Ana içeriğe geç

Pro & Contra

AfD Yasağı: Artıları ve eksileri nelerdir?

AfD’ye karşı bir kapatma davası açılmalı mı? Tarihçi Norbert Frei ve eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Hans-Jürgen Papier farklı bakış açılarına sahip.

17.09.2026 Ina Brzoska
Über ein mögliches Verbotsverfahren gegen die AfD wird in Deutschland diskutiert.
Über ein mögliches Verbotsverfahren gegen die AfD wird in Deutschland diskutiert.
© picture alliance / ZUMAPRESS.com | Andreas Stroh

Norbert Frei
© Niklas Diemer

Pro

Bir kapatma talebi için gereğinden fazla gerekçe var.

Tarihçi Norbert Frei Friedrich Schiller Üniversitesi Jena’da yeni ve yakın tarih profesörü olarak görev yaptı. 2026 yılında Adenauer biyografisi “Kanzler nach der Katastrophe“ (Felaketten Sonraki Şansölye) yayınlandı.

Hans-Jürgen Papier
© LMU

Contra

Bir kapatma davası talebini hukuken mesnetsiz olarak görüyorum.

Kamu hukuku bilim insanı Hans-Jürgen Papier Federal Anayasa Mahkemesi Başkanı (2002–2010) olarak görev yaptı. 2026 yılında kitabı “Unantastbar: Warum ein starkes Bundesverfassungsgericht über die Zukunft von Demokratie und Freiheit entscheidet“ yayınlandı.

Bay Frei, bay Papier, AfD Saksonya Anhalt’te yapılan eyalet meclisi seçimlerinde oyların yüzde 43,8’ini aldı. Böyle bir seçim sonucu olası bir kapatma davası etrafında dönen tartışmaları nasıl etkiler?

Norbert Frei

Norbert Frei: Açıkçası ben bu sorunun neden şimdi bir ülke-eyalet çalışma grubunda “titizlikle, profesyonel ve ciddi” bir şekilde kontrol edilmesi gerektiğini tam olarak anlayamıyorum. Bunun için yıllarca zaman vardı. Nitekim AfD’nin beş eyalet derneği ilgili anayasayı koruma makamları tarafından “mutlak aşırı sağcı” olarak sınıflandırıldı. Demokratik partilerin Weimar Cumhuriyeti’nin ilan edilmiş düşmanlarına karşı kararsızlığından ders çıkarmamız gerekiyor. Bir zamanlar anayasamızın kurucusu babaların ve annelerin de bizzat tanık oldukları, birinci Alman demokrasisinin çöküşünde kısmen sorumluluk sahibi oldukları ve bu dönemi birlikte yaşarken çıkarttıkları derslerle ortaya koydukları Temel Yasa’yla demokrasinin kendini yok etmesinin önüne geçmeyi amaçlayan tedbirler içermesini sağlamaları gibi. 

Hans-Jürgen Papier

Hans-Jürgen Papier: Ben buna farklı bakıyorum. Siyasi bir partinin yasaklanması aslında demokrasinin korunması için uygulanması gereken, demokratik olmayan bir yöntem. Son çare olarak sadece bunun için çok katı önkoşulların yerine gelmesi halinde mecbur kalındığında uygulanmalıdır. AfD dikkate alındığında bir kapatma davasını hukuken mesnetsiz ve siyasi açıdan da pek akıllıca bulmuyorum. Bu sadece söz konusu partiye güç katar ve toplumun daha da kutuplaşmasına yol açar.

Bir yasak başvurusu için yeterince dayanak var mı?

Norbert Frei

Frei: Benim tabii ki ne Federal Anayasayı Koruma Dairesi’nin AfD ile ilgili elindeki bulgular ne de AfD eyalet derneklerini sözü edilen eyaletlerde “kesinleşmiş aşırı sağcı” olarak kategorize eden her bir Anayasayı Koruma Dairesi’nin karar dayanakları hakkında bir bilgim yok. Ancak ben özellikle AfD’nin Thüringen’deki liderleri Björn Höcke etrafındaki gelişimini yıllar boyunca dikkatle takip ettim ve o nedenle federal düzeyde olmasa bile en azından burada Temel Yasa Madde 21,2 uyarınca bir yasaklama talebinin acilen gerekli olduğu düşüncesine sahibim. Bir parti kapatma cezasının verilip verilmeyeceğine nihayetinde Karlsruhe’deki Federal Anayasa Mahkemesi karar verecektir. Ama bana göre bir kapatma talebi için gereğinden fazla gerekçe var. 

Hans-Jürgen Papier

Papier: Belirleyici olan hangi dayanakların söz konusu olduğu. AfD’nin komple parti olarak örneğin “etnik kültürel halk aidiyeti” fikrini hayata geçirmek ve bu sırada Temel Yasa’nın insan onuru garantisini belirli insan grupları için ihlal etmeyi hedeflediği stratejik bir konsepte sahip olduğunun ispat edilebilmesi gerekmektedir. Etnik kökene dayalı bir halk anlayışına dair çok sayıda beyanın yanı sıra yabancı ve göç düşmanı fikir beyanlarını ispat edilmesi bunun için yeterli değil. Partinin anayasaya aykırı bir siyasi hedefin gerçekleştirilmesi amacıyla planlanmış ve aralıksız kalifiye hazırlık eylemlerinde bulunması gerekir. Bunun için kamuoyunca edinilen bilgilere göre kanıtlanabilir dayanaklar yok. 

Milyonlarca insan tarafından seçilen bir parti kapatılabilir mi?

Norbert Frei

Frei: Çoğu zaman bir kapatma davasının AfD partisinin seçmenlerinin “yok sayılması” anlamına geleceği söyleniyor. Bunun karşısında ben ve Almanya’daki demokrasinin geleceği konusunda kaygılanan giderek daha fazla insan şöyle diyor: Bir kapatma davası için ikna edici gerekçeler varsa, bu, bir “savunmacı demokrasi” bağlamında Temel Yasa’mızın ruhuna uygun şekilde yürütülmelidir. Eğer Karlsruhe kapatmayı telaffuz ederse, o zamana kadar kalan AfD seçmenleri şapkayı önüne koyup düşünerek daha iyi bir karar vermelidir. 

Hans-Jürgen Papier

Papier: Fakat bir parti kapatmanın çok kapsamlı sonuçlar olur. Böylece oy hakkına sahip vatandaşların önemli bir bölümü fiilen oy kullanma hakkını yitirecektir. Parti kapatmayla birlikte vekilliklerini yitiren, temsil yetkisine sahip seçilmiş vekiller parlamentolardan çıkarılacaktır. Sonrasında genel anlamda parlamentoların meşruiyetini ortadan kaldıracak ve parlamenter demokrasinin sorgulanmasına yol açacak “Rumpfparlamente” yani işlevsizleşmiş parlamentolar oluşacaktır. Ancak hukuken bir partinin büyüklüğü bir yasağa engel teşkil etmez. Bir siyasi parti yasaklanacaksa, büyüklüğü ve ağırlığı bakımından özgür demokratik Temel Yasa’yı ortadan kaldıracak veya olumsuz etkileyecek durumda olmalıdır. Yani Federal Anayasa Mahkemesi’nin yargı yetkisinden sonra başka bir gereklilik, potansiyellik söz konusudur. Bir parti ne kadar büyük ve başarılıysa, potansiyeli bir o kadar yüksektir, böylece bu mevzu – partinin anayasaya aykırı olup olmadığı sorusu dikkate alınmaksızın – bir kapatmaya engel oluşturmaz. 

Kapatma davasının başlatılması bile nasıl bir etki yaratacaktır?

Norbert Frei

Frei: Federal Anayasa Mahkemesi’nin pek de çabuk neticelenmeyecek kararından çok daha önce güçlü bir mesaj vereceği beklentisine sahibim. Bir davadan imtina edilmesi, AfD’ye olan mevcut rağbetin daha da büyüyeceği tehlikesini barındırıyor. Bunun bir sebebi de bu sayede Almanya’da zaten bir çok insanın aklından geçirdiği ama dile getirilmeyen şey: AfD’nin sadece onların diğerlerine göre daha cazip gördükleri “son derece normal” bir parti olduğu. 

Hans-Jürgen Papier

Papier: Bana göre Federal Anayasa Mahkemesi nezdinde bir kapatma davasının başlatılması oldukça pervasız bir hareket olacaktır ve bu partinin halkın geniş kesimlerinde medyatik ve ahlaki açıdan değer kazanmasına neden olabilir. O nedenle parlamenter demokrasinin kurumları için daha büyük tehlikeyi netice itibariyle başarısız olacak bir kapatma davasında görüyorum. 

Bir parti kapatma davası nasıl ilerliyor? 

Bir parti yasaklama kararını ancak Federal Anayasa Mahkemesi alabilir. Federal Meclis, Federal Konsey veya Federal Hükümet bir talepte bulunabilir. Bir kapatma için anayasaya aykırı yaklaşımlar tek başına yeterli değil. Bir partinin, özgürlükçü demokratik temel düzeni olumsuz etkilemek veya ortadan kaldırmak için aktif bir şekilde çalışması gerekir. Ayrıca anayasaya aykırı hedeflerine ulaşabilmesi için somut göstergelerin de olması gerekmektedir. Bir parti kapatıldığında tasfiye edilir, ikame örgütlerin oluşturulması da yasaklanır. Bir parti kapatma davası imkânı, Almanya’nın tarihinde yatan Weimar Cumhuriyeti’nin (1919 – 1933) çöküşüne ve ardından Nasyonal Sosyalizm zamanı deneyimlerine bakışa dayanmaktadır. Nasyonal Sosyalistler, demokrasiyi içten çökertmek ve ortadan kaldırmak amacıyla demokratik unsurlardan – fikir ve seçme özgürlüğü gibi – yararlanıyordu.  Federal Anayasa Mahkemesi, Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde iki vakada parti yasaklama kararı almıştı: 1952 yılında Nasyonal Sosyalist eğilimli Sosyalist Reich Partisi (SRP) ve 1956 yılında Stalinist çizgideki Almanya Komünist Partisi (KPD) karşısında.