Ana içeriğe geç
Köln Hayvanat Bahçesi’nde bir suaygırı. Tür tüm dünyada tehdit altında.
Köln Hayvanat Bahçesi’nde bir suaygırı. Tür tüm dünyada tehdit altında. © Kölner Zoo

Hayvanat bahçeleri tehdit altındaki türleri kurtarabilir mi?

Hayvanat bahçeleri yıllardır eleştiriliyor. Hayvanat bahçesi müdürü Theo Pagel, görevlerinin nasıl değiştiğini ve günümüzde tehdit altındaki hayvan türlerinin korunması için nasıl bir katkı sağladıklarını açıklıyor.

29.07.2026Luca Rehse-KnaufLuca Rehse-Knauf

Profesör Pagel, günümüzde modern hayvanat bahçeleri tehdit altındaki hayvan türleri için nasıl bir rol oynuyor?

Günümüzde bilimsel metotlarla yönetilen hayvanat bahçeleri, uluslararası tür korumasının önemli bir parçası. Köln Hayvanat Bahçesi 1860 yılında kurulduğunda tür koruma pek de önem taşımazken, artık türlerin korunması, araştırma ve eğitim temel görevlerimiz arasında yer alıyor.

Koruma amaçlı yetiştirme ve yabani hayata geri salma sayesinde hangi somut başarılar elde edilebildi?

Çok sayıda örnek var. Przewalski atları ve altın aslan maymunları tekrar vahşi doğaya salındı, aralarında Köln Hayvanat Bahçesi’nin hayvanları da vardı. Kaliforniya kondoru benim için özel bir vaka. Orada yaşayan hayvanların tümü 80’li yılların sonunda yakalandı ve San Diego Hayvanat Bahçesi’nde üretildi. 25 yıl sonra Grand Canyon’a seyahat ettiğimde, orada tekrar serbestçe uçan kondorlar görebildim. Bu şunu gösteriyor: Böylesi programlar çok külfetli olsa da işe yarayabiliyor.

Alman hayvanat bahçeleri uluslararası tür korumasında nasıl bir rol oynuyor? 

Almanya’da bilimsel metotlarla yönetilen hayvanat bahçeleri, uluslararası tür koruma programlarıyla iç içe. Koruma yetiştirme programlarını koordine ediyorlar, bilimsel uzmanlıklarını ortaya koyuyorlar ve dünyadaki diğer hayvanat bahçeleri, araştırma kuruluşları ve doğa koruma örgütleri ile işbirliği yapıyorlar. Tehdit altındaki hayvan türlerini ve onların genetik çeşitliliğini uzun vadede korumaya katkı sağlıyorlar.

Ama hayvanat bahçelerindeki olay sadece türleri korumak değil…

Hayır, biz örneğin hiçbir şekilde tehdit altında olmayan cüce keçilere ve çeşitli ördek türlerine de bakıyoruz. Biz, insanlar ve hayvanlar arasındaki irtibat için bir buluşma noktasıyız. Bu özellikle şehir bölgelerinde önemli. Biz insanları hayvanlarımızla heyecanlandırmak istiyoruz, biyoçeşitliliği ve doğayı korumak için. Birçok tür için bunu sadece doğa koruma örgütleri, devletler, araştırma kuruluşları ve hayvanat bahçeleri işbirliği içinde çalışırsa başarabiliriz.

Hayvanat bahçeleri yıllardır eleştiriliyor. Eleştirenlere nasıl cevap veriyorsunuz? 

Haklı eleştirileri ciddiye alıyoruz, hayvanat bahçeleri kendini sürekli geliştiriyor. Örneğin Köln Hayvanat Bahçesi’nin eski fil evinde uzun süredir artık fil barındırmıyoruz, çünkü bu artık bugünkü bulgulara uygun değil. Bunun yerine modern bir tesiste, anaerkil düzende yapıyorlar, tıpkı vahşi doğadaki gibi yaşıyorlar. Eleştiri ideolojik olduğunda ve hayvan beslemeyi kökten reddettiğinde işleri zorlaşıyor.

Kişi hakkında

Zoolog Theo Pagel, Köln Hayvanat Bahçesi müdürü ve World Association of Zoos and Aquariums başkanlığı da yapmıştı. Kendisi türlerin korunmasına ve koruma yetiştirme programına odaklanmış vaziyette.

Theo Pagel
© Kölner Zoo