Göç Demografik Değişimi Durdurur mu?

Almanya’nın nüfusu azalıyor. Gelen göç bunu dengeleyebilir mi dersiniz? Bunun neden o kadar basit olmadığını bir nüfus araştırmacısı açıklıyor.

Demografik değişime çözüm: Ülkeye uzman eleman alınması.
Demografik değişime çözüm: Ülkeye uzman eleman alınması. Getty Images

Almanya’da her yıl, doğan çocuktan fazla kişi ölüyor. Göçmenlerin ülkeye alınması demografik değişimi dengeleyebilir mi? Bu soruyu, Berlin Nüfus ve Kalkınma Enstitüsü Yünetim Kurulu Başkanı demograf Reiner Klingholz yanıtlıyor.

Nüfus bilimci Reiner Klingholz
Nüfus bilimci Reiner Klingholz dpa

Sayın Klingholz, gelen göç Almanya’nın demografik sorunlarını çözebilir mi?
Bu, demografik değişime hangi cepheden bakıldığına bağlı. Nüfus gerilemesi bir sorun olarak görülüyorsa, göç elbette buna karşı etki edebilir. Şu andaki hesaba göre, nüfusu istikrarlı kılabilmek için her yıl yaklaşık 200.000 göçmene ihtiyacımız var. Zamanla bunun daha da artması muhtemeldir. Soru şu: Nüfusta istikrar sağlanması isteniyor mu acaba? Çünkü bunun kendisi bir değer değil. Demografik değişim -örneğin istihdam alanında olduğu gibi- başka sorunları da yanında getiriyor. Gelen göç burada da yayarlı olabilir. Ancak bu daha zor, çünkü konu salt sayı konusu değil, aynı zamanda gelen göçmenlerin yetenekleri de bir konu.

Emeklilik yaşını, yükselen yaşam beklentisine göre ayarlamak zorundayız.

Nüfus bilimci Reiner Klingholz

Daha fazla kalifiye elemanın Almanya’ya gelmesi için ne yapılması gerekir?
Kanada ve Avustralya gibi ülkelerin yaptıklarına yönlenmek gerekir. Yani gerçekten yurt dışında uzman „aranmalı“ ve bu amaçla tüm dünyada anlaşılabilir ve erişilebilir platformlar oluşturulmalıdır. Bu platformun, Almanya’ya göçün nasıl düzenlendiğini ve hangi branşlarda uzman arandığını tam olarak açıklaması gerekir. Ayrıca platformun iş teklifleri yapması ve insanları -örneğin onlara daha kendi ülkelerinde lisan kursları sağlamak suretiyle- Almanya’da kendilerini ne beklediği konusuna hazırlaması gerekir.

Almanya demografik değişime karşı daha başka nasıl karşı koyabilir?
Birincisi: emeklilik yaşını yükselterek. Ortalama yaşam süresi yükseliyor ve bu yükseliş yaşamın sağlıklı yaşlarında bir şekilde finanse edilmek zorunda. Emeklilik yaşının yükselen yaşam beklentisine endekslenmesi en iyi çözüm olacaktır. Bugün ortalama 40 yıl çalışıyoruz ve 20 yılı emeklilikte geçiriyoruz. Bu oranın ikiye bir olarak muhafaza edilmesi gerekir. Bunu yasal olarak düzenlemek mümkün; birçok İskandinav ülkesi bunu bu şekilde gerçekleştirmiş durumda. Ben çok şık bir çözüm olarak görüyorum, çünkü bu durumda her dört yılda bir emeklilik yaşı hakkında siyasi tartışmalara girmek  zorunda kalınmayacaktır. 

 İkincisi: Eğitime yatırım yaparak. Sistemin artan masraflarını omuzlamak zorunda kalacak olan yeni kuşaklar, gerekli gelirleri üretebilecek kadar iyi eğitilmiş olmak zorundadır.

Üçüncüsü: Daha fazla kadını istihdam ederek alarak; hem de sırf yarım gün çalışmaya değil. Elbette bunun aile politikası aracılığıyla mümkün kılınması gerekir.

Röportaj: Helen Sibum

© www.deutschland.de