Madde 4: Din Özgürlüğü

Josef Schuster: Uğrunda mücadele vermeye değer bir özgürlük.

Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster
Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster Photothek via Getty Images

Anayasa, öyle bir kazanım ki, ne kadar övsek azdır. Dini camiaların bakışı açısından 4. madde son derece önemli anlam taşıyor, çünkü bu maddede din özgürlüğü güvence altına alınıyor.

Lakin tarihsel nedenlerle, 4. maddenin önemi, Yahudi toplumunun bakış açısından çok daha geniş kapsamlı. Bu maddeye bütünlüğü içinde bakmaya değer: „Din ve vicdan özgürlüğü ile din ve dünyevi inanç özgürlüğüne dokunulamaz. Dinin rahatsız edilmeden uygulanması güvence altındadır. Hiç kimse, vicdanına aykırı olarak, silahlı savaş hizmetine zorlanamaz  (…).“

İnanç özgürlüğüne dokunulamaz.

Federal Almanya Anayasası 4. Maddesi

Nasyonal sosyalizm döneminde sırf Yahudi dinine aidiyet nedeniyle tamamen haklardan mahrum bırakılarak zulme uğramış olma deneyimi, bugün hâlâ Yahudi ailelerinde çok hissedilir biçimde amade. O zamanlar hüküm süren devlet keyfiliği, soyut bir tarih bilgisi değil. Hayır, hemen hemen her aile, soykırımı esnasında çekilen acının bireysel anısını içinde taşıyor.

İnanç ve dini aidiyet özgürlüğünün dokunulmazlığını algılayan duyargalar, bu nedenle Yahudi toplumunda muhtemelen başka hiçbir yerde olmadığı kadar güçlü biçimde belirgindir.

Aynı zamanda bizler, yine aynı şekilde 4. maddede güvence altına alınmış olan vicdan hürriyetinin  öneminin de bilincindeyiz. Komünistler ve sosyal demokratlar da, Yahudilerin yanı sıra nazilerin kurbanları arasındaydı. Vicdanlarının sesine cesurca kulak veren direnişçiler de, genelde bunun bedelini hayatlarıyla ödediler. Binlerce Yahudi, bu insanlarla birlikte toplama kamplarında acı çekti. Bu deneyim bizi ebediyen birbirimize bağlayacak.

Anayasanın fikir anaları ve fikir babaları, çok zekice, temel haklara anayasanın hemen başında özel ağırlık verdiler. Din ve vicdan hürriyeti, hemen dördüncü sırada güzide bir yerde duruyor.

Demokratlar, Yahudilere ve Müslümanlara karşı husumeti sıradan bir vaka gibi hoş göremezler.

Almanya Yahudiler Merkez Konsey Başkanı Josef Schuster.

Bu özgürlük için mücadele vermek zorundayız. Çünkü bu özgürlük, Almanya’daki günlük hayatta kayıtsız şartsız mevcut değil. Sinagoglar polisler tarafından korunmak zorunda. Yahudi oldukları belli olan kişiler, halka açık yerlerde saldırıya uğruyorlar. Camiler ve Müslümanlar da giderek artan sıklıkta  saldırı ve husumetin hedefi oluyorlar.

Demokratlar bunu sıradan bir vaka gibi hoş göremezler. Bir grup insan nasıl 4. madde temelinde kayıtsız şartsız bir dinin mensubu olmama ve inançlarını söylememe hakkına sahipse, aynı şekilde tüm vatandaşların, dinlerini anayasal zeminde kayıtsız şartsız yaşayabilmeleri de zorunludur.
 

Federal Almanya Anayasası 4. Maddesi
 

(1) Din ve vicdan özgürlüğü ile din ve dünyevi inanç özgürlüğüne dokunulamaz.

(2) Dinin rahatsız edilmeden uygulanması güvence altındadır.

(3) Hiç kimse, vicdanına aykırı olarak, silahlı savaş hizmetine zorlanamaz. Konunun ayrıntıları federal yasayla düzenlenir.

 

Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster
Dr. Josef Schuster, 2014’ten beri Almanya Yahudiler Merkez Konseyi Başkanı. Aynı zamanda, World Jewish Congress ve European Jewish Congress Başkan Yardımcılığı görevlerini de yürütüyor. Schuster, iç hastalıkları uzman hekimi ve Alman Kızılhaç kuruluşunda da sorumluluk üstleniyor.

© www.deutschland.de

You would like to receive regular information about Germany? Subscribe here: