Ana içeriğe geç

Birliktelik hissi yaratan bayramlar

Almanya’da nasıl kutlamalar var? Şenlik ateşleri ve karnavalların ortak yanı: Almanya’nın bayramları, festivalleri ve gelenekleri.

Inka Schmeling, 27.11.2022
Gengenbach’da “Fastnacht” karnavalı: Bu figürler “Spättlehansel” olarak adlandırılıyor.
Gengenbach’da “Fastnacht” karnavalı © picture alliance / imageBROKER

Almanya’da kışı defetmenin pek çok yolu var: Sylt ya da Amrum gibi Kuzey Denizi adalarında insanlar bunu sahilde büyük şenlik ateşleri yakarak yapmaya çalışıyor. Kuzey Ren-Vestfalya’daysa kış şeytanları, bol şekerin dağıtıldığı, “Alaaf” ve “Kamelle, Kamelle” selamlamalarının duyulduğu renkli, gürültülü karnaval geçit törenleriyle defediliyor. Baden-Württemberg’de, çok daha kasvetli bir şekilde ve ürkütücü, tahta maskelerle kutlanan Svabya-Aleman karnavalı “Fastnacht” ise bambaşka özellikte. Tüm bu gelenekler ne kadar farklı olursa olsun, ortak bir noktaları var: kutlandıkları bölgelerde insanları daima bir araya getiren önemli festivaller bunlar. Tam da bu nedenle UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miraslar olarak tanınıyorlar.

Husum’daki şenlik ateşi kutlamaları
Husum’daki şenlik ateşi kutlamaları © picture alliance / dpa

UNESCO Dünya Miras Alanları Almanya Derneği Genel Müdürü Miles Spohr’un sözleriyle: “Bu ifadeyle, gelenekleri, eski zanaat tekniklerini ve ayrıca da bilgiyi koruyor ve muhafaza ediyoruz”. Almanya’nın somut olmayan kültürel miras listesinde şu an 131 kültürel mirası yer alıyor. Bu sayede bölgelerin kültürel özelliklerinin görünürlüğünü ve daha da geliştirilmesini teşvik ettiklerini ifade eden Spohr şöyle ekliyor: “Böylece bölgesel kimliklerin korunmasına çok güçlü ve çok sürdürülebilir bir katkıda bulunabiliyoruz.”

Bölgesel kimliği şekillendiren bayramlar

Gerçekten de bölgesel kimliği şekillendirmede ortak bir bayram kadar etkili olan başka bir şey yok gibi. Zira gerek şenlik ateşlerinde, gerekse de farklı şekillerde kutlanılan karnavallarda asıl konu kışın defedilmesi değil; bu kutlamalarda her şeyden önce kutlamanın birlikte yapılıyor olması öne çıkıyor. Oxford Üniversitesi öncülüğünde 15 uluslararası üniversite tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ritüeller insanları bir arada tutuyor. Sonuç: Ritüeller eşsiz bir birliktelik duygusu yaratıyor.

Hamburg Liman Festivali milyonlarca kişiyi çekiyor.
Hamburg Liman Festivali milyonlarca kişiyi çekiyor. © picture alliance/dpa

Sahte belgeye rağmen Hamburg Liman Festivali

Hal böyleyken bazı kentlerin festival ya da bayramlarını kestirmeden oluşturmalarına şaşmamak gerek: Örneğin Hamburg limanının doğum günü. Hansa kenti, İmparator Barbarossa’nın Hamburg limanındaki gemilere gümrük muafiyeti tanıyan 7 Mayıs 1189 tarihli beratını kutlamaya 1977 yılında başladı. Berat mektubu muhtemelen sahte olsa da 2023 mayıs ayı başında 834. kez düzenlenecek olan Liman Kenti Doğum Günü’ne yaklaşık bir milyon kişinin katılması bekleniyor.

Festivallerin, bayramların ve ritüellerin gücü tam olarak da burada yatıyor: Katı bir şekilde tarihi olaylara dayanmıyor, zaman ve ihtiyaçlara göre esnek bir şekilde uyarlanabiliyorlar. “Schaffermahlzeit” yemek merasimine ev sahipliği yapan Bremen bunun en güzel örneklerinden biri. Kış sonunda, denizci ve tüccarların birlikte katıldıkları geleneksel yemek merasimi 1545’ten beri aynı kurallara göre düzenleniyordu. Ta ki 2020’de bir kural değişene kadar: Artık “Schaffermahlzeit”a kadınlar da davet ediliyor.

İthal edilen etkinlikler: dünyanın dört bir yanındaki Noel pazarları

Ritüellerce ortaya çıkan “biz” hissinin yayılabilir olduğunu gösteren bir değişim: Bavyera’nın en büyük festivali olan Münih Oktoberfest festivalinde bile ziyaretçilerin beşte biri artık yurtdışından geliyor. Hatta bazı festival ve ritüellerin son derece başarılı bir şekilde ihracat edildiği bile söylenebilir: İngiltere, İtalya ve hatta Şangay'da bile Alman Noel pazarları kuruluyor ve her yıl yüz binlerce insan Ohio’daki “Amerika'nın en büyük Oktoberfest”ine gidiyor. Ne de olsa festival ve ritüellere doyum olmaz.

© www.deutschland.de