“Dijital şiddet derin izler bırakıyor”
Pornografik deepfake anormal ölçüde yayılıyor. Almanya failleri daha kararlı takip etmek istiyor. Adalet Bakanı Stefanie Hubig nasıl yapacaklarını anlatıyor.
Sayın Bakan, dijital cinselleştirilmiş şiddet tartışmaları son zamanlarda büyük bir ivme kazandı. Şu anda Alman hukukundaki en büyük koruma boşluklarını nerede görüyorsunuz?
Şu anda pornografik deepfake en büyük sorunlardan biri. İnternet resmen bunlarla dolup taşıyor. Bu tür görseller kişilik haklarını ciddi şekilde ihlal ediyor ve çoğu kez mağdurlara büyük zararlar veriyor. Almanya’da şu anda bu tür deepfakeleri üretmeyi ve paylaşmayı cezalandıran herhangi bir yasal düzenleme bulunmuyor. Bu konuda Ceza Kanunu'na bir ek yapılmasını istiyorum. Bir diğer sorun da, artık hiç dikkat çekmeden gerçekleştirilebilen gizli çekim görüntü kayıtları. Bunların da günümüzde genellikle ceza karşılığı yok. Bana göre bunlar da cezalandırılmalı.
Tasarınız ile özellikle pornografik deepfake ve diğer görüntü temelli saldırılar açısından, mağdurlar için somut olarak ne gibi değişiklikler olması öngörülüyor?
Benim önerim, görüntü temelli cinsel şiddeti kapsamlı bir şekilde ele alan yeni bir cezai hükmün getirilmesi. Burada tecavüz videolarından ve örneğin saunada yapılan gizli çekimlerden, yani cinsel içerikli deepfakelerin üretilmesinden ve yayılmasından bahsediyoruz. Ayrıca, tüm dijital şiddetin mağdurlarının haklarını daha kolay bir şekilde savunabilmesini sağlamanın da çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Çoğu zaman, faillerin internette tespit edilebilmesi temel bir sorun. Gelecekte soruşturma makamları ne tür olanaklara kavuşacak?
Tabii ki suçlular tanınmadan paçayı sıyırdığında, en iyi cezai hükümler de olsa bir işe yaramaz. İnternette işlenen suçlarla ilgili en büyük sorun, suçluların kimliklerini tespit etmeye yarayan verilerin genellikle yeterince uzun bir süre saklanmaması. Özellikle IP adresleri, çoğu zaman suçluların dijital ortamda bıraktıkları tek izdir. İnternet servis sağlayıcılarına gelecekte IP adreslerini üç ay boyunca saklamakla yükümlülüğü getirilecek.
Platform işletmecileri ve teknoloji şirketleri, deepfake ve dijital şiddet konusunda ne tür bir sorumluluğa sahip?
Önemli olan platform işletmecilerinin sorumluluk almasını sağlamamız. Sadece teknik altyapı sağlamakla kalmayıp sorumluluk da üstlenmeliler. Platform işletmecileri platformlarından büyük paralar kazanıyor – elbette yasadışı içeriklerin yayılmasına karşı önlem almalılar ve araçlarının dijital aşağılama araçlarına dönüşmesine öylece izin veremezler. AB Dijital Hizmetler Yasası ve Yapay Zeka Yönetmeliği bu konuda net çizgiler çekiyor. Platformlar şunu hissetmeli: Avrupa, demokratik yollarla alınmış kararları etkili bir şekilde uygulamaya kararlı.
Mevcut yasa tasarısı, bu konuya yönelik artan kamuoyu duyarlılığına karşı da bir reaksiyon gösteriyor. Dijital cinselleştirilmiş şiddetin kararlılıkla takip edildiğine dair verilen toplumsal mesaj ne kadar önemli?
Bu kadar çok insanın dijital şiddetten etkilenmesi beni endişelendiriyor. Savcı olarak şiddetin nasıl etki ettiğini gördüm. Şiddet derin izler bırakır ve çoğu zaman yaşanan anın çok ötesine uzanır. Bunun ardında toplumsal bir sorun, çok eskiye dayanan bir sorun yatıyor: Çünkü kadın bedeninin cinselleştirilmesi, her zaman bir tür gücün uygulanması şeklidir. Kadın küçük düşürülerek bir nesneye indirgeniyor. B noktada hepimiz bir şeyler yapmalıyız: Kadına yönelik şiddetle mücadelenin artık toplumda ve siyasette temel bir konu haline gelmesinin zamanı geldi de geçiyor bile. Dijital şiddetle mücadele yasasının yardımcı olacak ama yolun önemli bir bölümünü hep beraber almalıyız. Bu mücadeleye mümkün olduğunca çok erkeğin de destek vermesini ümit ediyorum.
Kişi hakkında: Stefanie Hubig
1968 yılında Frankfurt am Main'da doğan Dr. Stefanie Hubig (SPD), 6 Mayıs 2025 tarihinden bu yana Federal Adalet ve Tüketici Koruma Bakanı olarak görev yapiyor. Daha önce Rheinland-Pfalz Eğitim Bakanı görevini yürütmüştü (2016–2025). Hukuk alanında doktora yapmış ve yargıç ve savcı olarak uzun yıllar görev yapmış.