekonomi ve İnsan Hakları Ulusal Eylem Planı‘nı rehber edinmelerini tavsiye ediyoruz. Eylem planı, iyi bir oryantasyon sunuyor ve uluslararası standartlara uyuyor. Uygulama için gerekli olan şey, ilk olarak firma yönetiminin net bir sinyal vermesi. İkinci adımda, risklerin saptanması gerekiyor. Üçüncüsü şu: Tespit edilen riskler nasıl ortadan kaldırılabilir ya da en düşük seviyeye indirilebilir? Dördüncü olarak, firmaların şeffaf olmaları gerekiyor: Riskleri ve bunlar kaşısında aldıkları tutumu kamuoyuna açıklamaları gerekir. Bu onlara zor geliyor.  

Firmalar size kannatlerinden ötürü mü geliyorlar yoksa kendilerini baskı altında hissetikleri için mi?
Bazı firmalar kendi branşlarındaki kötü duruma daha fazla ortak olmak istemiyorlar. Diğerlerinde ise değişiklik arzusu daha ziyade imaj kaynaklı; imajlarının zedelenmesinden korkuyorlar. Çünkü bu, cironun düşmesi anlamına gelir ve firmayı yatırımcılar için cazip olmaktan çıkarır.   

Korona pandemisinin sürdürülebilir işletmecilikte gerilemeler anlamına gelebeleceği yolunda bir endişe var, çünkü firmalar krizde üstüne üstlük bir de daha katı yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerini savunuyorlar. Böyle bir tehlike görüyor musunuz?
Kesinlikle. Daha bu günlerde, işveren kuruluşlarının bir Tedarik Zincirleri Yasası’na karşı girişimleri oldu. Bunlar, böyle bir yasanın firmaları daha da geriye atacağını söylüyorlar. Bence bu, çok kısa vadeli bir yaklaşım. Tedarik zinciri içindeki risklerle -ki, pandemi de bu risklere dahildir- başetmek, onların üzerine gidildiği takdirde daha kolay olur. Bu nedenle burada ortak standartlara ihtiyacımız var; Avrupa düzeyinde de.

 


Markus Löning, 2010’dan Ocak 2014’e kadar Federal Hükümet İnsan Hakları Politikası ve İnsani Yardım Sorumlusu’ydu. Şimdi, Berlin’de ekonomi ve insan hakları alanında etkin bir düşünce kuruluşunu yönetiyor ve firmalara insan hakları standartlarının uygulanmasında danışmanlık yapıyor.

Söyleşi: Helen Sibum

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: