Almanca öğrenmek, 
Almanca konuşmak

Almanca öğrenmek büyük ilgi görürken “Deutsches Sprachdiplom” ve benzeri sertifikalara da rağbet büyük. Bunun için Almanya’nın sahip olduğu ekonomik güç gibi pek çok sebep var.

Eric Audras/Onoky - German Language

ALMANCA DİL SERTİFİKASI 
(DAS DEUTSCHE SPRACHDIPLOM)

Bu sertifika okullarda Almanca yeterlilik sertifikaları arasında en yaygını, Kültür Bakanları Konferansı’nın onayını taşıyan Almanca sertifikası “Das Deutsche Sprachdiplom” (DSD). Bu sertifika yurt dışındaki Alman okullarında ve partner ülkelerin eğitim sistemleri içinde verilebiliyor. Bu dil sertifikasının okullarda verilen Almanca dersine bağlanması diğer sertifikalardan farklı olarak öğrenciler, ülke bilgisi ve edebiyatla daha yakından meşgul olma fırsatı buluyor ve Alman eğitim sistemine özgü proje bazlı ve bağımsız çalışmayı öne çıkaran bir öğrenme tarzına yönlendiriliyor. Her yıl 65’ten fazla ülkede 56.000’i aşkın öğrenci DSD sınavını başarıyla tamamlıyor. DSD’nin ikinci kademesi (Stufe II) Almanya’daki yüksek öğretim kurumlarında öğrenim görebilmek için yeterli Almanca bilgisinin mevcudiyetini kanıtlayan bir belge olarak kabul ediliyor.

GOETHE ENSTİTÜSÜ’NDE ALMANCA ÖĞRENMEK

Almanca’yı herhangi bir yurt dışı Alman okulunda veya DSD sunan okulda öğrenmemiş olanlar Goethe Enstitüsü’nün tüm dünya’da sunduğu geniş Almanca yeterlilik sertifikaları yelpazesinden kendine uygun bir seçenek buluyor. Tıpkı DSD gibi Goethe Enstitüsü sertifikaları da Avrupa çapında ortak bir proje olan “Diller İçin Ortak Başvuru Çerçevesi”nin (İngilizce kısaltmayla CEFR) öngördüğü dil seviyelerini baz alıyor. En yüksek dereceli sertifika olan “Goethe-Zertifikat C2: Großes Deutsches Sprachdiplom” da, DSD II gibi Alman yüksek öğretim kurumları için yeterli Almanca seviyesinin kanıtı olarak kabul ediliyor.

EKONOMİ

Dil araştırmacısı Ulrich Ammon “Bir dili yabancı dil olarak cazip kılan onu konuşan insanların sayısından çok ekonomik ağırlığıdır” açıklamasını yapıyor. “Bir dili anadil olarak konuşan insanların tamamının toplam gayrısafi milli hasılalarına bakıldığında Almanca tüm diller arasında üçüncü sırada yer alıyor”, diye ekliyor Duisburg-Essen Üniversitesi’nden emekli profesör.

Almanya’nın ekonomik cazibesinin gücüne en belirgin örnek Güney Avrupa. Burada iki dilli mesleki eğitim gibi kalifikasyon olanakları büyük ilgi görüyor. Federal Şansölye Angela Merkel 2011’de İspanya’ya yaptığı bir ziyarette Almanya’daki işgücü açığına değinmişti. Hemen ardından Goethe Enstitüsü’nün sunduğu yabancı dil kurslarına katılanların sayısı hızla artış gösterdi.

BİLİM VE KÜLTÜR

20. Yüzyılın ikinci yarısına kadar Almanca uluslararası bilim camiasının önemli bir unsuruydu. Pek çok farklı bölgeden yabancı araştırmacılar birbirleriyle anlaşabilmek için Almanca öğrenmek zorundaydı. Durum artık farklı. Bugün gerçi İngilizce doğa bilimleri alanındaki yayınlarda baskınlığını sürdürüyor. Ama Almanca’nın beşeri ve sosyal bilimlerdeki önemi de devam ediyor. Üstelik sadece Hegel, Nietzsche veya Marx gibi klasikler arasında yerini almış isimlerden dolayı da değil. Kaykay sürücüsü de olan, 29 yaşında Almanya’nın en genç felsefe profesörü unvanını alan Markus Gabriel kısa süre önce, çok satar bir kitapla dikkatleri üzerine çekti. Aynı şey müzik ve edebiyatta da geçerli. Nora Gantenbrink ve Saša Stanišić gibi genç Alman yazarlar, kendi kuşaklarının perspektifinden çekincesiz yazıyorlar. Mozart veya Schubert hayranlarının yanısıra başka müzikseverler de Alman rap’ine ve Rammstein grubuna gösterdikleri ilgiyle Almanca öğrenmek çin yeterli sebep buluyorlar.

WEB

Almanca internette kendine sağlam bir yer ediniyor: Her ne kadar tüm dünyadaki internet sayfaları arasında 2014 Temmuz ayı itibariyle ciddi bir oran olan yüzde 55,7 ile İngilizce sayfalar en büyük paya sahip olsa da Almanca sayfalar da yüzde 6,1 ile dünya dilleri sıralamasında 2. sırayı alıyor. Bu dilleri Rusça, Japonca, İspanyolca ve Fransızca takip ediyor.

ANADİL VE İKİNCİ ANADİL OLARAK ALMANCA

Dünyada yaklaşık 120 milyon insan andil olarak Almanca konuşurken buna ikinci anadili olarak Almancayı kullananlar da eklenince rakam 130 milyonu buluyor. Örneğin aileleriyle onların geldikleri ülkenin dilini konuşurken gündelik yaşamda Almanca konuşan Almanya’daki göçmen kökenli insanlar, “ikinci anadil olarak Almanca konuşanlar” grubuna giriyor. Ayrıca tahminlere göre yaklaşık 100 milyon insan Almanca’ya yabancı dil olarak hakim.

Almanca yedi Avrupa ülkesinde devlet dairelerinde kullanılan resmi diller arasında: Bunlar Almanya, İsviçre, Avusturya, Lüksemburg, Lichtenstein, Belçika (Doğu Belçika Bölgesi) ve İtalya (Güney Tirol Bölgesi). Aynı zamanda sekiz ülkede de azınlıkların dili olarak tanınıyor: Belçika, İtalya, Danimarka, Polonya, Romanya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan.